4 • Zihindeki Değişimler
Yazar: Lea

Alanında oldukça ünlü ve birçok ödüle, kitaba sahip olan Psikiyatrist Elias Jordan’ın on beş yıldır çalıştığı psikiyatri alanında çözmek için çok uğraştığı ve sınırlarını aştığı tek bir hasta duruyor karşısında: Leah Aurelia Grayson. Doktor Jordan bu genç kadın için kendisini epeyce aşmış, hatta birkaç etik kuralını bile çiğnemiş bulunmakta olduğunun epey farkında. Ancak bunu çoğu zaman umursamaz. “Kollarına ne yaptın, Leah ?” diye soruyor. Karşısındaki genç kadının kim olduğunu bilme düşüncesi ise onu rahatlatıyor. Bu, Leah ile ilk kez karşılaşması değil. Aslında onun hastası olan kişi Leah. Mavi gözlerini odadaki büyük kitaplığa kilitleyen Leah, üzerindeki gri kazağın kollarını çekiştiriyor ve kollarındaki yaraları saklamaya çalışıyor. Ancak nafile, Doktor Jordan zaten gördü Leah’nın ince ve beyaz kollarındaki çiziklerle dolu kan pıhtıları ile üzerindeki sargı bezlerini. Sorusunu sorma sebebi ise cevabını bildiği hâlde bunu Leah’nın ağzından duymak istemesiydi fakat Leah’nın ağzını bıçak açmıyor. Üzerindeki siyah takım elbisesinin ceketini düzelterek koltuğunda rahatsızca kıpırdanıyor psikiyatrist. Leah’nın ağzından bir şeyler koparmak, Aurelia ile konuşmaktan çok daha zor; Doktor bunun farkında. Aurelia ile arasındaki ilişkinin farklı boyutlara taşınmasından duyduğu rahatlık, genç kadının kişilik özelliklerine değdiğinde çarpmanın etkisiyle dağılır ve Elias kendini savunmasız hissetmek durumunda kalır her seferinde. Bu Aurelia değil. Burada savunmasız olan sen değilsin. Hadi ama Elias! Düşüncelerinin üzerine kendini toplamaya ve sorusunun ciddiyetini tekrar ele almaya karar veriyor. “Benimle konuşabilirsin Leah, biliyorsun,” diyerek güvence vermeye çalışıyor, bakışlarındaki yumuşaklığı ve dudaklarındaki küçük gülümsemeyi ona sunarak. Aurelia’nın dominantlığı ve ne yaptığını bilen yüz ifadesinin aksine Leah’nın yüzünde endişeli bir ifade barınıyor. Neler olduğunu anlayamıyor zihni, ne diyeceğini de bilemiyor dudakları. Doktorun karşısında öylece oturuyor. Havanın soğukluğuna karşın odanın içerisindeki ısıtma sisteminden yayılan sıcaklık onu rahatsız ediyor. Bir şekilde soğukla buluşmak, kendisini dışarı atmak istiyor. “Bilmiyorum,” diyerek dürüst bir yanıt veriyor sonunda. Doktor Jordan’a güveneceğini biliyor. “Ben... Bunları ben yapmadım.” Kollarının üzerindeki kumaş onu rahatsız etmişçesine tekrar çekeliyor kazağı. Yaralarının sızladığını hissediyor. “Ne olduğunu hatırlamıyorum .” Doktor Jordan anlarmış gibi başını sallıyor. Anlıyor. Sebebini biliyor. Siyaha yakın koyuluktaki gözlerini kaçırıyor iç geçirerek. “Leah, bunun sebebi...” Duraksıyor çünkü gerçeği dile getirmeye yetkisi olup olmadığını bilmiyor. Bunu söylemeye hazır mı? En önemlisi ise Leah bunu duymaya hazır mı? Ancak elbet öğrenmeli. Bununla birlikte başa çıkacağını ona söyleyecek ve tedavide yardımcı olacağının garantisini verecek. Ne de olsa bir psikiyatristin görevi budur, değil mi? Hava akımında bir değişiklik hissediyor. Ürperiyor. Gözlerini genç kadının gözlerine sabitlediğinde mavilerle karşılaşıyor ancak koyulaşmış ve büyümüş olan maviler ona sertçe bakıyor. Leah’nın endişeli yüz ifadesi veya ürkekliği gitmiş, yerine Aurelia’nın sert yüz ifadesi ile bunu-yapmamalısın-doktor bakışlarının altındaki soğukluk gelmiş. “Merhaba, Doktor Jordan.” Elias kendisini çeken bu sert, soğuk ama bir o kadar da seksi sesi duyduğunda geriliyor. Kaşlarını çatıp gözlerini kocaman açıyor bunu beklemediğini belirterek. Aurelia birdenbire ayağa kalkıveriyor ve kendinden emin adımlarını uyarıcı nitelikte atıyor doktora doğru. Parmağını ise hemşirelerin sus işaretine benzer şekilde havaya kaldırıyor, dudaklarına yaklaştırıp sus işareti yapıyor ve ardından gülümsüyor. Parmağını dudaklarından çektikten sonra ise doktorun korkudan ve şaşkınlıktan buz kesmiş yüzünde yol almasına izin veriyor. “Buna hazır değil, biliyor olmalısın doktor. O yüzden bunu yapmamanı tavsiye ederim.” “ Aurelia , sen nasıl…” Gözlerinde adeta şeytanı saklamış gibi gülümseyen genç kadın, parmağını bu kez dok…