ZARİNA

2- KIYAM

Yazar:

ZARİNA - Ümran TAN kitap kapağı
ZARİNA kitap kapağı

Yorumlarınızı merakla beklemeye devam ediyorum, keyifli okumalar dilerim. ❤️‍🩹 🪞 🪞 🪞 Ertesi gün o kadar yorgundum ki okul saati geldiğinde bir türlü uyanamamıştım. Uykuyla uyanıklık arasında alarmı tam 3 defa ertelemiştim. Bu yüzden derse on dakika kadar geç kalmıştım. Koştur koştur okula geldiğimde müdür yardımcısına görünmekten korkarak hızlıca sınıfıma girdim. Geciktiğim için sınıf resmen kaynıyordu. Disiplini elime alıp sessizlik sağladıktan sonra derse başladım. İşimi seviyordum ama asıl hayalim kendi branşımda öğretmenlik yapmaktı. Fakat öyle bir bölümdü ki ücretli öğretmenlik için bile çağrılmıyordum. Zil çalınca dersi bitirip çay içmek için öğretmenler odasına girdim. "Günaydın." Sesim öğretmenler odasında çok da yankı bulmadı. Birkaç baş hafifçe kalktı, çoğu çayın buharına, telefonuna ya da yoklama defterine gömülüydü. Masaya doğru ilerlerken çantamı sandalyeye bıraktım. Ayaklarım hâlâ dünden kalma bir sızıyla zonkluyordu. Burada tek arkadaşım olan Elif'e bakındım. "Günaydın." Aradığım kişi tam arkamda duruyordu. Ona dönüp gülümsedim. "Günaydın Elif, seni arıyordum bende." Beraber pencere kenarındaki koltuğa oturduk. "Çocuklarla dikte çalışması yapıyorduk." Elif Bursa'dan buraya atanmış çok tatlı bir kızdı. Sapsarı saçları, mavi gözleri ve beyaz teniyle çok güzel ve alımlıydı. Sesi, duruşu, tavırları fazla naif fazla kibardı. Okulun ilk günü çekingenliğini görünce dayanamamış yanına gelmiştim. O günden beri beraber takılır olmuştum. Başımı kaldırınca karşımda oturan Birsen'le göz göze gelince gülümsemek zorunda kaldım. Birsen ablamın görümcesiydi, o da bu okulda öğretmenlik yapıyordu. Benim aksime kadroluydu. Birbirimizi pek sevmesek de belli etmemeye çalışırdık. O da bana yapay bir gülümsemeyle karşılık verdi. "Akşam kahve içmeye gidelim mi?" diye sordum. Elif burada tek olduğu için evde bir başına kalmasını istemiyordum. "Bugün temizlik yapacağım, hafta sonu üşendim. Yarın çıksak olur mu?" "Olur, işin erken biterse haber ver çıkarız yine de." Tatlı bir şekilde gülümsedi. "Olur." "Çay alalım mı?" "Hiç canım istemiyor." Elif benim aksime çay falan içmezdi hiç. "Ben bir bardak alıp geleyim o zaman." Yanından kalkıp öğretmenler odasının yanındaki mutfağa geçip çay almak için kazana doğru yürüdüm. Tam çayı doldurmuştum ki Birsen de mutfağa girdi. "Günaydın," demek zorunda kaldım. "Günaydın, geç mi kaldın bugün? Pencereden gördüm." "On dakika kadar." "Biraz daha dikkatli olman gerekmiyor mu?" Sesindeki imalı tonu fark edince kaşlarım çatıldı. Bardağı tezgâha bıraktım ve başımı yavaşça ona çevirdim. "Anlamadım?" Birsen sahte sahte gülümsedi. "Yanlış anlama kuzum. Sadece... ücretli öğretmenlik biraz daha dikkat ister ya. Hani gözlerin üstünde olma durumu falan." Mutfakta ufak bir sessizlik oldu. Kulak misafiri olanlar var mıydı bilmiyorum ama Birsen'in cümlesindeki kötü niyet açıktı. "Dikkat," dedim, yavaşça. "Herkese lazım Birsen. Unvan ayırt etmez." Hafifçe güldü. "Tabii ki ama işte kadrolu da olan rahatlık olmuyor." O konuştukça benim asabım bozuluyordu. Çaydan bir yudum aldım, sonra bardağı masaya bıraktım. Aramızdaki gerilimi hisseden iki hoca çayını alıp çıkmıştı. Yalnız kalınca ona doğru bir adım attım. "Birsen," dedim sakin ve alçak bir sesle. "Bir daha beni insanların içinde kendince küçük düşürmeye çalışırsan seninle bozuşuruz." Çenesini havaya kaldırdı. "Ben sadece olanları söylüyordum." "Söyleme," dedim yavaşça. "Her doğru her yerde söylenmez." Ona doğru bir adım daha attım. Benden nefret ediyordu. Bunu koyu renk gözlerinde görebiliyordum. Eskiden kıskançlık olan gözleri artık saf nefretle parlıyordu. "Herkese de söylenmez." Kaşları hafifçe çatıldı. "Yanlış anlıyorsun, ben—" "Hayır," diye kestim sözünü. "Gayet doğru anlıyorum." Sesim hâlâ sakin olsa da son derece sertti. "Burada ücretli öğretmenlik yapan kendi halinde biri gibi davransam da sen benim kim olduğumu, kimlerden geldiğimi unutma." Yutkundu. Devam ettim. "Burada kimseyi küçük görmeye niyetim yok. Ama kimsenin beni küçük görmesine de izin vermem.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku