ZYNARA - Çağrı

Bölüm 17

Yazar:

ZYNARA - Çağrı – Melike Koparan kitap kapağı
ZYNARA - Çağrı – Melike Koparan kitap kapağı

Xanthia Gezegeni’nin iki gümüş ayı, asi kampının üzerini sıvı bir gümüş ışığıyla yıkarken, fildişi korunaklı çadırın içi Seattle’ın o sahte kasvetinden tamamen uzaktı. Claire ve David, yirmi yedi yıl boyunca fani dünyada sıradan insanlar gibi gizlenmelerini sağlayan o büyü mühürlerinden tamamen sıyrılmışlardı. ​Üzerlerinde artık fildişi sarayın o has saf gümüş işlemeli hafif muhafız zırhları vardı. Claire, bembeyaz saçlarını arkadan asil bir örgüyle toplamış, bileğindeki koruyucu rün halkalarını parlatıyordu. David ise belindeki iki adet gümüş hançeri kınına yerleştirirken, o fani dünyadaki maskesinden sıyrılmış, keskin bakışlı kadim bir Zynara gardiyanına dönüşmüştü. ​"Claire," dedi David, sesi fani dünyadakinden çok daha tok ve askeri bir disiplinle yankılanarak. "Dehlizlerdeki o Siyah-Gümüş kırbaç dalgasını hissettin mi? Lunaria... o sahte dünyada koruduğumuz o kız, içindeki iki gücü de aynı anda bükmeyi başardı. Mühür tamamen kırıldı." ​Claire derin bir nefes aldı, gözlerindeki o kadim gardiyan ciddiyetiyle başını salladı. "Yirmi yedi yıl boyunca Seattle’ın o soğuk sokaklarında, Samael’in avcıları onu fark etmesin diye ruhumuzu ortaya koyduk David. O dünyada sıradan bir hayat yaşarken aslında hep fildişi sarayın o kadim rün hatlarını ruhunda taşıyordu. Bugün o dehlizlerde kendi gözlerimle gördüm; artık Kraliçe’nin bizim korumamıza ihtiyacı yok. O artık bizzat savaşın efendisi." ​Tam o sırada çadırın fildişi rengi perdesi sert bir hamleyle aralandı. İçeri giren figür, fırtına mızrağını sırtına asmış olan Aron ’du. ​Aron, iki renkli gözlerini (fırtına grisi ve kehribar) kısmış bir şekilde, zırhları içinde dimdik duran David ve Claire’e baktı. Yüzündeki o hırçın ve mesafeli ifade, fildişi sarayın bu iki sadık gardiyanını gördüğünde hafifçe yumuşar gibi oldu ama asabi abilik otoritesini elden bırakmadı. ​"Fildişi sarayın sessiz gölgeleri," dedi Aron. Sesi dehlizlerdeki savaştan dolayı pürüzlü ve derindi. Adımlarını çadırın ortasına doğru atarken zırhının asil sesleri yankılandı. "Kardeşimi o fani dünyada, ben fildişi sarayın yıkıntılarında çaresizce savaşırken yalnız bırakmadığınızı biliyorum. Kael onun hafızasını mühürleyip o dünyaya sürgün ettiğinde, onun arkasından giden yegane sadık muhafızlar sizdiniz." ​David, Aron’un karşısında saygıyla eğilerek sağ elini göğsüne, zırhının üzerine vurdu. "Komutan Aron," dedi David, sarsılmaz bir sadakatle. "Biz fildişi sarayın rünlerine yemin ettik. Lunaria o dünyada sıradan bir fani olduğunu sanırken, biz Samael’in gölgelerini ondan uzak tutmak için yeminimizi her gece yarısı tazeledik." ​Aron, David’in bu askeri duruşu karşısında memnuniyetle başını salladı ama gözleri Claire’e kaydığında çenesi hafifçe kasıldı. Claire’in o hem zarif hem de savaşçı duruşu, Zynara’nın bu hırçın komutanının içinde tuhaf bir hayranlık uyandırmıştı. ​"Peki ya Kael?" diye sordu Aron, sesindeki o hafif asabi tınıyı gizlemeyerek. "Kardeşimle nehir kıyısında kadim mühürleri konuşuyorlar. Yirmi yedi yıl boyunca fani dünyada, Kael’in ruhunun yarısıyla kardeşimi izlediğini sizden saklamadım. Ama bir abi olarak, o Komutanın kız kardeşime olan bu amansız tutkusu beni hala feci şekilde rahatsız ediyor. Siz oradayken de ona böyle mi bakıyordu?" ​Claire, Aron’un bu hırçın ama derin koruma içgüdüsünü duyduğunda hafifçe gülümsedi. Adımını öne doğru atarak Aron’un o sert gözlerinin tam içine baktı. "Komutan Kael, Seattle’ın o en karanlık ve yağmurlu geclerinde bile Kraliçe’nin arkasındaki sarsılmaz bir duvardı, Aron. Ama haklısınız... Ona olan bakışları hiçbir zaman sadece bir Komutanın koruma güdüsü değildi. O, Lunaria'ya tüm ruhuyla mühürlü." ​Aron, Claire’in bu net ve açık sözlülüğü karşısında fırtına mızrağının sapını kumlara sertçe vurdu. "O mühürlerin hükmü fildişi saray geri alınana kadardır," diye tısladı Aron, pürüzlü bir fısıltıyla. Ardından iki gardiyana da bakarak zırhını dikleştirdi. "Şimdi eski dostum Kael ile olan çatlakları kapattık. Kael ve Samael’in annesinin, sarayın o kadim şifacısının katledilişini…

Bölümün tamamını WritePad'de oku