ZARİNA

4- HATA

Yazar:

ZARİNA - Ümran TAN kitap kapağı
ZARİNA kitap kapağı

Yorumlarınızı gerçekten merakla bekliyorum. Umarım okurken keyif alırsınız... Bir de yıldıza basar mısınız? 🪞 🪞 🪞 Ortamdaki hava saniyeler içinde buz kesmişti. Sırtımdan aşağı inen ürperti yüzünden titredim. Abim hemen yanımda durduğu için bunu fark etmişti. Bedeni gerilirken öfkesinin arttığını hissedebiliyordum. Taşmak üzere olan patlamayı dizginlemeye çalışıyordu. Çünkü o da benim gibi bu aileden nefret ediyordu. Yılmaz ise abim ve babam orada değilmiş gibi gözlerini dikmiş beni izliyordu. Sanki ona ait bir şeye bakıyormuş gibi rahat bir tavrı vardı. İnce dudaklarının kenarında beliren sinsi gülümseme midemi bulandırdı. Onu en son polis aracına bindirildiği zaman görmüştüm. Sünepeliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Bakışlarına tahammül edemediğim için bir adım geri çekilip abimle Demirhan'ın arasında durdum. Eskisi gibi cesur değildim, dikilemiyordum karşısında. Bu içimde bir yerlerin acımasına neden oldu. "Ne işi var bunların burada?" Abimin sorusu üzerine babam karşılarında duran divana oturdu. "Buyurun," dedi soğuk bir nezaketle. "Ne konuşulacaksa kısaca konuşulsun." Babaları Mehmet Karahanlı eliyle dizine vurdu. Sanki ondan rahatsız değilmişiz gibi takındığı bu rahat tavır, insanın sinirini bozuyordu. "Beni bilirsin, lafı dolandırmayı sevmem," dedi ağır şivesiyle ve konuya girdi. "Dediğim gibi hayırlı bir iş için geldik." Abim bir adım öne çıktı. "Sizin olduğunuz yerde hayrın ne işi olur?" Çok doğru söylemişti. Bu uğursuzların şanını bilmeyen yoktu. Yıldırım boğazını temizledi. "Anlamadım?" Abim ona dik dik bakarken "Bence gayet iyi anladın," dedi. Babam elini kaldırdı. "Osman, dur oğlum!" İfadesi sert olsa da sesi sakindi. "Babanı dinle evlat, büyüklerin lafına girme," dedi Yılmaz'ın babası. Ardından babama döndü. "Hayırlı iş Zarina ve Yılmaz'la ilgili." "Orada duracaksın," dedi babam. "Kızımın adını öyle istediğin gibi ağzına alamazsın, oğlunla aynı cümlede hiç kullanamazsın." "Kibirlenmek şeytana mahsustur Derman Ağa, hayırlı iş dedik kapına geldik. Bu tavırlar yakışmıyor sana." Abim hiddetle "Yeter," dedi. "Daha fazla bu saçmalığa seyirci kalmayacağım. Çıkın gidin evimizden yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim." Babam Karahanlılara döndü. "Yanlış zamanda, yanlış yerdesiniz." Sesinde aldatıcı bir sakinlik vardı. "Bu evde bir yasımız var, acımız taze. Yeni doğmuş da bir bebeğimiz var. Böyle bir niyetiniz varsa bile, her şeyin bir adabı vardır." "Biz niyetimizi söyledik—" Babam sözünü kesti. "Ben kızımın adını, acıyla dolu bir evde, böyle ağızlara aldırmam." Yıldırım iç çektiğinde "Derman Ağa," dedi yavaşça. "Sultan Ağa'dan sonra güce ihtiyacın var. O güç kapına geldi," dedi ve birkaç saniye duraksadı. "Geri mi çevireceksin?" Abim ona doğru atıldığında onu durduran Demirhan oldu. "Ulan sen kimsin de bize güç vereceksin piç! Sizin kanla yıkanan kirli gücünüze mi kaldık biz!" "Sakin ol Osman." Demirhan abimi uyarsa da abimin gözü onu görmüyordu. Öfkelendiği zaman hiçbir şeyi görmüyordu. İşte tam da bu yüzden ona bir şey anlatmaktan korkuyordum. Önünü arkasını düşünmeden saldırıya geçiyordu. "Haddini bil Osman. Terbiyeni takın, ben taktırmayayım." "Taktır da görelim Yıldırım!" "Yeter!" Babamın sesi avluda yankılandığında sessizlik çöktü. Eliyle kapıyı gösterip "Usulünüzle geldiniz usulünüzle gidin," dedi sadece. Mehmet Karahanlı dişlerini sıksa da başını eğdi. "Kız evi naz evidir. İlk gelişimiz böyle olsun." Ayaklandıklarında Yılmaz öfkeyle soluyordu. "Kıza sormadınız," dedi hiddetle. "Belki onun da gönlü var. Neden kestirip attınız?" Konuşurken gözleri bana çevrilmişti. Bu dediklerine inanıyor gibiydi. O an Demirhan araya girdi. "Senden şikâyetçi olduğunu kafana darbe alınca mı unuttun?" Yılmaz öfkeli bakışlarını Demirhan'a yönlendirdi. "Hep senin yüzünden. Sen kışkırttın onu." Sonra parmağıyla Demirhan'ı işaret etti. "Baba bana vuran polis bu işte." Çocuktan farkı yoktu. Benim küçük öğrencilerim bile ondan daha erkekti. Demirhan alayla güldü. "Ula kaç yaşında adamsın, hâlâ babanın arkasına mı saklanıyorsun?" Günler…

Bölümün tamamını WritePad'de oku