intro - Amerika Part 3
Yazar: Emrah

İntro bölümleri tanıtım bölümleridir. Kitap 1. Bölüm 'Başlangıç' ile başlar. Bilgilendirme sona erdi. Kitap hakkında düşüncelerinizi (Olumlu yada olumsuz) paylaşırsanız çok mutlu olurum. Satır arası yorum yapmayı lütfen unutmayın. Okumaya layık gören, kütüphanesine ekleyen, beğeni ve yorum atan, realist videoları yapan herkese teşekkürler. Addison'un ölümünden sonraki günler daha sakin ve daha sessiz geçiyordu. Yeteri kadar erzakları vardı. Destiny de en yakın arkadaşının ölümünü kabullenmiş görünüyor ve küçük çocuğa daha fazla ilgi göstererek acısını içine atıyordu. Tırlardaki yiyecekleri de alarak tesisin içine getirmişlerdi. Sağlam bir stokları vardı küçük grubun. Kevin hala telsizle yardım çağrısında bulunmaya devam ediyordu. Umutsuzluğa kapılsa da, bazen çok sıkılsa da, yine de ısrarla bunu sürdürüyordu. Vazgeçmek istemiyordu. Umut etmeyi sürdürmek istiyordu. Vazgeçince kaybedeceğini biliyordu çünkü. Günler sonunda biri ile iletişim kurmayı başardı. Kevin. Çok uzak olmayan kasabaların birinden bağlantı kurulmuştu. Kevin kendine göre temkinli davranıyor, karşısındaki kişi ise zor durumda olduklarını, yiyecek stoklarının bittiğinden, çok aç olduklarından, bahsedip duruyordu. Telsizi yeni onardıklarını da söylemeyi ihmal etmiyordu. Telsizin karşısındaki grup dokuz kişiden oluşuyordu. İki tanesi asker diğerleri ise sivillerdi. Telsizin başındaki asker, Kevinle irtibat kuruyordu. Kevin karşısındaki askere hem güveniyor hemde güvenmiyordu. Akşam olduğun da Kevin, grubun diğerleri ile bu konuyu konuşmaya karar verdi. Yemek yenilirken Kevin birden söze girerek; 'Telsizde biriyle irtibat kurdum, Doğu yönünde 20 kilometre uzaklıktaki kasabadalar. Dokuz kişiler. İkisi asker. Yanlarında ağır silahları var. Bir apartman dairesinde mahsur kalmışlar. Apartmanın içi zombilerle doluymuş.' Gurup 'bize ne' der gibi hem Kevin'in suratına, hemde birbirlerinin suratlarına anlamsızca bakıyorlardı. Calvin söze girdi. 'Ne düşünüyorsun Kevin?' Kevin 'Onları orada açlığa mahkum edemeyiz. Ben derim ki kurtaralım. ' Calvin sakalını okşayarak düşüncelere daldı. Diğerleri ise seslerini çıkartmıyorlardı. Bu fikre ne karşı geliyorlar ne de, hadi yapalım diyorlardı. Destiny 'Ben varım. Planı söylemen yeterli' diyerek ilk adımı attı. Kevin tebessüm ile karşılık verdi. Calvin, 'Bende varım' diyerek kız arkadaşı Awa'nın 'hayır' demesine rağmen kurtarma görevinde görevli oldu. Kevin için iki kişi yeter ve artardı. Aslında iki kişi bile yeterliydi ama, üç kişi ile daha garantici olabilirlerdi. Kevin akşam yemeğinden sonra karşısındaki asker ile bir plan yaptı. Plan gayet basitti. İki araba kasabaya girecek, ses ve gürültü yapıp caddedeki zombileri peşine takacak, öğrenci otobüsü ise yangın merdivenine yanaşıp, insanları kurtaracaktı. Kevin, Destiny'e kamyonları tırları göstererek bunlardan birini kullanıp kullanamayacağını sordu. Destiny güldü. 'Babam benim kamyon şoförüydü, bana ilk öğrettiği şey de bunları kullanmak olmuştu' diyerek cevap verdi. Sabahın erken vakitlerinde işe koyuldular. Calvin bir kamyonda, Destiny bir başka kamyona binerken, Kevin ise öğrenci otobüsünü kullanıyordu. Kısa bir yolculuk ile beraber kasabaya geldiler. Kasaba diğer kasabalara göre savaş çıkmış gibiydi. Kevin ve Asker Telsizle konuşmayı sürdürüyorlardı. Askerin tarif ettiği yere geldiler. Etrafta anormal derecede zombi vardı ve apartmanı kuşatmışlardı. Destiny ve Calvin kamyonlarında müzik açarak, kornaya basarak zombilerin dikkatini çekmeye çalışıyorlardı. Bu gürültü zombilerin dikkatini çekmeyi sonunda başarmıştı. Kevin'in daha önce yaptığı taktiğe benzer bir taktik ile hareket ederek apartmanı çevreleyen zombileri peşlerine takmayı başardılar. Kevin ise öğrenci otobüsü ile sessizce yanaştı. Hazır olduğunu söylediği anda yangın merdiveninden bir sürü asker çıkarak, otobüsün içine bindiler. Kevin sivillerin de olduğunu sanıyordu ama bunlar sadece askerdi. Üzerlerindeki üniforma Amerikan Deniz Piyadeleri üniformasıydı. Kevin şaşırmıştı bu duruma. Sivilleri de bekliyordu ama siv…