1 • Zihne İlk Bakış
Yazar: Lea

Hikayenin fragmanı buradadır. Krem ve kahverengi renkleriyle harmanlanan sadelikteki odada, klasik hasta koltuğunda oturan genç kadın camdan dışarı bakıyor. Siyah saçlarının doğal dalgalar halinde çevrelediği yüzünde bir mimik dahi oynamıyor. Camdan dışarıyı seyrederken dışarıdaki soğuk havanın sinsi ve kötü şeylere gebe olacağını bildiği gibi bu kötülük onu çektiği için burada oturmak bir nevi canını sıkıyor. Bedenini bir an önce dışarıya atmak istiyor kadın. “ Kış geliyor, Doktor. ” Camdan dışarıyı seyrederken mırıldandığı sözcüklerin ardından robotik hareketlerle başını çeviriyor karşısındaki deri koltukta oturmakta olan adama. “Ve benim yazmam gerekiyor.” Genç kadının mavi gözleri ile kesişiyor doktorun kemik çerçeveli gözlüğünün ardındaki siyaha yakın koyu kahverengi gözler. Adam başını hafifçe yana yatırarak cevap veriyor genç kadına. Yüzüne küçük bir gülümseme konduruyor ve kadını kendinden geçirip baştan çıkaran İngiliz aksanı ile konuşuyor. “Öyleyse neden yazmıyorsun, Aurelia ?” Aurelia , adamın siyah saçlarına ve siyaha yakın gözlerine bakarak yüzündeki gülümseme ile beraber adamın yüzünün çekiciliğini inceliyor birkaç saniye boyunca. Kemik gözlükler, doktorun yüzüne yakışıyor. İç geçiriyor genç kadın, gözlerini siyah saçlı psikiyatristinden çekerek odadaki kitaplara bakıyor. “ Bir şey beni geriye çekiyor. İçimdeki bir güç. Bunu biliyorsunuz.” Büyük kitaplıktaki kitaplar fazla. Aurelia elini uzatıp birkaç tanesini karıştırmak istiyor fakat bunu daha önce zaten yapmıştı. Bu odaya defalarca kez gelmiş, hissettiklerini ve içerisindeki gücü anlatmış ve doktorun Aurelia için özel olan siyah kaplı defterine notlar almasına izin vermişti. O defterde ne yazdığını merak eden bir yanı, bir gün onu çalması için genç kadının içindeki bir şeyleri tetikliyor fakat Aurelia bunu yapmayacak. “ O gücün ne olduğunu düşünüyorsun?” Bakışlarını yeniden çeviriyor pencereye. Doktorun sorusuna cevap vermeyecek. Dışarıdaki soğuk kasım havasının getirdiği güzellikleri izlerken dudaklarını aralayıp doktorun sorusuna yanıt vermek yerine kendisi başka bir soru soruyor: “Kış gelince ne olacağını biliyor musunuz, Doktor Jordan?” Adam kaşlarını kaldırıyor. Pencereye bakıp dışarısını bir kez daha seyre dalan genç kadını inceliyor ve birkaç şeyi de defterine not alıyor. “Ne olacak, Aurelia ?” Cevap vermeyi bir kez daha reddeden kadın gülümsüyor. “Süremiz doldu.” Ayağa kalkıyor ve topuklu ayakkabılarının zeminde çıkardığı sesle beraber adamın koltuğuna doğru ilerliyor. Siyah ojeli tırnaklarını adamın yanağında bir çizik açacakmış gibi gezdiriyor. “Bir sonraki seansımızda görüşmek üzere, Doktor Jordan.” Kadın topukları üzerinde geri dönüp odanın kapısına doğru ilerlerken Doktor Elias Jordan içini çekerek ona bakıyor. Leah Aurelia Grayson kesinlikle gizemli bir kadın. Doktorun bu gizemleri çözebilmesi, ona yardım edebilmesi için genç kadının bedenini değil zihnini anlaması gerekiyor.