ZYNARA - Çağrı

Bölüm 13

Yazar:

ZYNARA - Çağrı – Melike Koparan kitap kapağı
ZYNARA - Çağrı – Melike Koparan kitap kapağı

Ertesi sabah Zynara fırtınası gerisinde bıçak gibi keskin bir soğuk bırakarak dindiğinde, mağaranın çıkışını kapatan o mor ışık duvarı da yavaşça dağıldı. Eira, omuzlarındaki gece mavisi pelerinini düzelterek dışarı adım attığında, ayaklarının altındaki gümüş kumların fırtına yüzünden tamamen yer değiştirdiğini fark etti. ​Kael ve Aron, mağaradan çıkar çıkmaz anında o asabi atışmalarını bir kenara bırakıp profesyonel birer askeri komutana dönüşmüşlerdi. Kael, eğilip gümüş kumların üzerindeki derin, yanık izlerini andıran devasa pençe izlerine dokundu. İki renkli gözleri tehlikeli bir hızla kısıldı. ​"Samael’in en amansız birliği," diye mırıldandı Kael, sesi rüzgarda buz kesti. "İzleri kilometrelerce öteden sürebilen, ışığı ve kokuyu emen o lanetliler... Vael'karas. Yani Kanatlı Tazılar." ​Aron, mızrağını hınçla kavrayıp izlerin doğrultusuna baktı. "Fırtınanın kokumuzu gizleyeceğini sanıyordum. Ama bu ucube köpekler havada en ufak bir büyü akımı kalsa bile yönlerini bulurlar. Zamanımız bitti, acele etmeliyiz." ​Hiç durmadan, Sessiz Uçurumlar’ın en dik yamaçlarından aşağıya, lanetli toprakların kalbine doğru amansız bir hızla koştular. Vael'karas’ların uzaktan gelen o boğuk, zihni tırmalayan ulumaları kayalıklarda yankılanırken, üçlü kampın arasındaki o gizli romantik ve askeri gerilim yerini saf bir hayatta kalma güdüsüne bırakmıştı. ​Birkaç saatlik ölümcül bir koşunun ardından, mor sarmaşıkların ve asırlık fildişi enkazların arasına gömülmüş o görkemli yapıyı gördüler. ​ Kayıp Vaela Tapınağı. ​Tapınak, devasa gümüş sütunları yıkılmış, üzeri tekinsiz bitkilerle kaplanmış, yarı gömülü bir dev gibi karşılarında duruyordu. Girişte, üzerinde Zynara’nın en kadim rünlerinin kazılı olduğu, fildişi beyazı devasa bir mühür kapısı vardı. Ancak kapı tamamen kapalıydı ve etrafında hiçbir kilit noktası yoktu. ​Aron, haritayı hızla açıp rünleri inceledi. "Parşömen haklı," dedi, sesi pürüzlüydü. "Kapının açılması için tek bir şart var. Kadim fildişi tahtın saf kraliyet kanı." ​Aron, kelimesini bitirir bitirmez fırtına mızrağının keskin ucuyla sol elinin ayasını sertçe kesti. Fildişi teninden sızan, saf gümüşi parıltılı kraliyet kanını mühür taşının üzerine akıttı. Taş, kanı emdi ama tapınaktan en ufak bir kıpırtı bile gelmedi. Mühür kapısı sımsıkı kapalı kalmaya devam etti. ​Aron şokla geriye çekildi, elindeki kanı silerken asabi bir şekilde kükredi. "Nasıl olur?! Ben bu soyun öz oğluyum, damarlarımdaki kan fildişi sarayın en saf ışığı!" ​Kael, o cool ve mesafeli duruşuyla öne çıktı, gözleri mühürdeki parıldayan rünlerdeydi. "Çünkü bu tapınak sadece ışığı değil, Zynara’nın tüm dengesini istiyor Aron. Kapı hem saf ışığı hem de o ışığı büken karanlığı aynı anda talep ediyor. Senin kanında o bükülme yok." ​Kael yavaşça Eira’ya döndü. Gözlerindeki o amansız korumacılık ve acı yeniden yüzeye çıkmıştı. Kılıcını kınından hafifçe sıyırdı, kör ağzını Eira’ya doğru uzattı. "Lunaria... Senin sıran." ​Eira derin bir nefes aldı. Üzerindeki o gümüş işlemeli deri zırhın içinde omuzlarını dikleştirdi. Kael’in gözlerinin içine bakarak, parmak uçlarını keskin çeliğe bastırdı. Acı hissiyle birlikte fildişi teninden sızan kan, Aron’unki gibi saf gümüş değildi. ​Eira’nın kanı, Samael’in ruhuna kazıdığı o tekinsiz parça yüzünden zifiri bir mor-siyah renkte akıyordu. Işıkla bükülmüş, karanlıkla lanetlenmiş bir kandı bu. ​Aron, kız kardeşinin elinden akan o mor-siyah kanı gördüğü an adeta sarsıldı. Yüzündeki o hırçın ifade yerini derin bir trajediye bıraktı; kız kardeşinin içindeki o karanlığın ne kadar derin olduğunu bir kez daha kendi gözleriyle görmüştü. ​Eira, mor-siyah kanayan elini mühür taşına bastırdı. ​O an, tapınağın devasa fildişi kapıları büyük bir gürültüyle sarsıldı. Rünler deliler gibi mor ve gümüş ışıklar saçarak parıldadı ve asırlık kapı, içeriye doğru ağır ağır aralandı. İçeriden dışarıya buz gibi, asırlık bir toz bulutu yayıldı. ​"İçeri, çabuk!" diye buyurdu Kael, arkadan Vael'karas’ların ulumaları daha yakından gelmeye başlarken. Üçü birden kend…

Bölümün tamamını WritePad'de oku