Zihinde Kaybolan Bedenler

12 • Çözümü Olmayan Sorunlar

Yazar:

Zihinde Kaybolan Bedenler - Lea kitap kapağı
Zihinde Kaybolan Bedenler kitap kapağı

Dağ evinin geniş salonunda pencerenin önündeki mindere oturmuş olan genç kadın elindeki deftere bir şeyler karalıyorken sevgilisi ise kucağında tutmakta olduğu bilgisayarda işlerini yapıyor. Lachlan her ne kadar telefonunu kapalı tutacağına ve şirket işleriyle asla ilgilenmeyeceğine söz vermiş de olsa bu sözü tutamıyor. Telefonda durmadan birileriyle konuşuyor, bilgisayardaki dosyalarla ilgileniyor ve tatilde bile onu rahat bırakmayan çalışanlarına küfürler savuruyor. Genç adam yine bir şeyler söylenmeye başlamışken Leah kalemiyle yazma işine bir son verip başını çeviriyor ve sevgilisine bakıyor. Onu bu hâlde görmek Leah’yı üzüyor. Son zamanlarda Lachlan’ı hiç bu kadar meşgul ve sinirli görmemişti. Genelde genç adam bir şekilde sinirini ona yansıtmamayı başarıyor. Fakat şimdi durum farklı, Lachlan fazlasıyla sinirli görünüyor. Leah onun sinirlerini gevşetmek amacıyla kalemi ve defteri bırakıyor, minderinden kalkıyor. Yavaş adımlarla ve ses çıkarmadan, neredeyse parmak ucunda ilerliyor. Lachlan koltukta uzandığı için Leah’a arkası dönük, böylece Leah’nın yaklaştığını görmüyor. Onun adımlarını hissetmiyor bile. Önündeki bilgisayarda açık olan birçok sekmeyi teker teker kontrol ediyor, yazıları okuyor. Onun arkasına gelmiş olan Leah ellerini yavaşça yerleştiriyor sevgilisinin omuzlarına. Parmaklarını hafifçe hareket ettirerek ona masaj yapmaya başlıyor. Lachlan’ın vücudu, sevgilisinin bu hareketiyle beraber gevşiyor. Gözlerini kapatıp gülümsüyor genç adam. Sevgilisinin ona hissettirdiği tüm hisler geri gelmiş, onun varlığını hatırlamış gibi geri kalan her şeyi unutuyor. “Sen harika bir şeysin...” Lachlan’ın gevşemiş vücudunun verdiği rahatlıkla dudaklarından çıkan mırıltı, ikisinin de kıkırdamasına neden oluyor. “Bu tatil bana iyi geliyor fakat seni yoruyor,” diyor Leah parmaklarının yavaş hareketlerini sonlandırıp sevgilisinin kulağına doğru eğilerek. Kollarını onun boynuna sarıyor. “Lütfen kendini yorma.” Keşke , diye geçiriyor içinden Lachlan. Keşke yapabilsem. Keşke seni daha çok mutlu edebilsem. Tüm bu keşkelere farklı cümleler ekleniyor: Keşke zihninde yaşayan bir kötülük olmasaydı. Keşke o doktorla birlikte olan bir kişiliğin olmasa... Son cümle, genç adamın canını çok fazla yakıyor. Zihninden geçen bu cümleyle beraber gözlerini açıyor. Sevgilisini kaybediyormuş gibi ona daha çok sarılıyor ve onu kollarından çekiyor. Leah onun ne yapmaya çalıştığını anlayarak koltuğa oturuyor. Kucağındaki bilgisayarın kapağını indirip bilgisayarı sehpaya bırakıyor Lachlan. Yanına oturan sevgilisinin ellerini tutuyor, onu tekrar kendine doğru çekiyor. “Önemli olan sensin,” diyor bir çırpıda. “Senin iyi hissetmen için buradayız.” “Lachlan, hayır...” Leah başını sallıyor iki yana. “Şirketten izin alıp kendine zaman ayıracağını söylemiştin. Neden bunu yapamıyorsun?” Aslında Lachlan istese yapabilir. Kim onu durdurabilir ki? Fakat o, sevgilisinin daha rahat zaman geçirmesi, zihnini boşaltması ve romanına devam edebilmesi için onu rahat bırakmak istiyor. Böylelikle kendisi de onun yanında oluyor ama işlerle ilgileniyor. Yemeklerin çoğunu bile Lachlan yapıyor, Leah ısrar ederse birlikte yapıyorlar. Noeli bu şekilde geçirdiler, artık sona yaklaşıyorlar. İkisi de buradan gitmek istemiyor. Lachlan sevgilisine sadece gülümseyerek karşılık veriyor. Onu kendisine daha çok çekiyor, ona daha sıkı sarılıyor. Sanki onu hayatında bir daha asla ve asla bırakmak istemediğini belirtiyor. Kapağı kapalı duran bilgisayara sadece bir kez değiyor gözleri. Siktir et , diyor. Sevgilinle geçireceğin zaman, her şeyden daha önemli. O, daha önemli. Onun zihin sağlığı da sana ve ilişkinize bağlı. Dışarıda kar yağmaya başlıyor tekrar. Onlar ise her gün izleyip bitirdikleri DVD koleksiyonundaki en sevdikleri filmi tekrar izliyorlar. Ne Lachlan bir daha geri dönüyor işlere ne de Leah romanı yazmaya devam ediyor. Daha önce söz verdikleri gibi telefonlarını kapatıyorlar. Filmin son ve duygusal dakikaları yaklaşırken Leah başını çevirip filmi milyonuncu defa da izlese yine ayn…

Bölümün tamamını WritePad'de oku