Zifiri Tutku-

Büyüker ve çocuk

Yazar:

Zifiri Tutku- - Hanife i Bay kitap kapağı
Zifiri Tutku- kitap kapağı

Kütüphanenin o ağır, tozlu havası bir anda değişti. Kapıya yöneldiğimde, sanki görünmez bir duvarın çarptığını hissettim. Kapı kolu kilitli değildi ama bir türlü açılmıyordu. Karan, sırtı kütüphane raflarına yaslı, bana bakıyordu. Gözlerindeki o yoğun tutku yerini bir anlık şaşkınlığa bıraktı. ​"Çıkamıyoruz," diye fısıldadım, sesimdeki titremeye engel olamayarak. "Buradayız... bizi burada tutuyorlar." Karan ağır adımlarla yanıma geldi, elini havaya kaldırdığında sanki havada elektrik kıvılcımları çaktı. Gözlerini kıstı; o kehribar rengi irislerin etrafında siyah hareler dönmeye başladı. "Bu basit bir kilit değil," dedi, sesi her zamankinden daha derin ve tehlikeli bir tonda. "Bir mühür... Bir cadı mührü." ​Tam o sırada, rafların arasındaki karanlığın içinden hafif, adeta bir yılanın tıslamasını andıran bir kıkırtı yükseldi. Işıklar cılızlaştı, kitapların sayfaları kendiliğinden çevrilmeye başladı. Odanın tam ortasında, gölgelerin birleştiği noktada bir silüet belirmeye başladı. Karanlıkta dans etmeniz için sizi davet etmedim," dedi ses, sanki odanın dört bir yanından aynı anda geliyormuş gibi. "Sizi buraya kilitledim, çünkü zıt kutupların birbirini nasıl tükettiğini izlemeyi seviyorum." ​Karan, beni arkasına aldı, vücudunun o korumacı sertliğini sırtımda hissettim. "Ortaya çık!" diye kükredi. "Oyunun ne?" ​Cadı, kütüphanenin en karanlık köşesinden ağır adımlarla ilerledi. Üzerindeki pelerin, sanki canlıymış gibi etrafında dalgalanıyordu. "Oyun yok, sadece bir sonuç var," dedi cadı, parmağını bize doğru doğrultarak. "Biriniz avcı, biriniz kurban... Ama şimdi, bu kütüphanede ikiniz de benim oyuncağımsınız. Bu mühür sadece kanla bozulabilir, ama kimin kanı olacağına siz karar vereceksiniz Karan’ın eli, boynumdaki nabzın attığı yere doğru kaydı, tırnaklarını derime hafifçe bastırdı. "Bizi burada birbirimize kırdıracağını mı sanıyorsun?" diye sordu Karan, cadıya bakarken ama gözleri hala benimkilerdeydi Cadı, kütüphanenin loş ışığında, parmak uçlarında süzülen mor bir sisle bize doğru ilerledi. Sesindeki o karanlık tını, odadaki havayı daha da ağırlaştırıyordu. "Kan..." diye fısıldadı cadı, gözleri Karan’ın üzerinde dururken. "Kadim bir bağın, bedeli de kadim olur. Birinizin yaşamı, diğerinin özgürlüğü olacak. Seçim yapmanız için sadece gün doğumuna kadar vaktiniz var." ​Karan, cadının sözleri üzerine duraksadı. Beni köşeye iyice sıkıştırdı, bedeniyle beni duvar ile kendi arasında bir kalkan gibi hapsetti. Gözlerinde daha önce hiç görmediğim bir kararlılık vardı. Karan, cadının sözleri üzerine duraksadı. Beni köşeye iyice sıkıştırdı, bedeniyle beni duvar ile kendi arasında bir kalkan gibi hapsetti. Gözlerinde daha önce hiç görmediğim bir kararlılık vardı. ​"Senin kanını asla almayacağım," dedi Karan, sesi bir yemin kadar sertti. Ardından, elini cadının bize doğru tuttuğu o büyülü mühürlü alana, yani havada asılı duran mor parıltılara uzattı. Acıyla hafifçe inledi, çünkü o büyü tenini yakıyordu. "Bizi burada kilitli tutabilirsin ama unuttuğun bir şey var," diye kükredi Karan, dişlerini sıkarak. "Ben bir avcıyım, kurban değil O an, Karan'ın elinden akan kan, kütüphanenin zeminine damladığında, odayı sarsan bir çığlık koptu. Mühür, kanla tepkimeye girdi ve raflardan kitaplar havaya fırlamaya başladı. Cadı, bu beklenmedik hamle karşısında geri çekildi, yüzündeki o sinsi gülümseme yerini öfkeye bıraktı. ​"Kendi kanını feda etmek mi?" diye haykırdı cadı, sesi yankılanırken. "Bu senin sonunu getirir, ölümsüzlükten vazgeçiyorsun!" ​Karan, bana doğru döndü; yüzü yorgun ama bakışları eskisinden daha tutkuluydu. "Seninle geçireceğim bir saniye, sonsuz bir yaşamdan daha değerli," dedi ve beni kendine doğru çekti, dudakları tenime değdiğinde büyünün yarattığı o soğukluk yerini yakıcı bir sıcaklığa bıraktı Mühür, etrafımızda dağılırken, kütüphanenin duvarları adeta çatlamaya başladı. Cadı, gölgelerin arasında kaybolmadan önce son bir kez bize baktı: "Bu sadece bir başlangıç. Karanlığa bir kez adım attınız, artık dönüşü yok." ​Duvarlar yıkılırke…

Bölümün tamamını WritePad'de oku