ZYNARA - Çağrı

Bölüm 2

Yazar:

ZYNARA - Çağrı – Melike Koparan kitap kapağı
ZYNARA - Çağrı – Melike Koparan kitap kapağı

Birinin elini çok sıkı tuttuğu. Eira’nın hissettiği son şey buydu. Sonra sert bir rüzgâr yüzüne çarptı. Gözlerini açtığında hâlâ düşüyormuş gibi hissetti. Nefesi kesildi. Parmakları istemsizce bir şeye tutunmaya çalıştı ama altında artık kütüphanenin zemini yoktu. Ellerini yere bastırıp doğrulmaya çalıştı. Ama bu… Toprak değildi. Eira’nın parmaklarının altındaki yüzey garipti. Karanlık, kül renginde bir zemindi ama taş gibi sert değildi. Hafifçe esniyordu. Sanki canlı bir şeyin üzerine dokunmuş gibiydi. Eira irkilerek ellerini geri çekti. Parmaklarının arasında gümüşe benzeyen ince tozlar kalmıştı. Tozlar birkaç saniye boyunca soluk bir ışıkla parladıktan sonra rüzgârın içinde kayboldu. Eira’nın nefesi hızlandı. Burası Dünya değildi. Eira acıyla yere çarptı. Bir an boyunca sadece nefes almaya çalıştı. Kulaklarının içi uğulduyordu. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki göğsü parçalanacakmış gibi hissediyordu. Sonra etrafındaki sesleri fark etti. Rüzgâr. Uzaklardan gelen metal çarpışmaları. Ve… Sessizlik vardı. Tamamen sessizlik. Ne insan sesi. Ne kuşlar. Ne şehir uğultusu. Hiçbir şey. Sanki bütün dünya nefes almayı bırakmıştı. Ve bu sessizlik, Eira’nın içine açıklayamadığı bir korku yerleştirdi. Çünkü böyle bir sessizlik… Normal değildi. Eira gözlerini araladığında gördüğü ilk şey gri bir gökyüzü oldu. Hayır. Gökyüzü gri değildi. Çatlamıştı. İnce ışık yarıkları göğün içinde damar gibi yayılıyordu. Eira nefesini tuttu. Rüyalarındaki yer. Burası rüyalarındaki yerdi. Ellerini titreyerek toprağa bastırıp doğrulmaya çalıştı. Üzerindeki kıyafetler hâlâ yağmurdan ıslaktı ama hava Seattle’daki gibi değildi. Buradaki rüzgâr daha keskindi. Daha… yabancı. Tam ayağa kalkmaya çalışırken önünde duran siyah çizmeleri gördü. Eira’nın nefesi kesildi. Bakışları yavaşça yukarı çıktı. Siyah deri bir ceket. Ve gümüş saçlarının arasından ona bakan yabancı bir adam. Adamın yüzü gölgelerin arasında kalıyordu. Ama gözleri… Birbirinden farklıydı. Biri fırtına gibi koyu griydi. Diğeri ise soluk kehribar renginde, karanlığın içinde ışık gibi parlıyordu. Eira’nın nefesi düzensizleşti. Çünkü o gözleri daha önce görmüştü. Rüyalarında. Sanki… Onu zaten tanıyordu. Eira istemsizce geri çekildi. Ama adam kıpırdamadı. Bakışları kısa bir an Eira’nın ellerine, ardından yüzüne kaydı. Sonra sessizce konuştu. “Sonunda uyandın,” dedi sessizce. Eira istemsizce geri çekildi. “Sen kimsin?” Adam cevap vermedi. Bakışları Eira’nın yüzünde dolaştı. Sanki onu gerçekten gördüğüne hâlâ inanamıyormuş gibiydi. Sonra çok hafif, neredeyse kırılacak bir sesle konuştu. “Beni gerçekten hatırlamıyorsun…” Eira’nın kaşları çatıldı. Adam bir adım ona yaklaştı. Ve bu kez sesi daha net çıktı. “Lunaria.” Kelime Eira’nın içine garip bir ağırlık gibi çöktü. Kalbi bir anda hızlandı. Çünkü o ismi daha önce hiç duymamıştı. Ama… İçinde bir şey o ismin kendisine ait olduğunu hissediyordu. Eira nefesini toparlamaya çalıştı. “Benim adım Eira,” dedi sertçe. “Ve sen hâlâ kimsin onu söylemedin.” Adam birkaç saniye boyunca sessiz kaldı. Sonra bakışlarını kısa bir an gökyüzündeki çatlaklara kaldırdı. Sanki zamanlarının gerçekten az olduğunu hatırlamış gibi. Tekrar Eira’ya döndüğünde yüzündeki ifade sertleşmişti. “Kael.” İsmini söylerken sesi sakindi. Ama gözlerinin içindeki huzursuzluk kaybolmamıştı. Eira konuşmaya hazırlanırken Kael bir adım daha yaklaştı. “Şu an açıklama yapacak vaktimiz yok.” Rüzgâr bir anda sertleşti. Uzakta gökyüzünün içindeki çatlaklardan biri daha büyüdü. Eira istemsizce geri çekildi. “Neler oluyor? Burası neresi?” diye fısıldadı. Kael’in bakışları bir anlığına yumuşadı. Sanki bu sorunun cevabını vermekten nefret ediyormuş gibi. “Eğer burada kalırsak…” dedi sessizce. “Onlar seni bulacak.” Bu sözlerin ardından Eira korku ve merak dolu gözlerle Kael’e baktı. “Onlar da kim? Beni bulsalar ne olacak? ” Kael cevap vermedi. Ama bakışları bir anlığına değişti. Sanki vereceği cevabın Eira’nın korkusunu daha da büyüteceğini biliyordu. Eira hızla geri çekildi. Ellerini saçlarının arasına geçirip bi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku