ZARİNA

6- FEDA

Yazar:

ZARİNA - Ümran TAN kitap kapağı
ZARİNA kitap kapağı

Gece kuşunuz geldii, keyifli okumalar dilerim. Yorumlarınızı okurken çok keyif alıyorum. 🥹 özellikle satır aralarındaki tepkilileriniz >>> Yıldıza basmayı unutmayın diyerek sizi bölümle bırakıyorum 🪞 🪞 🪞 Aradan tam bir hafta geçmişti. Yılmaz Karahanlı öleli, abim Osman Karadağ katil olalı yedi uzun gün. Her geçen gün yeni bir felakete gebeydi. Çünkü bu evin üstüne çöken sessizlik, fırtına öncesi bir suskunluktu. İnsanın iliklerine kadar işleyen bu sessizlik, hiç hayra alamet değildi. Bu yüzden hepimiz tedirgin ve diken üstündeydik. Karahanlı'lardan haber gelmemesi, içimizdeki huzursuzluğu katlayarak büyütüyordu. Büyük bir şey planladıklarını içten içe biliyorduk. Buna sebep olan korku ise zihnime sızmış bir hastalık gibi beni içten içe kemiriyordu. Göğsüm daraldığında odamdan çıktım. Derin nefesler aldım ama iyi gelmiyordu. Çünkü hepsinden kötüsü o geceden sonra abimi bir daha görememiştim. Demirhan devreye girmiş ve Osman'ı hepimizden saklamıştı. Nerede olduğunu söylemiyor, görmemize ya da konuşmamıza izin vermiyordu. Kendince onu koruyordu ama hüküm bir kez verildi mi kimse önünde duramazdı. Bunu bilmeyecek kadar buralara yabancıydı. Avludan yükselen sesleri duyunca içimdeki sıkıntı daha da büyüdü. Merdivenlere doğru aceleyle yöneldim. Temmuz sıcağı yine cehennem gibiydi. Alnımdan süzülen teri silip adımlarımı hızlandırdım. Kapı her çalındığında onların geldiğini sanıyordum. Bizi bu korkuyla yaşatmak için bilerek beklettiklerini biliyorduk ama elimizden beklemekten başka bir şey gelmiyordu. Avluya çıktığımda amcam Muhsin'i, oğlu İsmail'i ve arkasından içeri giren yengem Gülfer'i gördüm. Babamların yanına geçtiklerinde istemeye istemeye onları karşılamaya gittim. Onlar içeri girer girmez evin havası değişmişti. Dedemden sonra amcam değişmişti çünkü. Daha önce hiç görmediğim bir sertlik vardı üzerinde. Bu mesafe özellikle babama yönelikti. Babamın ağalığa geçmesini bir türlü sindiremediği her halinden belliydi. "Selamun aleyküm," dedi ve babamın tam karşısına oturdu. "Aleyküm selam, hoş geldiniz Muhsin." "Hoş bulduk, bir gelişme var mı?" Yengemin yanına oturduğumda gözlerim babamdaydı. En küçük bir mimiğini bile gözden kaçırmak istemiyordum. Beni bu olayın dışında tutmak için elinden geleni yapıyordu. Fakat çabası boşaydı çünkü ben, olayın tam merkezindeydim. "Yok." "Bu iş böyle kalmaz," dedi amcam. Abimin yüzü bir anlığına gözlerimin önüne geldi. Kalmazdı. Artık hiçbir şey yerinde kalmazdı. Babam derin bir iç çekti. "Elbet gelecekler ve bu iş çözülecek." "Böyle oturup bekleyemeyiz," dedi İsmail. Babam sert bir bakış fırlattı ona. "Biz kimsenin ayağına gitmeyiz." Amcam tatsız bir gülüşle başını salladı. "En çok da bu gururuna özeniyorum biliyor musun? Yav ölseniz o gururunuzdan vazgeçmezsiniz." Babam ona döndü. "Babamızdan böyle gördük Muhsin." "Doğru," dedi kinayeli bir sesle. "En çok sen onun oğlusun. Ben bilmem tabii." Babam sıkılı dişlerinin arasından "Muhsin," dedi. "Canım burnumda kardeşim. Bir de sen başlama gözünü seveyim." Amcam iç çekti. "Haklısın abi, kusura bakma." "Varsa bir planınız anlatın dinlerim, yoksa eğer işime karışmayın." Amcam ellerini dizlerine dayadı ve bana baktı. "Soğuk bir şeyler getirsene kızım." Başımla onaylayıp ayağa kalktım. Zaten ortam o kadar gergindi ki biraz nefes almaya ihtiyacım vardı. Mutfağa geçtiğimde Canan abla karpuz kesiyordu. "Amcamlar geldi." "Duydum kızım, şu karpuzları ikram edelim. Dolaptan üzüm de çıkar." Dolabı açtığımda meyvelerin çoğunun ezilmek üzere olduğunu gördüm. İçim burkuldu. Abimden sonra evde yas havası vardı. Kimse doğru düzgün bir şey yiyip içmiyordu. Her gece mutlaka meyve yiyen babam, ağzına lokma koymaz olmuştu. Üzümleri yıkarken Canan abla ezilenleri çöpe atıyor bir yandan da içini çeke çeke konuşuyordu. "Ah ah... Meyve yetiştiremezdik biz bu eve." Sessiz kaldığımda devam etti. "Şimdi her şey çöp oluyor." Yazmasıyla gözündeki yaşı sildi. "Osman'ım bir çıksa bari sağ salim." Benim de gözlerim doldu. Abimi çok merak ediyordum. "Hiç haber yok mu kızım?" "Yo…

Bölümün tamamını WritePad'de oku