Alevden Akasya

2. Bölüm

Yazar:

Alevden Akasya - Ebru Yıldız kitap kapağı
Alevden Akasya kitap kapağı

Evettt canlar🥰 Bundan sonra her cumartesi günü bir bölüm paylaşacağım. İlk bölüm kısa olmuştu evet. Git gide bölümler uzayacak. Haftalık yayınlama sebebim hem uzun olması hem de elimden geldiğince düzenleme yaparak yayınladığım için🥰 Ben romanımı önce deftere yazıyorum. Defterden sonra burada düzenleme yapıyorum. Bu süreç uzun sürebiliyor ve anlayışınızı rica ediyorum🙏 Şimdi sizi kitabım ile başbaşa bırakırken son bir hatırlatma ☺️ Oy verip yorum yapmayı ihmal etmeyin. Hepinizi seviyorum ♥️♥️ İyi okumalar🌿🌿🌿🌿🌿🌿 "İpek!" Sesimi, ben bile zor duydum. Kalkmam lazım, kendime gelip İpek'i bulmam lazım. İpek'im, bal küpüm iyi mi bilmeliyim. Yatakta doğrulmaya çalışırken hastane odasının içindeki lavabo kapısı açıldı. Ablam! Gözleri ağlamaktan şişmiş. O bakmaya doyulamayan, yeşile kucak açan ela gözlere kırmızılar karışmış. Ablamı ne zaman bu halde görmüştüm? Hafızamı zorlamaya çalıştım ama hayır. Ablam kolay ağlamazdı. Ağlasa bile en fazla iki damla gözyaşı yanaklarından süzülüp giderdi. Dahası olmazdı, fazlasına hakkı yok gibi görüyordu kendini. Hep dik dururdu. Peki ya şimdi? İçim ürperdi. Bir yandan da suçluluk duygusu sardı kalbimi. Ablam İpek için hastaneye gelmişti. Bir de ben yük oldum ablama. Peki İpek? Ablam hemen yanıma gelip "iyi misin kuzum?" Diye sordu. Cevap vermemi beklemeden elimi tutup yatağımın kenarına oturdu. "Çok korktum İnci. Senle konuşurken birdenbire cam sesleri duyunca aklım çıktı. Sonra bir adam sesi geldi telefondan. Senin akvaryumun üstüne düştüğünü söyledi. Ambulans çağırmışlar. Bende seni buraya getirmelerini söyledim. Ama beklerken neler yaşadım. Kaç kez cehennem ateşine düşüp geri çıktım, saymadım." Belliydi, çok korkmuştu Ablam. Ellerimi sıkıp duruyordu. Etrafıma baktım, kendimi inceledim. Monitöre bağlıydım ama iyiydim ben. Sadece kollarımda küçük kesikler vardı bir de yüzüm sızlıyordu biraz. Sanırım yüzümde de kesikler vardı. Kıyafetlerim de değişmiş. Okul formam yerine eşofman altı ve tişört vardı üstümde. Muhtemelen Ablam hastanenin kafetaryasından almış. Paket içinde uzun süre kaldığı, keskin kokusundan belli. "Buruşturma yüzünü. Başka ne bulacaktım? Bu kıyafetlere şükret." Diye azarlarken sanki bir an sabah okula giderken evde bıraktığım Ablam gibi konuştu. Başımı tamam der gibi salladım. "Peki bu ne abla? İyiyim ben!" parmağımla migrenimi başlatmak üzere olan ekranı gösterdim. "Önemli bir şey değil. Tansiyonun düşmüş, hafif bir panik atak geçirmişsin. Doktor küçük bir önlem, kendine gelince çıkarırız demişti. Sadece yüzeysel kesiklerin var çok şükür. Daha kötüsü de olabilirdi. Rabbim esirgedi seni kuzum." Birden ayağa kalktı; "Hemşireyi çağırayım." "Abla İpek?" Kapıya yönelen Ablam durdu, durdu ama bana yüzünü dönmedi. Sesi fısıltıyla çıktı; "Yaşıyor" dedi ve odadan çıktı. Yaşıyor! Bu ne demekti şimdi? 4 yaşındaki bir çocuğa kendi evinde ne olmuş olabilirdi ki? Bahçedeki salıncaktan mı düştü? Evde koltuktan zıplarken mi düştü? Yoksa biri bir şey mi yaptı? Ne oldu ne? Midem bulanmaya, başım dönmeye başlamıştı. Oldum olası hastane kokusundan nefret ederdim zaten. Bir de cevaplanmayan sorularım ve içimde birikmeye başlayan öfke vardı. Tam kolumdaki serumu çıkarmak için uzandığımda ablam hemşire ile birlikte odaya girdi. "Geçmiş olsun" diyerek tansiyonumu ve ateşimi ölçtü. Başımı ağrıtan sesi de susturduktan sonra en son serumu kontrol etti. Az kalmıştı zaten. "Tansiyon ve ateş normal. Serum bitince haber verin lütfen" deyince atıldım hemen; "Çok sıkıştım, tuvalete gitmem lazım. Serum da bitmek üzere, çıkarsanız olmaz mı?" Öyle melul melul bakmış olmalıyım ki önce seruma sonra da bana baktıktan sonra gülümseyerek "Tamam" dedi. Ohhh sonunda serumdan da kurtulmuştum. Artık İpek'in yanına gidebilirdim. Hemşire odadan çıkar çıkmaz ablama döndüm. Artık sabrımın sonuna geldim. "Abla İpek nerde? Ne oldu? Bir cevap ver Allah aşkına ya!" Ablam! Öyle güzel bir kadın ki ablam. Henüz 25 yaşındaydı. Babam Efsun koymuş adını. İri ela gözleri, dalgalı kahverengi saçları, keskin yüz hatları, güzelliği v…

Bölümün tamamını WritePad'de oku