Bölüm 8
Yazar: NUR AKDEMİR

Bölüm 8 — Gülüşlerin Ardındaki Gün Sabah okulun kapısından içeri girerken hava her zamankinden daha sıcaktı. Bahçede öğrenciler küçük gruplar hâlinde sohbet ediyordu. Kimi sınavdan şikâyet ediyor, kimi hafta sonu planlarını anlatıyordu. Ben ise yine sessizce yürüyordum. Kalabalığın içinde olmak, artık yalnız hissetmemi engellemiyordu. Koridora girdiğimde okulun en neşeli grubu yine her zamanki köşesindeydi. Kahkahaları bütün kata yayılıyordu. İçlerinden biri yüksek sesle, "Bu cuma maç var! Kim gelmiyorsa sonra bahane üretmesin!" dedi. Bir başkası gülerek omzuna vurdu. "Önce sen geç kalma da!" Hepsi bir anda kahkahaya boğuldu. İstemeden onlara baktım. Ne kadar kolay gülüyorlardı. İnsan gerçekten bu kadar hafif hissedebilir miydi? Yoksa ben mi çok uzun zamandır gülmeyi unutmuştum? Sınıfa girdim. Her zamanki gibi arka sıraya oturdum. Birkaç sıra önümde iki arkadaş fısıldaşıyordu. "Matematik çalıştın mı?" "Yok. Bu akşam kesin başlıyorum." "Dün de aynısını söylemiştin." İkisi de gülmeye başladı. Öğretmen sınıfa girince sesler yavaş yavaş azaldı. Ders başladı. Ben not almaya çalışıyordum. Ama aklım sürekli başka yerlere gidiyordu. Babamın sözleri... Annemin bakışları... Siyah defter... Hepsi zihnimde birbirine karışıyordu. Zil çaldığında herkes derin bir nefes aldı. Koridor yeniden canlandı. Az önce gördüğüm neşeli grup yine bir aradaydı. İçlerinden biri elindeki sandviçi arkadaşına uzattı. "Al, sabah yine kahvaltı yapmadan gelmişsindir." "Sen olmasan açlıktan öleceğim." "Abartma." Yine kahkaha... Onları izlerken içimde garip bir his oluştu. Kıskançlık değildi. Özlem de değildi. Belki sadece... Böyle bir grubun içinde hiç bulunamamış olmanın boşluğuydu. Tam o sırada sınıf arkadaşım Defne yanıma geldi. "Mine." Başımı kaldırdım. "Kalemin düştü." Masama uzatıp hafifçe gülümsedi. "Teşekkür ederim." "Rica ederim." O kadar. Konuşma birkaç saniye sürdü. Ama nedense günün en uzun sohbeti gibi geldi bana. İnsan bazen küçücük bir iyiliği bile günlerce unutamıyormuş. Son ders bittiğinde öğrenciler hızla okuldan çıkmaya başladı. Ben yine en sona kaldım. Koridor boşalmaya başlamıştı. Pencereden içeri giren gün batımı ışığı zemine uzun gölgeler düşürüyordu. Bir an durup okulun sessizliğini dinledim. İçimden tek bir cümle geçti. " Belki bazı insanlar sesleriyle hatırlanır ... Bazıları ise sadece sessizlikleriyle ." Çantamı omzuma taktım. Yavaşça merdivenlere yöneldim. Bilmiyordum... Bugün bana sıradan gelen bu koridorlar, çok yakında herkesin korkuyla anacağı bir yere dönüşecekti. Bölüm Sonu