Zombilerin Dünyası İnsula

5. Bölüm: İstanbul Kan Ve Kum

Yazar:

Zombilerin Dünyası İnsula - Emrah kitap kapağı
Zombilerin Dünyası İnsula kitap kapağı

instagram sayfası : ekapiskay lütfen takip etmeyi unutmayın. Er-94 Serumu Türkiye de görülmüştü. Akşam vakitlerinde Cezaevine; Ceza evi müdürünün ailesi ve dostları gelmişlerdi sığınmak için. Cezaevi Müdürünün Güvendiği 20 gardiyan ve ailesi de cezaevine sığınmışlardı. Kapılar kapatılmıştı. Televizyonlar canlı yayın yapıyordu kaos ortamını. İstanbul'un kalabalık ilçeleri tam anlamıyla kan gölüydü. Zombiler insanlara saldırıyor ve yiyordu. Polis barikat kurmuştu ve zombilere ateş ediyordu. Fakat zombiler her yerdeydiler. Zombilerin polis barikatını aşmaları pek uzun sürmedi. Bir süre sonra canlı yayınlar da sona erdi. Evlerinde saklananlar şimdilik kurtulmuştu. Dışarıda kalanlar ise zombiler için yemek olmuşlardı. Mustafa televizyonu izlerken donup kalmıştı. Tuncay ve Ateş Ağlamamak için kendilerini zor tutuyorlardı. Çok şeyler görmüşlerdi fakat ufak bir kız çocuğunu bir kaç yetişkinin yemesi ağır gelmişti. Ölüm Meleği buz kesmişti. Asit ile Sansar olaylar hakkında birbirlerine bir şeyler söyleyip yorumlar yapıyorlardı. Serseri Ferit umursamıyordu ve yemek yiyordu Cuma ise Asit ve Sansarı dinliyordu. Görüntüleri tekrar tekrar televizyonlar yayımlıyor ve kesinlikle insanların sokağa çıkmamaları gerektiğini söylüyorlardı. Isırılan insanlarla kesinlikle temastan kaçınınız diyordu. Kayıp olan akrabalarını aramamaları gerektiğini söylemeyi ihmal etmiyorlardı. Sokaklar çok tehlikeliydi. Sayıları 9-10 bin civarında olan zombi sürüsü çekirge gibiydi. Ellerine geçirdikleri insanları yiyorlar parçalıyorlardı. Ve yerken zevk alıyorlar gibiydiler. Ateş bir anda ayağa kalktı ve gruptakilere bunlar bizim halkımız. Ölen de öldürende. Polis Askerimiz ölüyor. Yardıma ihtiyacı olan insanlar var onlara yardım etmeliyiz dedi. Mustafa : Beyler Ateş haklı. Tuncay da Mustafa ve Ateşi destekliyordu. Ateş : Ölüm Meleğine döndü. Sen ne diyorsun abi ? Ölüm Meleği Ateş in haklı olduğunu biliyordu. Fakat akşam vakti tam kaos ortamında dışarı çıkarlarsa ölebilirlerdi. Ölüm Meleği bir şey diyemeden Serseri Ferit söze karıştı. Hepsini Öldürelim beyler. Ölenle ölünmez ! Dedi. Asit lafa girdi. Asit : Beyler haklısınız fakat bu şeyleri daha önce hiç görmedik biraz gözlem yapmadan bunlarla savaşmak intihar olur. Televizyonun gösterdiği 9-10 bin civarında bir zombi grubu. İstanbul da kaç milyon insan var ? 9-10 bin civarında bir zombi grubu üstümüze gelse bırakın bizi yemeği sadece üzerimize doğru yürüseler bizi ezerek gene öldürürler. Bu intihar olur. Ateş : Burada bekleyip ölmektense savaşıp ölmeyi tercih ederim dedi. Kızlar gibi saklanmak istemiyorum ben bir askerim. Benim görevim vatanımı milletimi korumak. Ölüm Meleği : Hangi vatan. Biz burada çürürken bir kere bile olsun bizim yaptıklarımızı görmeyen vatan mı ? Bir teşekkür bile etmeyen milletimiz mi ? vatan haini olduğumuz yer mi ? Otur oturduğun yerde gerekirse kız gibi saklanacağız. Ölüm Meleğinin bu konuşması Ateş dışında herkesi sakinleştirmişti. Ateş kantinden kapıya doğru yöneldi. Ölüm Meleği kolundan tuttu. Ve Ateşin gözlerinin içine bakarak nereye gidiyorsun dedi. Ateş dışarıya biraz hava alacağım dedi. Herkes yatmıştı bir süre sonra. Bir araba sesi duyuldu. Otomatik kapılar dan ilki açılmış. Ateş kendine verilmiş olan hummer marka araçla tampon bölgeye ulaşmıştı. Çıkış kapısını açtı. ve son sürat şehir e doğru arabayı sürmeye başladı. Arkasından Ölüm Meleği koştu ama dinlemedi Ateş abisini. Ölüm Meleği Garajdaki Hummerlara doğru yöneldi. Diğer uyanan silah arkadaşlarına ben tek başıma gidip kardeşimi getiriyorum dedi. Fakat arkadaşlarının hiç biri onu tek başına göndermeyecekti. Silahlarını aldı son kez kontrol etti ve arabanın arka kapısına koydu. Arabayı çalıştırdı. Ve arabanın ön kapısı açıldı binen Mustafa ydı bende geliyorum kuzen itiraz istemem dedi. Tuncay hiç bir şey demeden arka koltuğa oturdu. Ölüm Meleği Asit e Arabasını takip edebiliyor muyuz diye sordu. Evet Dedi Asit. Tamam sen hem diğer çocuklarla burada kal ortalığa göz kulak olursun hemde arabanın yerini bize sık sık bildir dedi.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku