1.BÖLÜM-SADECE FRAGMAN DERLER...
Yazar: Çisoo

“Gerçek dünyadan nefret ederek kitaplara sığınırken sonu kötü biten kitaplara üzülen, saatlerce ya da dakikalarca ağlayan ,günlerce aklından çıkaramayan, aşamayan tüm okurlara...” 1.BÖLÜM – SADECE FRAGMAN DERLER ... “Dünyayı iyi bir yer haline getirmek insanların elinde olmasa dünya mükemmel bir yer olmaz mıydı? ” 02:17 Bilinmeyen numara : “Güvendiğin kişiye dikkat et.” Gerçekten tanımadığımız biri bize uyarı mı veriyordu yoksa içimizden biri numarasını gizliye mi almıştı. Evet.. daha Nova’nın ölümünü atlatamadan böyle bir mesaj almak hepimizi şaşırtmıştı. Nova bir cinayete mi kurban gitmişti? Kaza mı olmuştu? En kötü ihtimal olsa gerek intihar mı etmişti? Yo yo... hayır. Nova intihar edecek bir kız değildi. Belki de en masumumuzdu. Ya da biz mi öyle sanıyorduk? Elbette aklımızda bir çok soru vardı. Nova nasıl ölmüştü? Kim öldürmüştü? Bu mesajı kim atmıştı? İhanet yanı başımızdaydı da biz fark edemeyecek kadar kör mü olmuştuk? Ve bu soruların en kötüsü de şuydu. Ki aklımızın baş köşesindeydi: Neden? Neden Nova ? Bu soruyu aklımıza tabii ki Atlas sokmuştu. Evet Nova’nın abisi olan Atlas ATEŞKAN. Aslında benim bildiğim ee şey.. 1...2...3 gündür falan uyumamıştı. Canından çok sevdiği kardeşinin katilini arıyordu ama ne bilsin katilin burnunun ucunda olduğunu. Bilmiyordu. Kimse bilmiyordu . Zaten bilemezlerdi. FLASHBACK – 4 TEMMUZ 2024 Yaz gününde yağmur. Ne anlamı olabilirdi ki. Sadece bir yaz yağmuru. İyi insanlar ölmeden önce yağmur yağarmış , ne tesadüf... Atlas kafa yapan, IQ seviyesi toplam 5 civarı olan, sürü gibi 10 kişilik arkadaş grubunun yanından kardeşi Nova ile ayrıldı. Birlikte eve yürüyorlardı. Tabii o zaman Nova ölmemiş, Atlas neşeliydi. En azından şimdilik. Hiçbiri istemeden de olsa büyük kayıplar verecekleri , kurallarından haberleri bile olmayan bir oyunun parçası olduklarını bilmiyordu. En azından şimdilik. Nova abisine baktı: “Abi , bugün biraz değişik hissediyorum. Ya, bi şey olacak gibi.” Atlas gülümseyip kardeşine baktı. Kolunu omzuna atıp kendine çekti: “ Ne olabilir ki. Paranoyaklık yapma abicim.” 2 SAAT 34 DAKİKA SONRA... “Alo?” “ Merhabalar. Nova Ateşkan’ın abisi siz misiniz?” “Evet. Buyurun bir sorun mu var?” “Efendim çok üzgünüz. Kardeşiniz Hayatını kaybetti.” Telefon Atlas’ın elinden düştü. Yanındaki Miran: “ Abi .Abi. ATLAS N’OLDU OĞLUM. Atlas cevap versene” Dedi Atlas’ı dürterek. Miran Atlas’ın çocukluk arkadaşıydı. Neredeyse tüm sırlarını bilirdi. Atlas’ın beyninde yankılanan o son cümle idi: Hayatını kaybetti Hayatını kaybetti Kardeşiniz hayatını kaybetti. Atlas mırıldandı: “ Ölmez , ölemez. Bırakmaz beni o.” Miran: “Abi kim ölmüş?” Atlas delirmiş gibi gülümsüyordu. Evet , kabullenemiyordu. Kabullenemezdi. İnsan en büyük kaybını kabullenebilir miydi? Miran telefonu yerden aldı. Kulağına götürdü. “Alo. Ne için aramıştınız?” “Nova ATEŞKAN , söylemesi zor ama sizlere ömür...” Miran da dondu. “N-ne nasıl yani?” dedi kekeleyerek. Arayan hastane görevlisi devam etti: “Vücudunda bildiğimiz kadarıyla 17 bıçak yarası ve boynunda morluk izleri var. Tekrar başınız sağ olsun.” Arama sona erdi. 1 dk. 23 sn. 17 17 mi? Nasıl yani , Atlas’ın uğurlu rakamı kabusu mu olacaktı? Paranoyaklık yapma demişti. Nova’nın söyledikleri acı bir şekilde gerçekleşmişti. İçine doğmuş, hissetmişti öleceğini. Ama Atlas ona inanmamıştı. 2 saat 34 dakika önce... Nova neşeli bir şekilde kapıdan girdi: “Abi ben dışarı çıkıyorum.” Atlas okuduğu kitaptan başını kaldırdı. “Tamam abicim dikkat et.” Nova abisine sarıldı. Son sarılmasıydı. Haberi bile yoktu. Öylesine bir cümle değildi. Son cümlesiydi. Haberi bile yoktu. Gülümsüyordu. Son gülümsemesiydi. Haberi bile yoktu... “Akşam görüşürüz. Çok geç kalmam.” Bu bir yalandı. Bir daha dönemeyecekti. Geç kalacaktı. Ve ölmesine 2 saat vardı. Nova evden çıktı. Gelen kapı sesinin ardından Atlas kitabını okumaya devam etti ve şöyle bir alıntı ile karşılaştı: “ İyi insanlar ölmeden önce yağmur yağar. Evrenin kanunlarıdır bunlar.” Ve elbette buna ilk başta anlam veremedi. 2 saat 34 dakika sonra...…