🕊️ZEYNEB-İHARUN 🕊️

47. Bölüm: Kanlı Çınar ve Yarıda Kalan Okyanus

Yazar:

🕊️ZEYNEB-İHARUN 🕊️ – Hanife kitap kapağı
🕊️ZEYNEB-İHARUN 🕊️ – Hanife kitap kapağı

https://music.youtube.com/watch?v=pB9QcCIWCjQ&si=0yI5RfqEwAisUo_V "Evet... Senin Harun'unum Zeynep..." Sözleri doğrudan kalbimin ortasına mühürlenirken yüzümün alev alev yandığını, domates gibi kıpkırmızı kesildiğimi hissediyordum. Bu hisse, bu adama ve en çok da onun bu sarsılmaz varlığına alışmam zaman alacaktı. Kalbim göğüs kafesimi yırtmak istercesine çarpıyordu. Gözlerimi kaçırarak fısıldadım: "Tamam Harun... Bakma öyle..." Harun içten, muzip bir kıkırtıyla karşılık verdi: "Nasıl bakmayayım Zeynep'im?" "Boncuk boncuk..." "O kadar tatlısın ki ne yapayım çileğim?" "Off Harun! Fazla sıcak oldu burası..." Dedim ve elimi bir yelpaze gibi yüzüme doğru sallamaya başladım. Harun gülüşünü gizlemeden, "Hava sıcak ya, ondandır," diye takıldı. İnşallah havadandır... diye geçirdim içimden. Utançtan yerin dibine girmek üzereydim. "Evet ya, ondandır..." Dedim. Sonra yelpaze yapmayı bırakıp ellerimi kucağımda topladım, heyecandan parmaklarımla oynamaya başladım. "Ee... Şimdi ne yapacağız?" Harun muzipçe gülümsedi. "Sen söyle Zeynep. Sana bir sürü teklif yaptım, hâlâ net bir cevap bekliyorum." İçimi tarif edemeyeceğim kadar büyük bir heyecan kaplamıştı. Bugünü, bu anı çocukluğumdan beri hayal bile edemezdim. Yüzümdeki neşeyi hafifçe gizleyip ciddiyetle gözlerine baktım. "Harun... Ben yıllardır çöp adam bile çizmiyorum. Yeniden nasıl çizeceğim?" "Sen o kadar yeteneklisin ki ben sana sonuna kadar inanıyorum Zeynep. Kursa gidersin; bizim orada, Maltepe'de Güzel Sanatlar Fakültesi var. Oranın yetenek sınavına başvuru yaparsın. Tabii önce YGS'ye girersin." Sırf onu denemek ve o tatlı kıskançlığını görmek için yalandan kaşlarımı çattım. "Neden Maltepe? Belki ben şehir dışında okumak istiyorum..." Harun’un yüzündeki muzip tebessüm bir anda silindi. Şaşkınlıkla kaşlarını çattı. "Zeynep, ciddi misin? Dört sene benden uzakta yaşayabilecek misin? Ayrıca... Biz evlenmeyecek miyiz?" İçimdeki kıkırtıyı bastırarak ciddiyetimi korudum. "Sana okuyacağım dedim Harun. Okul bitmeden evlenmem... Kazanırsam tabii. Ayrıca sana kaçacağım dedim, ben!" Harun resmen bozulmuştu. Yüzü asıldı. "Zeynep, sen ciddi misin? Kaçacaksın, öyle mi? Biz nişanlıyız; ben gelecek yaza doğru evleniriz diye düşünmüştüm." "Harun, hem bana 'Oku, yeniden çiz' diyorsun hem 'Gelecek yaza evleneceğiz' diyorsun! Okurken seninle nasıl evlenebilirim?" Dedim. İçimden kıkır kıkır gülüyordum; kızınca, kaşlarını çatınca ayrı bir tatlı oluyordu bu adam. Ayağa kalktı. kaşları iyice çatılmıştı. "Zeynep, biz zaten evliyiz seninle, farkında mısın? Sadece resmi nikahımız eksik. Sevdiğim kadının benden uzakta olmasına izin verir miyim sanıyorsun?" Onun bu ciddi ve korumacı haline dayanamadım. Yavaşça oturduğum yerden kalkıp tam karşısına dikildim. "Tamam, kızma Zey-Okya'm... Kaçmaktan vazgeçtim," dedim sesimi yumuşatarak. "Seni ben zaten gözlerime çizmişim, kağıda çizsem ne olacak? Bakmaya kıyamadığım, her defasında Okyanus'una yelkenlerimi indirdiğim tek adamsın sen benim. Bendeki yerini bir bilsen... Yıllarca o derinlikte nasıl kaybolduğumu bir anlasaydın... Ben... Ben senin gülüşüne vuruldum be adam! Hangi kitapta yazar; insan böyle güzel gülen, bir adamın mavi okyanusunda nasıl huzuru bulduğu?" Harun duyduğu cümlelerle adeta mest oldu. Bakışlarındaki sertlik bir anda eridi, yerini derin bir hayranlığa bıraktı. Bense kendi söylediğim laflara şaşırıyordum; bu romantik sözleri eden gerçekten ben miydim? Öylece onun mavi okyanuslarında asılı kaldım. Harun bana doğru bir adım daha attı. Sıcak elini yanağıma koydu; yüzü yüzüme, gözleri gözlerime teffuz edilemez derecede yaklaştı. Parmakları usulca saçlarımın arasına kaydı. Adeta fısıldayarak konuştu: "Seni çok seviyorum, çileğim..." Kalp atışlarım kulaklarımda çınlamaya başladı. Buram buram gül kokan adam tam karşımdaydı ve beni seviyordu. Heyecandan, Ne yapacağımı bilemeyerek gözlerimi sımsıkı kapattım. Yüzüme çarpan sıcak nefesini hissediyordum. Nefesi dudaklarıma doğru yaklaştıkça panikleyip gözlerimi daha da sıktım ve o refleksle elim istemsizce Har…

Bölümün tamamını WritePad'de oku