2.BÖLÜM- İKİ YÜZLÜLER
Yazar: Çisoo

2. BÖLÜM - İKİ YÜZLÜLER Miran Ziya KARACA Ölüyordum, boğuluyordum, çekiliyordum, kurtulamıyordum. Karanlıktı. Çok karanlıktı. Ben karanlıktan korkardım. Bir girdaptaydım. Çıkamıyordum, kaçamıyordum. Hayat zaten bir girdaptı. Size yön verirdi. Siz ona vermeyi seçmezseniz. Yaşıyor muydum? Ölmüş müydüm? Yok ya. Ölseydim hala ikizimin....Arven’in benden nefret ettiğinin azabını yaşamazdım. Değil mi? Hah, zaten yaşamak da istemiyordum. Belli ediyor muydum? Bilmiyordum. Canım yanıyordu, boğuk sesler duyuyordum. Atlas, Eryan , sirenler... Ne olmuştu? Eryan frene basamadı. Yola bişey atlamıştı. Radyodaki ses te kesilmişti. Oysaki o şarkı bana Arven’i anımsatıyordu. Ben o şarkıda Arven’i bulmuştum. Seviyordum. İnsan kardeşini sevmez miydi? O bana sinir olurdu. Sessizdi. Hep sessizdi. Yalandan. O gülmeyi severdi. Ben ise gülerdim. Şaka yapardım. Yalandan. Ben sadece insanların geceleri hıçkıra hıçkıra ağladığımı bilmelerini istemezdim. Zor nefes alıyorum.. Gerisini hatırlamıyorum Ben Miran Ziya KARACA. Hedefime ulaşıyor, ölüyordum. Ya da, ölecektim. ŞİMDİ Araba bariyere çarpmadan önce aldıkları tek şey yanık kokusuydu. Araba bariyere çarptı. Miran çığlık bile atamadan yaslandığı cama kafasını vurdu. Cam tuzla buz olurken o camlar Atlas’ın koluna saplandı. Eryan başını geriye vurdu. Fazla canı yanmamıştı. Sağına bakana kadar. Miran’ın bilinci kapalıydı. Kanlar içindeydi. Burnu kanıyordu. Koyu kırmızılar boynundan süzülüyordu. Başı kanıyordu. Arkaya baktı. Atlas da pek zarar yoktu. Kolu hariç. Onun da kolu kanlar içindeydi. Hissizdi. Gerçekten hissizdi. Hiçbir acı belirtisi yoktu. Atlas’a nolmuştu??? Hayat onu bir canavar yapıyordu. Eryan olayın farkına başındaki sıcak kanı hissettiğinde vardı. “Hassiktir , hassiktir. Ambulans! Atlas iyi misin? Miran iyi değil çünkü Atlas-“ Cümlesi yarım kaldı. Atlas çoktan ambulansı arıyordu. Eryan’ın gözleri doldu. Artık çoktan ağlıyordu. Göt korkusuyla değil. Kaybetme korkusuyla. Miran’a eğildi. Elini nabzına koydu. Bir an hiç bir şey hissedemedi. “Hayır hayır Miran. Kalk Miran!” Sonra bileğinde hissetti. Zayıf bir nabız. Eryan hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. O sırada siren sesleri duyuldu. Atlas ve Eryan rahat bir nefes aldı. Paramedikler koşarak geldiğinde en önlerindeki konuştu: “ Yaralı kimdi? “ Herkes bir an kanlar içindeki üçlüye baktı. Atlas sinirlendi. -E haklı adam- “Ablam adam burada ölüyor. Benim kolum az daha durursak kangren olacak. Aha şu çocuğun da olmayan beyni yarıldı. Kim mi yaralı?!” Sağlık görevlisi bişey demedi. Diyemedi. Miran sedyeye alındığı an kırmızıya boyanan örtü sadece çaresizlikti. Korkuydu. Kaybedişti. HASTANE “ Yolu açın! Nabız düşüyor!” Miran ameliyathaneye, Eryan ve Atlas muayenehaneye alındı. Eryan’ın başının arkasında, Atlas’ın kolunda elinden dirseğine kadar sargı vardı. Sargılar bittiği an Atlas ve Eryan direkt ayağa fırladı. Hemşire durdurana kadar. “Dinlenmeniz gerek beyefendi!” Eryan bir şey demedi. Hemşireyi süzdü. Atlas zaten pimi çekilmiş bomba. “Onu göreceğiz. Önce arkadaşımızı aldınız şimdi beklememizi söyleyemez-siniz!” Sonra Eryan’ın kolundan tutarak ameliyathane kapısına koşmaya başladı. Ameliyathanenin ışığı ileriden İlter ve Kutay göründü. İkisinin de üzerinde polis üniformaları vardı. Kutay’ın elinde tabii ki çilekli süt . İkisinde de kar maskesi vardı. İlter’in mavi gözleri parlıyordu. İlter direkt kardeşinin yanına koştu. Kar maskesini yukarı sıyırdı. Saçları dağılmıştı. Eliyle saçlarını karıştırırken başını omzuna yatırdı. “Şşh, kod adı k-13 napıyon? Ne arıyonuz burada?” Eryan’ın başındaki bandajı fark etti. “K-13?” Eryan göz devirdi. “ Ben. Senin. Görevin. Değilim abicim. Bana kod adı k-13 demeyi bırakırmısın mavişimm?” İlter kaşını kaldırdı. “Ben senin flörtün değil abinim salak düzgün konuş. İçerde kim var? Size noldu?” “ Kaza yaptık. İçerde de..” Gözleri doldu. Atlas devam etti. “Miran var.” Kutay elindeki çilekli süt kutusunu düşürdü. İlter de elindeki kar maskesini. “Ney?!” Eryan ve Atlas maalesef anlamında başını iki yana salladı. Kutay d…