intro 'Bir Gram Kemik'
Yazar: Emrah

Türkiye'nin ölüm kokan topraklarında anlattığımız ''Zombilerin Dünyası - Kaos'' adlı romanda , Kişiler, Kurumlar Tamamen Hayal Ürünüdür.. Bir gün sonra. Mirza çatıdaydı. Bir şezlonga uzanmış aşağıya dürbün ile bakıyordu. Bir yanında ise çerez vardı. Bir eli ile çerezlerden alıyor ve etrafa bakarak yorum yapıyordu kendi başına. ''Aynı hıyara benziyor'' ''Tipe bak ; Abdest boz.'' ''Tükürsen yapışmaz'' ''Tipe bak; çay demle'' ''Surata bak , süngüye davran'' ''Şu sıfata bak hele, yaşarken de çirkinmiş'' Bir kaç tane yaşayan sivil ilerlemeye çalışıyordu. Amacı yalnızca rıhtıma ulaşmaktı. Bir tane arabaya binmişler ve bir plan yapmışlardı. Mirza ise onları izliyor maç yorumcuları gibi yorumlar yapıyordu. ''Planın iyi ama biraz daha yeteneklerinizi geliştirmelisiniz'' diyerek alay ediyordu Mirza. Çatıya geldi Sebastian o sıralarda. ''Mirza ne yapıyorsun'' ''Gel Sebo Gel , Bir grup insan kalmış , bizden haberleri yok. Bir tekneye binip kurtulmayı planlıyorlar'' '' Başarırlar bence.'' ''Bunlar mı ? Bir avuç amatör. Başaramazlar. Var mısın iddiaya ?'' dediği anda dürbünü Sebastiana uzattı. Sebastian dürbünü aldı ve etrafı kontrol etti. Bir Transporter 'a binmiş el birliği vermiş grup kaostan kaçmaya çalışıyordu. ''Var mısın ? iddiaya'' dedi Sebastian. Mirza hiç düşünmeden ''Varım neyine?'' diye meydan okudu. ''Ne istersen '' dedi Sebastian. Resti gördü. Mirza ise geri vites atmadı. ''Tamam'' diyerek iddiaya girdiler. Sebastian bir tane daha dürbün istedi Burak'tan. Burak hemen getirdi. İkisi birlikte Birer bira açmışlar ve biraz çerez ile şezlonglara uzanmış izliyorlardı. Transporter bir anda bir arabaya çarptı. Mirza keyifli. ''Transporterin içinde neler oluyor'' diyerek dalga geçiyordu. Keyfi yerine gelmişti. Transporterin içinden insanlar indiğinde Sebastian ''aha bak yaşıyorlar yaşıyorlar'' diyerek iddianın devam ettiğini gösteriyordu. ''Yarağım'' dediği anda sustu Mirza biraz mmm yi uzatarak.. Sonra devam etti konuşmasına ; ''Şu ana dek yaşıyorlar'' diyerek sırıttığı anda. O anda ; bir zombi Transporterin içinden çıkan bir erkeği ısırdı; adam ne olduğunu bile anlamadan, zombiyi itekledi. Başka bir zombi üstüne doğru geldi ve çürümüş dişleri ile şah damarını ısırmıştı Zombi adamın boynundan aldığı parçayı afiyet ile yerken, adamın insan olan boyundan kan fışkırıyordu. Adam ; Hızlıca akan kanına daha fazla dayanamayarak yere düştü. Bir kaç zombi başına üşüştü. Ölmeden ve zombiye dönüşmeden bir gram et almak için birbirleri ile yarışıyorlardı sanki zombiler. Isırdıkları yerden oluk oluk kan akıyordu. Zombinin ısırdığı yer bir anda kan ile doluyordu. Kanlı bir ziyafet çekiyordu zombiler. Karınları çok açtı. Isırmak ve bir parça et almak için yarışıyorlardı. Isırılan adamın şansı varsa her yerinin temizce yenilmesiydi. Transporterdan geri kalan altı kişi arkadaşlarının zombilere yem olmasından dolayı biraz paniklemişlerdi. İlk gördükleri yere sığındılar. Derme çatma bir balıkçı barınağına. Zombiler şimdiden etraflarını sarmıştı. Sebastian ''Kanka bak sığındılar'' Mirza ''Yarağımm oraya neden sığındılar ki, hiç kafaları çalışmıyor bunların'' Sebastian ''Nereye sığınacaklardı'' Mirza ''La sebo , sende de sike sürülecek akıl yok. Bir de Alfa-Star komutanı yapmışlar seni, tahta bir yapıya sığınılır mı ? Hadi diyelim sığındın, zombiler fark ederse orayı başına yıkarlar. '' Sebastian '' O kadar güçlü değiller be oğlum'' Zombiler tahtadan yapılmış evi zorluyorlardı . Evin içerisi : ''Burası daha fazla dayanmayacak'' ''Her yerdeler'' ''Yardım edin, kapıyı kırmaya başladılar'' Kapının hemen arkasında duran , bir seksen boyunda , Sarışın Donald kapıyı var gücü ile itiyor ve açılmasını önlüyordu. Kapının sağ tarafında duran pencere kırılmıştı ve zombiler Donald'a dokunmaya ve ondan bir parça almaya çalışıyorlardı. Kapının diğer tarafında ise, Steven Donald'a destek veriyordu. Zombilerden bir tanesi Donaldı kendine doğru çekti. Donald karşı koyamıyordu , ve ekipteki diğer insanlar ise korkuyla olayı izliyorlar yardım etmek akıllarına gelmiyordu. D…