19|Toz Pembe Masal
Yazar: VALZEVAN

Bölüm görselleri



19 TOZ PEMBE MASAL Demet Deniz Deral Günün ardından herkes evlere dağılmıştı. Abim odasında uyurken ben bir türlü uyuyamadım. En sonunda laptopumdan film sitesine girip uzun zamandır izlemekten kaçındığım o türe başlayacaktım. Romantik Komedi... Gerçi, daha önceden romantik komedi olarak How I Met Your Mother izliyordum ama onda aşktan çok komedi vardı belki bu yüzden gözüme batmadı, bilemiyorum. Hatta en son bölümü Alpaslan ile izlemiştim, yaralandığım günün ertesi gelip benimle ilgilenmişti hatta yabancı dizi diye biraz sitem etmişti. Dudaklarımda ki gülümsemeyi sonlandırıp filmlere baktım. En sonunda afişini çok beğendiğimden merak edip onu izlemeye başladım. Film her zamanki gibi şehre yeni gelen bir kızla başlamıştı fakat ailesinin Katolik klisesine bağlı olmasından dolayı konuşabildiği kız arkadaşlarının yanında bir elin parmağı geçmeyen erkek arkadaşları da vardı. Fakat başrol erkek daha kendisiyle arkadaş değildi. Başrol kız karakter Veranica Linda Baeryhord okuduğu okulun bodrum katında bir cinayete tanıklık eder. Ailesi de yaşadıkları şehrin güvensizliğinden ve aile büyüğünde çalıştığı koşulların uygunsuzluğundan dolayı taşındılar. "Demet, hayırdır bu saatte?" diye ansızın konuşan abime baktım. Hemen filmi durdurdum. "Uyku tutmadı abi, film izliyorum." "İstersen beraber uyuyalım belki uyursun, yarın okul var." "Yok abi sen uyu." Diyerek teklifini reddettim. O da başını belli belirsiz sallayarak kapının önünden ayrıldı. Filmin güzelliği karşısında zaten uykum gitmişti kaldığım yerden devam ettim. O zamanlarda cinayet çözülemedi ta ki yirmi yıl sonra başrol kızımız tekrar o şehre geldi ve hatta çocukluk arkadaşları hala oradaydı ve başrol oğlanımızda. Güzel kızımız Veranica bir polis memuru olarak bu davayı tekrardan araştırmaya başladı. Ekip arkadaşlarının bulduğu ipucular, söylenen yalanlar, gizli sırlar ve her zaman ki klişe olan aşk üçgeni yüzünden öldürülen kadının katilini buldular. Katili bulduğu gibi aşkıda buldu hatta ters köşe bile diyebilirim. Hiç ummadığım biri çıktı. Leon Kawart. "Allah var yakışıklı çocuk." Diye mırıldandım. Filmde öyle çok +18 yoktu ama yine de tam naif bir hikayeydi. Cinayet var bu neyin naifliği! Sen yine mi geldin. Geldim, iyi ki de gelmişim sonunda başlamışsın Romantizm Türüne. "Ömür boyu kaçamam ya..." diye mırıldanıp laptopumu kapattım ve masamın üzerine koydum. Meraktan olsa gerek odamın perdesini biraz çektim. Gökyüzünün lacivertten açık maviye geçişini gördüm ardından ufuk çizgisinde olan denizin yarısından az da olsa doğan güneşin yanılsamasını fark ettim. "Saat kaç ki?" diye mırıldanıp telefonumdan saatte baktım. Saat 04:30. Oha o kadar da uzun değildi ama neyse bence film çok güzeldi. Klişe tarafları hariç. "Miyav." Seslenildiği tarafa döndüğümde Boffie kapı eşiğinde bana uykulu uykulu bakıyordu. Sarsak adımlarla yanına gelip onu kucağıma aldım. Göğsüme iyice yerleşen miniğim hafiften sesler çıkarıp uykusuna kaldığı yerden devam etti. Benim de biraz dinlenmeye ihtiyacım var diyerek miniğimin rahatını bozmadan yatağa yattım. Telefonuma gelen bildirimle kolumu yanımdaki komodine uzatıp aldım. Yine alışveriş reklamları. Canım sıkıldığından WhatsApp'a girdim. "Alpaslan neden çevrim içi ki, hem de bu saatte?" dedim fısıldayarak. Telefonumu kapatmadan yatağın üstüne koyup çevrim içi oldum. "Belki sabahlara kadar konuştuğu biri vardır yani... Yakışıklı adam bulmuştur birini belli mi olur." Diye fısıldadım. Telefonumu tekrardan elime aldığımda Alpaslan'dan bir mesaj vardı. Mesajda 'Senin de mi uykun tutmadı?' yazıyordu ama daha görüldü yapmamıştım. Yapsam mı ki, yapmasam mı ki... "Yani, arkadaşız sonuçta hatta karşı komşuyuz. O olmasa belki her şey daha farklı olurdu daha kötü olurdu..." yine aklım o geceye gitti yani bunlar birer tesadüf mü bilmiyorum ama her aklıma geldikçe nefesim daralıyordu. Göğsümde uyuyan Boffie'nin patileri bazen hareket ediyordu ve içimde sütyen olmadığından huylandırıyordu. "Ah sende olmasan kızım kim beni dertten kurtaracak." Diyerek mesajını görüldü yapt…