ZARİNA

10- ANLAŞMA

Yazar:

ZARİNA - Ümran TAN kitap kapağı
ZARİNA kitap kapağı

İyi geceler, nasılsınız? 40 K olmuşuz biz 🥳 okuyan gözlerinize sağlık destekleriniz için teşekkür ederiim Tatlı tatlı atışmaların hafiften temasların olduğu uzun bir bölüm oldu, umarım okurken keyif alırsınız. Lütfen yorum atmayı unutmayın, aşır eğlenceli ve motife edici. Yazma şevkimi arttırıyorsunuz🥹 Yıldıza bastıyanız sizi bölüme alalımm 🫶🏻 🪞 🪞 🪞 Tam olarak hayatımın altı üstüne getirilmişti. Hem de sadece e birkaç gün içinde... Her şey o kadar hızlı gelişmişti ki... Durup düşünmeye ya da olanları sindirmeye fırsat bulamamıştım. Ayak uydurmaya çalışırken olayların peşinden sürüklenip duruyordum. Başımı geriye yaslayıp neredeyse soğuk sayılabilecek suyun altında gözlerimi kapattım. Su tenime çarptıkça düşüncelerim biraz olsun yavaşlıyordu. Kaç dakika geçtiğini bilmiyordum. En az on beş dakikadır suyun altında dikilsem de çıkasım gelmiyordu. Suyun altındayken her şeyden uzaklaşmıştım. Yavaşça saçlarımı yıkayıp duruladım. Suyu kapattığımda banyoyu kaplayan sessizlik bir anda üzerime çöktü. Yorgun bir nefes alıp kurulandıktan sonra ablamın çantaya koyduğu temiz iç çamaşırlarını, tişörtü ve eşofman altını giydim. Duş biraz iyi gelmişti ama içimdeki karmaşa varlığını korumaya devam ediyordu. Kapıyı açıp dışarı çıktığım anda Demirhan'la burun buruna geldik. Neredeyse çarpışıyorduk. Bir anlık duraksama oldu. Göz göze geldik. Anında bir adım geri gitti. Salonda olanlar yaşanmamış gibi sakin bir sesle "Hadi yemeğe," dedi. Bakışları bir an ıslak saçlarıma kaydığında kaşları hafifçe çatıldı. "Havlu sar, hasta olursun." "Hava sıcak, kurur birazdan." "Pervane açık, çarpar." "Alışığım ben." Cevabımı beklemeden arkasını dönüp salona yürüdü. Onu takip ederken kendi kendine bir şeyler söylendiğini duydum ama üstünde durmadım. Çıplak sırtına bakarken "Sen hep böyle yarı çıplak mı gezeceksin?" diye söylendim. "Ne o? Rahatsız mı oldun?" "Evet," dedim doğrudan. "Ben yarı çıplak gezsem sen rahatsız olmaz mısın?" Sözlerim üzerine başını bana doğru çevirip baştan ayağı bedenimi inceledi. Hiç acele etmeden uzun uzun yapmıştı bunu. Göğüslerimde fazla oyalanan bakışları en son gözlerimi bulduğunda öfkeli bakışlarımla karşılaştı. "Hiç olmam," dedi yavaşça. Sonra çapkın çapkın göz kırptı. Yüzümü buruşturdum. "Edepsiz." "Ayrıca omzumdan vurdun beni, bir şey giyemiyorum. Hava da zaten gavur amı gibi yanıyor." "Düzgün konuş biraz." "Acıktım ben. Yusuf dürüm getirmişti. Soğumuştur ama yenir." Kendisini yormasını istemediğim için "Sen otur. Ben getiririm," dedim. "Sen banyoda kırkını çıkarırken ben hazırladım zaten." Sözlerime dudak büksem de bir şey demedim. Pervanenin tam karşısına oturduk. Saatlerdir bir şey yemediğimiz için acıkmıştım. Dürümün arasına biber turşusu sıkıştırdım. "Dikkat et," dedi göz ucuyla bakarken. "Çok acıdır." "Acı severim." Büyük bir ısırık aldığımda dilim yansa da belli etmedim. O da konuşmayı bırakıp yemeğe odaklandı. Masada bir dürüm daha vardı. Kendi dürümünü hızlıca bitirdikten sonra ona uzandı. "Yarı yarıya yer miyiz?" Başımı iki yana salladım. Ağzım dolu olduğu için konuşamıyordum. Ayrandan bir yudum alıp yuttuktan sonra "Bu bana yeter," dedim. Gözlerini kısa bir an yüzümde gezdirdi. "Emin misin?" "Evet." İkinci dürümü de kısa sürede bitirdi. "Bunun üstüne çay iyi gider," dediğinde masadakileri toplamaya başlamıştım bile. "Sen suyu koy, ben demlerim," dedi. "Tamam." Tam o sırada kanepede duran telefonu çalmaya başladı. "Ne alarmı bu?" Telefonu eline alıp susturduğunda "İlaçların," diye açıkladım. "Saatini kaçırma diye ayarladım." Bir an durdu ve değişen bakışlarıyla bana baktı. Anlam veremediğim bakışlarına sırtımı döndüm ve elimdekileri bırakmak için mutfağa girdim. Bir bardak su alıp tekrar yanına gittim. Bardağı ve ilaç paketlerini onu uzattım. "İdeal gelin adayı." Sesindeki alaylı tonu fark etmemek mümkün değildi. "Ya, ne demezsin," diye söylendim. O ilaçlarını içerken mutfağa gidip suyu ocağa koydum. O da arkamdan geldi. Çakmağını çakıp sigarasını yaktı. Sigara dumanı mutfağa yayılırken sessizlik çökmüştü. Birden…

Bölümün tamamını WritePad'de oku