11 • Hüzünlü Kış Şarkısı
Yazar: Lea

Noel tüm hızıyla geldiğinde kış daha sert geçiyor. Bu Noel’de Lachlan, sevgilisinin içinde bulunduğu durumu fark ettiği için onu mutlu etmek istiyor. Böylelikle şehrin tepelerinde bulunan ve genç adamın ailesine ait olan dağ evine gitme kararı alıyor. Bunu Leah’ya söylediğinde genç kadının durgun yüzünde bir gülümseme oluşuyor. Bir haftalık Noel tatilinde -aslında Lachlan için tatil bile değil, genç CEO bunun için şirketten izin almak zorunda- dinlenmek üzere dağ evine doğru çıkıyorlar. Yol boyunca Leah dışarıda asla kalkmayan kar manzarasını izliyor arabanın camlarından. Lachlan onun yüzündeki mutlu ifadenin gidip geldiğini görebiliyor. Arabayı karlı yollarda sürerken göz ucuyla sevgilisini izliyor. “Doktor Jordan ile bir sonraki görüşmen ne zaman?” diye soruyor usulca. Sağ elini direksiyondan ayırıyor ve Leah’nın kucağında birleştirdiği ellerine doğru götürüyor. Genç kadının elini kavrayıp avucu arasına alıyor. Leah bir cevap vermeyip sessiz kaldığında Lachlan birkaç saniyeliğine başını çevirip ona bakıyor. “Onunla görüşmek istemiyorsan ve sana iyi gelmiyorsa onunla görüşmeyebilirsin. Başka bir doktor bulabileceğimize eminim.” “Doktor Jordan, alanında uzman olan iyi bir psikiyatrist,” diye mırıldanırken buluyor Leah kendini. Zihnindeki endişelere karşın bunu diyebiliyor olması genç kadının canını sıkıyor. Doktor Jordan ile konuşmayı seviyor aslında. Tek sorun, sadece iki gün önce öğrendiği bir gerçek. Doktor ile olan ilişkisinin çok başka boyutlara ulaştığı gerçeği... Genç kadının Aurelia’yı öğrendiğinden sonra bu gerçeği öğrenmesi, canını hiç olmadığı kadar sıkıyor. Sevgilisinden aldığı cevapla elini çekiyor Lachlan. Dikkatini tekrar çeviriyor yola, elini tekrar koyuyor direksiyona. Arabayı sürmeye devam ederken direksiyonu sıkıyor. Endişesini kadına hissettirmemek için kendisini zorlayarak derin bir nefes alıyor. Küfürleri zihninden geçiriyor fakat asla sesli olarak söylemiyor. “Evet ama...” diyecek oluyor Lachlan anlık bir tereddütle, sevgilisinin vereceği tepkiyi hayal ediyor ve bu tartışmayı arabada yaşamamak için susuyor. Bir haftayı yalnız, herkesten uzak bir yerde geçirecekleri için mutlu olması gerekiyor. Leah da Lachlan’ın susmasından yararlanarak başını ellerine eğiyor ve Lachlan’ın artık tutmadığı ellerine bakıyor. Ah, Lachlan bir bilse bu ellerin bir can aldığını! Ne düşünür onun hakkında? Sevgilisinin bir katil olduğunu -hayır, katil bir kişiliğe sahip olduğunu- bilse ne yapar? Lachlan her zaman onun yanında olmuştu. Yine olur mu, Leah bunu merak ediyor. İkisi de yol boyunca bir daha bahsetmiyor doktordan. İkisinin de bildiği acı gerçek, havada asılı kalıyor. Bu aldatıcı gerçek, ilişkilerini zedeleyebilecek güçte olduğu için ikisi de konuşmuyor. Aradaki hüzünlü sessizliği bozmak isteyen Lachlan radyoyu açıyor, onlar kadar hüzünlü bir kış şarkısı süzülüyor aralarına. Şarkının sözlerini mırıldanırken başını çevirerek sevgilisine bakıyor Leah. Genç adamın mükemmel olan beyaz yüzünün bir kısmını inceliyor. Adamın çıkmaya başlayan hafif sakallarına dokunmak, parmaklarını kumral saçlarından geçirerek onu öpmek istiyor. Doktor Jordan’ı öptüğünden daha aşkla ve şehvetle öpmek istiyor sevgilisini. Çünkü onu seviyor, sadece onu seviyor; yanında oturan ve arabayı dikkatle süren Norveçli genç adamı tanıdığı günden beri ona âşık olan kalbi, başka birini istemiyor. “Özür dilerim.” Lachlan gözlerini yoldan ayırmadan mırıldanıyor. “Senin üstüne gitmek istemiyorum. Doktor Jordan ile iyi anlaşıyorsun, onu bırakıp başka biriyle görüşmen iyi olmaz.” Leah başını sallıyor. Doktor Jordan ile gerçekten çok iyi anlaşıyormuş, bunu yeni fark ettiği için kendisine kızıyor. Etik kuralları asla çiğnememeliydiler ... Yaklaşık on beş dakika daha geçiyor bomboş olan dağ yolunda. Arabanın ısıtıcısından gelen sıcaklık ile iyice mayışmış olan Leah hemen kıvrılarak uyumak istiyor. Gözlerini kapatıp birkaç dakika daha geçireceği sırada Lachlan yumuşak bir tonda onun ismini mırıldanıyor: “Sevgilim, geldik.” Leah gözlerini kırpıştırarak açıyor ve üz…