ZARİNA

12- DENGE

Yazar:

ZARİNA - Ümran TAN kitap kapağı
ZARİNA kitap kapağı

İyi geceler gece kuşunuz geldiii 🫶🏻 İnanın çook yoğun bir hayatım var ve bulduğum her boşlukta bölüm yazıyorum. Bölüm günleri isteğim dışında gecikiyor affınıza sığınarak keyifli okumalar diliyorum. Nabzı yüksek bir bölüm oldu yorum atarsanız beni çok mutlu edersiniz, yıldıza basmayı unutmayınnnn 🪞 🪞 🪞 "Ben artık Demirhan Çakır'ın karısıyım." Sözlerim havada asılı kaldığında Demirhan'ın elini sıkı sıkı tutuyordum. Kimseden çıt çıkmıyordu. Çünkü kimse böyle bir şey duymayı beklemiyordu. Bunun yarattığı şok etkisi dalga dalga yayılırken Yıldırım'ın yüzündeki ifade saniyeler içinde değişti. Son kontrol kırıntısı da duyduklarıyla beraber parçalanmıştı. Bunu gözlerimle görmüştüm. "Karısıymış..." diye tekrar etti yavaşça. Sonra bir anda güldü. Normal bir gülüş değildi bu, psikopatça bir tepkiydi. "Karısıymış ha..." dedi bir kez daha. İnanamıyormuş gibi başını iki yana salladı. Ne tepki vereceğini kestiremiyordum. Geriye doğru adım atacak gibi oldum. Demirhan bunu hissetmiş gibi elimi sıktı ve yalnız olmadığımı bana hatırlattı. Yıldırım ise tam o an üzerimize atıldı. Demirhan beni hızlıca arkasına aldı ama Yıldırım'ın gözü kimseyi görmüyordu. Öyle ki kara gözlerini kan bürümüştü. "Oyun mu oynadın benimle?" diye kükredi. "Benimle! Yıldırım Karahanlı'yla!" "Geri bas Karahanlı!" Demirhan'ı dinlemek yerine yakasına yapıştı. "Benim düğünümden kaçırdığın kadınla evlenip beni herkesin önünde rezil ettin! Bu yanına kalır mı sandın?" "Hadi lan oradan!" Demirhan sağlam kolunu kaldırıp ellerini iteledi. Yıldırım geri sendeledi ama hemen toparlandı ve tekrar atıldı. Kalabalık bir anda hareketlendi. Adamları araya girmeye çalıştı ama Yıldırım'ı durduramıyorlardı. "Yıldırım dur!" "Çekil lan!" "Yapma!" Kimsenin kimseyi duyduğu yoktu. Gözü dönmüş olan Yıldırım, Demirhan'a doğru tekrar hamle yaptı. Bu sefer yumruk savurdu. Demirhan yana çekildi ama yaralı kolu yüzünden hareketi ağırdı. Kalbim ağzıma geldi. "Demirhan!" Çevremizdeki adamlar birbirine girmişti. Birkaç kişi Yıldırım'ı çekiyordu ama o zincirlerinden kopmuştu bir kere. "Bırakın lan beni!" diye bağırdı. "Öldüreceğim onu!" O sırada avlunun ortasında kulakları sağır eden bir silah sesi patladı. Bu ses herkesi olduğu yerde durdurdu. Korkuyla iç çekerken kafamı sesin geldiği yöne çevirdim. Silahı ateşleyen babamdı. Elinde tuttuğu silah hâlâ havadaydı ve yüzünde daha önce görmediğim kadar sert bir ifade vardı. "Yeter!" diye bağırdı. "Bu ne rezillik!" Hiç kimse kıpırdamadı. Yıldırım bile. Babam ağır adımlarla öne çıktı. Elindeki silahı indirmedi. Gözleri önce Yıldırım'a, sonra Mehmet Karahanlı'ya kaydı. "Benim evimin ortasında," dedi dişlerinin arasından, "Benim kızımın üzerine yürümek ne demek!" Sesinde karanlık bir ton vardı. "Ecelinize mi susadınız?" Cevap beklemeden konuşmaya devam etti. "Siz bizim nereden geldiğimizi kimlerden geldiğimizi unuttunuz mu?" Her kelimeyi bastıra bastıra söylüyordu. Herkes sus pus olmuş babamı dinliyordu. "Eğer bu iş şimdi bitmezse ben size, unuttuğunuz her şeyi kanınızı döke döke hatırlatırım." Biri cılız sesiyle "Ağam-" diye araya girmeye çalıştı. Fakat babam "Duydunuz mu beni?" diye bağırarak sözünü kesti. Yıldırım hâlâ nefes nefeseydi. Ama az önceki gözü dönmüş hali yerini bastırılmış bir öfkeye bırakmıştı. Yine de geri adım atmıyordu. "Bitmez," dedi hırıltıyla. "Bu daha başlangıç Derman Ağa." Babam bir adım daha yaklaştı. Silahı bu kez doğrudan ona çevirdi. "Ben bitti dediysem bitmiştir Karahanlı." Babam gözünü kırpmadan devam etti. "Ortada ne kan var ne de borç. Ama büyük bir yalan var." Kısa bir an susup herkesin bu kelimeyi anlamasını ister gibi bekledi. "Sen bizi kandırdın! Ben bunu affetmem. Ben yalanı affetmem!" Öyle yüksek sesle konuşmuştu ki herkes yerine sindi. "Yalanla, dolanla kurduğunuz düzeni, sizin başınıza yıkarım." Mehmet Karahanlı araya girmek istedi ama babam elini kaldırdı. "Sözümü kesme." Tonunda öyle bir ağırlık vardı ki kimse itiraz edemedi. "Kan döküldüğü için sustum ama artık susmak yok. Bu yalanın bedelini herkes ödeyecek." Sözl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku