intro - Amerika Part 2
Yazar: Emrah

Kitap hakkında düşüncelerinizi (Olumlu yada olumsuz) paylaşırsanız çok mutlu olurum. Satır arası yorum yapmayı lütfen unutmayın. Okumaya layık gören, kütüphanesine ekleyen, beğeni ve yorum atan, realist videoları yapan herkese teşekkürler. Addison, Gage, Jesica, Jason, Destiny, Kevin, Küçük çocuk Lambert, Sevgili çift Awa ve Calvin ile birlikte yolculuk başlamıştı. Destiny kasabadan çıkarken gördüklerine gözlerine inanmıyordu. Tüm kasaba, tanıdığı herkes, tanımadığı dost yüzler, herkes zombiye dönüşmüş ve sağ kalanları yiyorlardı. Destiny evinin önünden geçtikleri sırada daha da dikkatli bakıyordu. İçinde korku endişe ve hüzün vardı. Kalbi sıkışıyordu resmen. Çok sevdiği komşusunu, büyük kızının yediğini gördüğün de güçlü görünmeye çalışsa da, yanaklarından göz yaşları süzülmüştü. Yanmış veya kaza yapmış arabaların, insan cesetlerinin arasından geçerek kasabanın dışına çıktılar. Yirmi yedi kilometre uzaklıktaki diğer kasabaya ulaşmaya çalışıyorlardı. Oradan da ana yola doğru çıkıp onları kurtaracak bir yerlere sığınmayı umut etmekten başka çareleri yoktu. Kevin arabayı kullanırken, Jason ise radyo frekanslarını kurcalıyor ve bir duyuru arıyordu. Cızırtıdan başka herhangi bir şey gelmiyordu. Kevin ileride benzin istasyonunu gördü. Benzinleri vardı. Ama yine de tüm benzini arabaya almak istiyordu. Belki haftalar boyu hiçbir şey bulamayabilir, karşılarına insan bile çıkmayabilirdi. Otobüsü benzin istasyonuna çekti. Arabadan aşağıya inerken, diğerleri şaşkın şaşkın ona doğru bakıyorlardı. Otobüsün benzinini doldururken, Gage ve Calvin benzin istasyonunun içine bakacaklardı. Kewin Jason'u da onlarla gönderdi. Belki birkaç tane bidon bulurlardı. Benzin deposunu doldurduktan sonra Kewin, bagajdaki benzin bidonlarını da doldurmaya koyuldu. İki tane beş litrelik bidondu ama olsun yine de hiç yoktan iyiydi. Gage Calvin ve Jason benzin istasyonundan içeri girdiler. Her yer yerli yerinde duruyordu. Ama terk edilmiş gibiydi. Gage, sevgilisi Jesica'nın isteklerini toplarken, Calvin ise yararlı olan şeylerin peşinde koşuyordu. Jason ise panik bir şekil de bidon bulma hevesindeydi. Calvin dondurulmuş ürünlere baktığı sırada, rafların arasından bir zombi çıktı ve Calvin'i yakaladı. Calvin'in boğazından yakalayan zombi, Calvin'e dişlerini geçirmek istiyor ve aralarındaki mesafeyi kapatmak için tüm gücüyle Calvin'i kendine doğru çekmeye çalışıyordu. Zombinin saldırdığını gören Jason birden bağırarak marketin dışına doğru kaçtı. Kevin birden kafasını kaldırıp, o yöne doğru baktı. Jason'un koşarak geldiğini gördü. Jason bağırıyordu. 'Zombi' diye. 'Gidelim gidelim' demeyi ihmal etmiyordu. Kevin yanındaki sopayı eline aldı ve marketin içine daldı. Calvin ve Zombi arasındaki mücadele devam ediyordu. Zombi bu mücadeleyi kazanmak üzereydi. Gage de kendini çoktan marketten dışarıya atmış ve içeride olan biteni izlemeyle meşguldü. Gege dışarı çıkarken yeni sevgilisinin istediklerini sıkı sıkıya tutmaya devam ediyordu. Calvin'in enerjisi bitmek üzereydi artık. Kevin elindeki sopayı Zombinin kafasına sertçe vurdu. Yere düşen zombinin kafasına birkaç kere daha vurdu. Zombinin kafa tası parçalanmış ve beyni zemine yavaş ve ağırca akmaya başlamıştı. Calvin ve Kevin soluk soluğa kalmışlardı. Calvin Kevin'in omzuna dokundu ve 'Teşekkür ederim' dedi ve bir soluk daha aldı. Sonra tekrar 'teşekkür ederim' dedi. Yavaşça dışarı çıktığı gibi bağırmaya başladı Calvin. 'Sizi şerefsizler, Beni ölüme terk ettiniz, daha ısırılmamıştım' diyerek Gage'nin suratına bir yumruk attı. Gage yere düştü. Calvin üstüne çullandığı gibi Gage'yi dövmeye yumruklamaya başladı. Otobüsün içindeki kadınlar çığlık çığlığa olan biteni izliyor ve hiçbir anlam veremiyorlardı. Kevin Calvinle Gageyi güç bela ayırdı. Sonra Gage ve Jason'a döndü ve 'ısırılmadıktan sonra, arkadaşımıza yardım ediyoruz' diyerek bağırdı. Gage ağzından akan kanı eliyle silerken, Calvin tekrar saldırmak için hamle yapsa bile, Kevin'i geçemedi. 'Calvin yeter bu kadar, tadımız kaçmasın' diyerek uyarıda bulundu. Calvin ise…