Zorbadan Sevgili |YARI TEXTİNG| +18
6. 🪞
Yazar: Bachira

Bölüm görselleri

Yorum ve oyları unutmuyoruz değil mi hayatımsular???? Oy yorum takip yoksa bölümde yokmuş Seviyorum, öpüyorum 🫰🫰 🪞 2 Gün Sonra... Yatağımda bağdaş kurup omuzlarımdaki havluyla saçlarımdaki suyu kuruladım. Bir yandan da önüme bıraktığım telefonuma dik dik bakıyordum. O günden bugüne tam üç gün geçmiş, Emirhan'a verdiğim süre dolmuştu. Hâlâ o iğrenç kavga görüntüsünün zihnimdeki yeri taze olsa da dövülen kişinin Emre olduğunu bildiğim için acıyamıyordum. Tek sorun, sabah sınıfa giderken o odada yaşanan kargaşayı bildiğim gerçeğinin iğrençliğiydi. Emirhan korkunç bir canavardı. Ve ben o canavarı oyunuma katmaya çalışarak ya hayatımın en büyük aptallığını yapıyordum ya da kazanacaktım. Yasemin ve Laçin o günden sonra elbette ki bende bir değişim olduğunu sezmişlerdi. Beni kendilerinden iyi tanıyorlardı; dalgınlığımı hemen fark etmişlerdi. Bu yüzden tam üç gündür onların çenesini çekiyor, "Ne oldu? İlyas'la mı ilgili?" sorularıyla yüz göz oluyordum. İkisi de sevdiklerine bir şey oldu mu üzerine gitmekten çekinmeyen tiplerdi. Onları geçiştirmem her geçen saat daha da zorlaşıyordu. Emirhan'la girdiğim bu kumarı duysalar, büyük ihtimalle sağ kulağımdan Laçin, sol kulağımdan da Yasemin tuttuğu gibi beni tavana çiviler. Sonra da bir güzel ağzıma sıçar, geri kalanını da kaosa bırakırlardı. Bunu bildiğim ve panik düzeyim zaten baş edebileceğimin çok üzerinde olduğu için onlardan bunu saklıyordum. Her şey, ne kadar nefret etsem de, Emirhan'ın vereceği cevaba bağlıydı. Ve tabii ki bu saçma plana dahil olmamın asıl sebebi olan İlyas'a... Yüzümü buruşturdum. Eğer Emirhan teklifime, daha doğrusu tehdidime boyun eğer ve benimle sahte sevgililik oynamayı kabul ederse, İlyas'ın ne tepki vereceği asıl önemli olan kısımdı. Allah'ım yalvarıyorum, lütfen boşa gitmesin bu salakça girişimim. Derin bir nefes alıp duştan çıktığım için hâlâ ıslak olan sarı saçlarımı geriye çektim. Yatağımın üstündeki telefona, beni yiyecekmiş gibi bakışlar atmaktan çekinmiyordum. Eğer o kahrolası gün İlyas ve Hale'yi kol kola görmeseydim, Laçin'in zihnime ektiği bu fikri büyütmezdim. Emirhan, şu an elimdeki, kabul etmekten ne kadar nefret etsem de, tek seçenekti. Biriyle sadece İlyas'ı kıskandırmak için konuşmak pislikçe, aşağılıkça ve adiceydi. Bu saçmalığa bu yüzden asla normal yollardan dahil olmazdım. Ama ya her şey sahte olursa? İşte işler tam bu noktada değişiyordu. Emirhan'ı kullanabilirdim. Laçin haklıydı; İlyas'ın çevresinde Hale gibi belki de onlarca kız vardı ve o beni asla görmeyecekti. Yüzüm düşerken içim sızladı. Beni fark etmesini istiyordum. Beş yıl sonra ilk defa hayalet olmaktan çıkıp, eski neşesiyle etrafı aydınlatan Kasım olmak istiyordum. Beni hayalet olmaya zorlayan zincirlerimden kurtulup normal bir liseli gibi aşık olmak istiyordum işte sadece. Kararlılıkla dilimle dudaklarımı yaladım. Derin bir şekilde iç çekip telefonumu en nihayetinde parmaklarımın arasına aldım. Eğer bunun için böyle saçma bir yola başvurmam gerekiyorsa, tamam, kabuldü. Saçma hayatımın saçma kurallarına uyardım ben de. Birinin hislerini İlyas için harcamaktansa, kendi kurguladığım yapay bir oyunu sergilerdim. Bu rol için de Emirhan'a ihtiyacım vardı. Dediğim gibi; bir zorbayı kullanmaktan ve harcamaktan asla çekinmezdim. Onlar ve nicesi, benim gibi yüz binlercesinin hayatına kalıcı zararlar vermişti. Parmaklarım kilit ekranımı açarken alt dudağımı ısırıp WhatsApp'ta duran sohbetine tıkladım. Onu hâlâ kaydetmemiştim ve etmeyi de asla planlamıyordum. İnce, uzun parmaklarım engeli kaldır tuşuna bastığında kalbim kulaklarımda atıyordu. Kabul etmiş miydi? Dediğime uymuştu sonuçta. Şu iki günde bir kez bile etrafta görünmemişti. Parmaklarım birkaç saniye klavyede asılı kalsa da en sonunda tüm cesaretimi topladım ve kanımdaki adrenalin hissine kapılarak mesajı yazdım. [Emirhan Şanlıer kişinin engelini kaldırdınız.] …