🕊️ZEYNEB-İHARUN 🕊️

36. Bölüm:Kırılan Büyü ve Zümrüt Zarafeti

Yazar:

🕊️ZEYNEB-İHARUN 🕊️ – Hanife kitap kapağı
🕊️ZEYNEB-İHARUN 🕊️ – Hanife kitap kapağı

Harun’un ekrandaki son mesajı zihnimde adeta bir yankı odası yaratmıştı: "İlkimsin..." Bu iki heceli kelime kalbimde tanımsız bir çalkantıya sebep oldu. Gerçekten o ilk kez hissettiği bir duyguyla mı yazmıştı bunu, yoksa hayatında ilk defa benim gibi dobra bir kadınla baş başa kaldığı için söylenmiş bir laf mıydı? İyice karmaşıklaşan düşüncelerimi susturmaya çalışarak parmaklarımı ekranda gezdirdim ve samimiyet kılıfına sığınarak "Allah kabul etsin Harun'cum..." yazıverdim. Harun’un cevabı gecikmedi; içten bir kıkırtının kelimelere dökülmüş haliydi sanki: "Harun'cum mu? O cevaba bu yanıt mı? Bu kadar mı Zeynep'çim..." Ekran karşısında yüzümü buruşturdum. "Zeynep'çim" hitabı kulağıma ne kadar da yapmacık, ne kadar da yabancı gelmişti. Zaten süslü laflardan, yapmacık sevecenliklerden hayatım boyunca hazetmemiştim; şimdi ne diyeceğimi, bu romantik baskıyı nasıl savuşturacağımı bilemedim. Çareyi her zamanki kestirme yolumda buldum: "Çok uykum var, by by." Telefonu komodinin üzerine bırakıp yatağa yayıldığım gibi kendimi uykunun emniyetli kollarına bıraktım. O sırada Harun, ekranın kararan ışığına bakıp bıyık altından gülüyordu herhalde. Bütün gece, sabaha kadar benim o dik başlılığımı, pervasız hallerimi ve gururumu düşünmüş. "Demek yıllarca kimseye gönül vermedin Zeynep..." diye geçirmiş içinden. "Senin hayatında ilk olmak o kadar kıymetli ki... Keşke aramızdaki bu mesafeleri aşabilsem, keşke şu an sana gerçekten ulaşabilsem..." Pazar sabahı, alt kattan gelen tıkırtılar ve taze demlenmiş çay kokusuyla uyandı mahalle. Ancak benim gözlerimi açmaya hiç niyetim yoktu. Yatak benim için o an dünyanın en güvenli limanıydı. Annem odanın kapısını zorlayarak içeri girdiğinde, yorganı kafama kadar çekmiştim bile. "Hadi kızım, kalk artık! Bugün nişanın var. Kahvaltını yap da kuaföre gideceksin, oradan da fotoğrafçıya..." Yorganın altından boğuk bir ses çıkardım: "Ya anne, gitmek istemiyorum kuaföre falan, uyuyacağım..." "Ne demek istemiyorum? Nişanın var senin!" "Anne alt tarafı nişan! Düğün mü ki kuaföre gidiyorum? Ayrıca söz neyimize yetmedi de bir de nişan icat ettiniz?" Annem ayağındaki terliği tehditkar bir edayla düzeltip, "Zeynep..." dedi, "Terlik geliyor bak, hadi kalk!" Söylene söylene yataktan kazındım. Saat henüz sabahın sekiziydi ve bu saatte uyanmak bana göre adeta bir işkenceydi. Banyoda yüzüme çarptığım soğuk su bile mahmurluğumu almaya yetmedi. Harun’un düğün heyecanıyla şimdiden yollara düşmüş olabileceği fikri ile kendi uykusuzluk sevdam arasındaki tezatlık, aynadaki aksime bakıp hafifçe gülümsememe sebep oldu. Üzerime dökümlü, salaş sarı gömleğimi geçirdim; altına da her zamanki emektar kot eteğimi giydim. Köyde eşofmanla gezmeme ses çıkarmayan annem, mahallede eteksiz sokağa adım atmama asla izin vermezdi. Aşağı indiğimde aile sofraya kurulmuştu. "Hadi kızım, otur da iki lokma bir şey ye, birazdan çıkarız," dedi annem. "Anne, benim bu saatte midemin hiçbir şeyi kabul etmediğini bilmiyor musun?" diyerek sandalyeyi geriye ittim. O sırada cebimdeki telefonun titreşimiyle irkildim. Ekranda Harun’dan gelen bir fotoğraf ve mesaj duruyordu: "Günaydın Çilek Kız... Pastamız nasıl olmuş, ilk sen gör istedim." Fotoğrafa bakakaldım. Muntazam kesimi, üzerindeki zarif detaylarıyla muazzam bir pastaydı bu. Şaşkınlıkla parmaklarım klavyede süzüldü: "Çok güzel olmuş. Hangi pastaneden aldıysan iyi iş çıkarmışlar. Çilekli pasta deme sakın..." Harun’un yanıtı anında düştü: "Zeynep ben yaptım, anlamadın mı? Çilekli değil; dışı frambuazlı, içi bol çikolatalı ve parçacıklı..." Mesajı okurken adeta ağzımın suları aktı. Pastanın tam ortasında taze bir çilek, etrafında ise kremayla ustaca işlenmiş bir 'Z' ve 'H' harfi duruyordu. Kendi kendime söylenmeden edemedim: "Baya yetenekli bu Harun... Lokantada harcanıyor valla, beraber bir pastane açsak zengin oluruz. Hem bununla evlenirsem mutfağa girip her şeyi yapar, hiç aç kalmam." Yine de duygularımı açık etmemeye çalışarak yazdım: "Eline sağlık, hakkını yemeyeyim güzel görünüyor. Benim zevkime göre…

Bölümün tamamını WritePad'de oku