Zorbadan Sevgili |YARI TEXTİNG| +18

3.🪞

Yazar:

Zorbadan Sevgili |YARI TEXTİNG| +18 – Bachira kitap kapağı
Zorbadan Sevgili |YARI TEXTİNG| +18 – Bachira kitap kapağı

Bakalım olayların arka planı neymiş???? YORUM yapmayı oy vermeyi takip etmeyi unutmayalım 💞 # sanaldilinciyapmayın 🪞 6 SAAT ÖNCE "Bakıyor." "Bakmıyor." "Bakıyor." "Bakmıyor." "Bakıyor." "Bakmıyor." "Sana bakıyor." dedi Laçin, kelimeleri ciklet gibi uzatıp sinsi bir edayla gözlerini belerterek. "Hayır, bakmıyor," dedim dişlerimin arasından. Kelimeler artık dudaklarımın arasından tekinsiz ve tehditkâr bir tıslama halinde dökülüyordu. "Bal gibi de sana bakıyor. Bakmıyor mu Yasemin?" dedi Laçin. Bunları derken bile canlı yeşil gözleriyle omuzlarımın üzerinden arkamı ısrarla süzmeye devam ediyordu. Dudaklarını etkilenmiş gibi büzüp "Arkanı dönüp bakmamak için sergilediğin şu üstün performansın için seni tebrik ederim gene de." dedi. Gözlerimi devirerek yüzümü ekşittim. Yaseminse dolgun dudaklarını büzerek gece karası saçlarından kalınca bir tutamı kulağının ardına sıkıştırdı. Bir yandan da narin parmaklarının arasındaki minik kristal karıştırıcıyla önündeki porselen fincanda duran soğumaya yüz tutmuş özel çekim kahvesini karıştırmayı ihmal etmiyordu. Kural bir; zenginlerin zevkleri tartışılmaz. Laçin'in söyledikleri öyle hoşuna gitmişti ki, gözlerinin kenarında biriken muzip pırıltılarla gülüşünü bastırmak için adeta kendiyle amansız bir savaşa girdi. "Bakmak ne kelime hayatım, gözleriyle yalayıp yutuyor Kasım'ı," dedi Yasemin, her zamanki tükenmez neşesi ve umursamaz keyfiyle. Kendime not. İlk fırsatta bu ikisinin saçlarını yola yola bahçedeki botanik parkın havuzuna at. Önümdeki porselen tabaklı tepsiyi masanın ortasına doğru öfkeyle ittim. Huysuz, hırçın ve utançtan alev alev yanarak, "Keser misiniz şunu?" dedim. Enseme yayılan o kavurucu ısı seviyesi, bu ikisinin ağzından çıkan her bir heceyle çarpanlarına ayrılıyor, beni yerin dibine sokmaya yetiyordu. "Alt tarafı kafeteryadayız. Abartmayı kesin." Laçin bakışlarını nihayet arkamdaki o malum noktadan çekip bana odakladı. Önce utançtan ve sinirden kıpkırmızı olmuş yüzümü uzun uzun süzdü. Ardından, okul yönetiminin asla izin vermediği ama kimsenin de müdahale etmeye cesaret edemediği o iddialı kırmızı rujun renklendirdiği dudaklarının kenarını kıvırıp pis pis sırıttı. "Yani?" diye sordu Laçin, tek kaşını kaldırarak. "Çok odunca bakıyorsun. Az romantik ol." Yasemin zaten en baştan beri o klasik, şeytani güleç yüzüyle beni izliyordu. Kahvesinden minik bir yudum alıp dudaklarını ıslattı ve adımı uzatarak, "Kasım," dedi. Sesinde hiç mi hiç hoşlanmadığım, tehlike çanları çaldıran bir tonlama vardı. "Niye nazlanıyorsun kızım?" diye devam etti kendine has o özgüvenli havasıyla. "Ben İlyas'tan hoşlanıyorum diyen sen değil misin kaç yıldır? 'Çocukluğum, çocukluk aşkım, mahallemin gülü' diye kafamızın etini yiyen sen değil miydin? Bak işte! Bal gibi de sana bakıyor, hatta tabiri caizse şu an seni canlı canlı süzüyor." Elini çenesinin altına dayadı. Bakımlı tırnaklarıyla masada ritmik bir tempoyla vururken keyfine diyecek yoktu şeytanın. "Benimle uğraşmayı keser misiniz artık?" dedim, cephanemdeki en medeni üsluba sığınmaya çalışarak. "Ayrıca ben öyle süslü laflar etmedim hiçbir zaman. Laflarımi kendi kafanızda dramatize etmeyin." Hangi akılla, hangi mantık tutulmasıyla bu ikisine açmıştım ki ben içimi? Kaç yıl geçmişti aradan, nasıl unutmuyorlardı ki bunu? Dün ne yediklerini hatırlamayan balık hafızalı insanlardı bunlar; mevzu benim duygusal zaaflarım olunca nasıl bir belgesel arşivcisine bürünüyorlardı? Dudaklarımı yalayarak güç bela düzleştirdiğim sarı saçlarımdan sarkan tutamı hırsla kulağımın arkasına ittim. Açtım. Kafeteryanın kuyruğunu sırf bir iki lokma bir şey yiyebilmek için beklemiştim. Ama şu an yaptığım tek şey, Laçin ve Yasemin'in bitmek tükenmek bilmeyen laflarına yetişmeye çalışmaktan öteye geçemiyordu. Açım be, aç! Midem sırtıma yapıştı! Laçin'in bakışlarının hâlâ çaktırmadan omuzlarımın arkasına kaydığını görünce artık medeniyet sınırlarında kalamadım ve çirkefleşme moduma geçiş yaptım. "Laçin, çek şu gözlerini oradan. Valla parmaklarımı gözüne sokar, oyarım." Laçin teh…

Bölümün tamamını WritePad'de oku