GİRİŞ
Yazar: Ümran TAN

Mardin Ağustos 2025 Güneş tam tepedeki yerini almış Mardin'in taş sokaklarını yakıyordu. Üstümdeki gelinlik sıcak havayla beraber ağırlaşmış ve tenime yapışmıştı. Bu huzursuzluğumu arttırırken ter damlalarının sırayla ensemden sırtıma doğru süzüldüğünü hissediyordum. Elimde tuttuğum silahın kabzası terli avuçlarımda kaymasın diye sıkıca kavradım. Karşımda duran adamın tam kalbine nişan almıştım. Elimdeki silahtan korkmadan bana doğru yürüyünce sürgüyü çektim ve mermiyi namlunun ucuna sürükledim. "Sakın," dedim sakince. "Sakın bir adım daha atma." Beni sadece birkaç aydır tanısa da bu dediğimi yapacak kadar gözü kara biri olduğumu biliyordu. Açık kahverengi gözleri kısıldığında adımları durdu. "Zarina..." dedi sıkılı dişlerinin arasından. "İndir şu silahı." Başımı iki yana doğru salladım. "Bas git düğünümden," dedim sakince. "Komiser." Düğün kelimesi ağzımda acı bir tat bırakmıştı. Evleniyordum. Ve bunu Demirhan'ın gözlerindeki bakış bile değiştiremezdi. "Zarina yapma..." Demirhan Çakır, bundan aylar önce Mardin'e tayini çıkan bir polisti. Trabzon'dan sürülmüştü buralara. Memleketi Karadeniz'in suları gibi kanı deli akan biriydi. Bu yönünü gören abim onunla kısa sürede arkadaş olmuş olsa da ondan hoşlanmazdım. Gece ve gündüz kadar farklıydık . "Onunla evlenemezsin. Benimle gel." "Buna sen mi karar veriyorsun?" Gözlerindeki deniz o an taştı. "Evet ulan ben veriyorum, indir şu silahı." Sesi net ve emrediciydi. Gözlerimi kırpmadan ona baktım ve tetiğe biraz daha bastırdım. "Seninle hiçbir yere gelmiyorum. Arabana bin ve hemen git buradan." Geriye doğru adım attığımda bunu hemen fark etti. Aptal herif, en az benim kadar gözü karaydı. Ama şakam yoktu, gerçekten vururdum onu. Bu düğün olmak zorundaydı. "Zamanımız daralıyor, benimle gel sana yolda her şeyi anlatacağım." "Hadi be oradan," diye güldüm. "Niye güveneyim sana? Hem de düğün günümde." Ellerini beline yasladı. "Evliliğe bu kadar meraklı olduğunu hiç bilmiyordum." Her zaman böyle küstah ve üstten bakan bir tavrı vardı. "Seni ilgilendirmez. Git dedim buradan. Hiçbir yere gelmiyorum." "Zarina bak yanlış yapıyorsun, bırak sana yardım edeyim." "Senden yardım istemiyorum. Bu evlilik olacak, git buradan Demirhan." Ellerini ensesinde kavuşturdu. "Bak her an gelebilirler, gitmemiz lazım." Beni hiçe sayarak yürümeye başladı. "Abin-" dediği sırada "Gelme," diye bağırdım ama geldi. Gözlerimi kapattığımda elimdeki silah, aynı saniyelerde ateş aldı. Barut kokusu genzime dolarken kulakları sağır eden bir ses duyulmuştu. Gözlerimi açtım. Onu vurmuştum. Ellerim iki yana doğru düştüğünde daha fazla taşıyamadığım silah yere düştü. Gözlerimi bir kez kapatıp açtım. Hâlâ karşımda duruyordu ve beyaz gömleğine bulaşan kan hızlıca yayılıyordu. Geriye doğru sendelediğimde nefes alamıyordum. Ben Zarina Karadağ, düğün günümde bir polis memurunu silahla yaralamıştım. • 23/12/2025 başlama tarihi Zarina ve Demirhan'ın, kalbinize dokunması dileklerimle...🩶