Zihinde Kaybolan Bedenler

9 • Aurelia

Yazar:

Zihinde Kaybolan Bedenler - Lea kitap kapağı
Zihinde Kaybolan Bedenler kitap kapağı

Hava henüz aydınlanmamış ve odanın içerisi ürkütücü derecede karanlık iken yanındaki hareketlenme ile yavaşça uyanıyor genç adam. Bilinci açık fakat gözleri kapalı olduğu için hissediyor sevgilisinin adeta robotik hareketlerle, hızlı bir şekilde yataktan kalkmasını ve odanın çıkışına doğru adımlamasını. Uykunun baskınlığı öylesine fazla ki Lachlan gözlerini açmakta ve sevgilisini durdurmakta zorlanıyor. Genç kadının bedeni tamamen hissedilmeyene, odayı terk edene dek Lachlan gözlerini açamıyor. Gerçekten uyanıp yataktan kalkana kadar birkaç dakika geçmiş olması muhtemel. Ayaklarını aşağı sarkıtıyor, gözlerini ovuşturuyor, komodinin üzerinde parlayan saate bakıyor. 04:10. Zihninde dolanan birkaç ihtimal var sevgilisinin neden sabaha karşı uyandığı hakkında. Lachlan derin bir nefesi ciğerlerine dolduruyor ve ayağa kalkıyor. Karanlık odada el yordamıyla iç çamaşırını bulup giyiyor. Yavaş adımlarla odadan çıkarak sevgilisini aramaya başlıyor. “Leah?” Seslenişi mırıltıdan farksız, sesinde az uyumuş olmanın getirdiği sersemlik seziliyor. Adımlarını sakin ama bir o kadar temkinli bir şekilde atıyor. Geçtiği her bir odayı kontrol ederek sevgilisine sesleniyor fakat sonuç alamıyor. Leah gecenin bu saatinde nereye kaybolmuş olabilir? Muhtemelen çıplak bir şekilde… “Leah?” Mutfağın kapısına ulaştığında seslenmesi yarıda kesilircesine sesi kısılıyor. Genç kadının bedenini mutfak tezgâhına yakın bir yerde buluyor. Tüm ev karanlığa gömülmüş olmasına rağmen mutfağın açık penceresinden içeriye Ay ışığı sızıyor ve keskin bir soğuk doluyor. Adımlarını hızlandırarak genç kadının yanına ulaşmaya çalışırken kadının bir anda arkasını dönmesi ile duraksıyor. Gördüğü manzara ile önce yeşil gözleri büyüyor genç adamın, ardından yutkunarak durumu sindirmeye çalışıyor. Leah, üzerine Lachlan’ın gömleğini geçirmiş bir şekilde mutfakta dikilirken elindeki büyük bıçak dikkat çekiyor. Bıçağın keskin kısmı parlıyor Ay ışığında. Işık yansıyarak Lachlan’ın gözünü alıyor. Gözlerini kısmak zorunda kalıyor genç adam, yine de durumu anlamakta zorluk çekmeden hemen ona atılmaya çalışıyor. Fark ettiği bir şey daha var ki Ay ışığında parlayan bıçağın üzerinde kan damlaları bulunmakta. Genç adam kan damlalarının zemine dökülmesini izliyor birkaç saniye, gözleri kan damlalarının ait olduğu yeri aramaya başlamadan önce. Çok sürmüyor, Lachlan sevgilisinin karnındaki izleri görüyor. Avucu içinde kavradığı bıçağı karnına değdirdiği ilk anda yakalanmış olan genç kadın duraksıyor ve bıçağı çekerek başını kaldırıyor. Lachlan onu gördüğünde genç kadın çoktan ilk darbeyi vermişti bile, genç adamın olayı kavrama ânında bıçağı karnından çekmişti kadın. Sevgilisinin şaşkınlığını ve telaşını fark ettiğinde gülümsüyor. “ Merhaba , Lachlan,” diyor, sanki az önce kendisine zarar vermemişçesine sakin ve güçlü bir sesle. “Seni görmeyeli epey zaman oldu.” Lachlan bu sesi tanıyor. Bu tınıyı, bu kendinden emin ifadeyi ve gülümsemeyi... Gerçekten uzun zaman oldu onu görmeyeli. Genç adamın göğsü bu durumun getirdiği şaşkınlık ve endişe ile hızla inip kalkarken kadında hiçbir değişiklik olmuyor, acıyı hissettiği bile fark edilmiyor. Ay ışığının yüzünde parladığı genç kadına dikkatle bakıp kaşlarını kaldırıyor Lachlan. “ Aurelia ?” Sesi öylesine kısık ki pencereden gelen soğukla titriyor. Aurelia bu soğuktan etkilenmemiş gibi görünüyor fakat Lachlan ikisinin de çıplak bedenlerini soğuktan koruma isteğiyle doluyor. Aurelia , yıllar sonra görebildiği sevgilisiymiş gibi bakıyor genç adama. Ona doğru birkaç adım atıyor elindeki kanlı bıçağı ve karnındaki yara izini umursamadan. Boşta kalan elinin parmaklarını götürüyor genç adamın yüzüne. “Hâlâ çok yakışıklısın. Seni gerçekten özledim,” diye fısıldıyor onun yanağını okşarken. Lachlan kadının soğuk parmaklarını teninde hissetmesiyle irkiliyor. Saatler önce ona dokunan ve onun dokunduğu ten değilmiş, başka birine aitmiş gibi hissettiriyor o soğuk parmaklar. Aurelia’nın yüzündeki gülümseme, başka biri olduğuna işaret ediyor aslında. Genç işadamının s…

Bölümün tamamını WritePad'de oku