YILDIZ ÇİÇEĞİ MAHALLESİ

2.BÖLÜM

Yazar:

YILDIZ ÇİÇEĞİ MAHALLESİ - Yazan Kelebek kitap kapağı
YILDIZ ÇİÇEĞİ MAHALLESİ kitap kapağı

Nasılsınız? Bölüme bol bol yorum yaparsanız sevinirim. İyi okumalar ❤️ ••• 2.BÖLÜM Sabahın telaşı , birkaç günlük tembelliğin ardından gelmiş ve içimi sarmıştı. Adımlarım hızla bir o yana bir diğer yana doğru yönlenirken amacım telefonumu bulabilmekti. Birkaç dakikalık arayışın ardından neyse ki bulabilmiştim. Hastalıkla geçen birkaç günün ardından bugün daha iyiydim ve babaannemi zor da olsa bir şekilde ikna ederek işe gideceğimi söylemiştim. Hasta olduğum için günlerce izin alamazdım. ''Ben gidiyorum. Akşam yemeğine beni bekleme babaannem. Geç gelirim.'' ''Dikkatli ol. Aradığımda telefonu aç.'' dediğinde ''Emredersin sultanım.'' dedim. ''Gel sarılayım gitmeden.'' dediğinde içten bir şekilde gülümseyerek babaanneme sıkıca sarıldım. Ona bulaştıracak kadar hasta olmadığımı umuyordum. Ayakkabılarımı giyerek evden çıktığım zaman biraz endişeliydim çünkü yolumun buradan ne kadar süreceğini bilmiyordum ve birkaç gün izin almanın üzerine geç gitmeyi hiç istemiyordum. Sadece bir ay daha bu işte dayanmalıydım zaten sonrasında okulum açılacaktı ve part time bir işe geçecektim. Merdiven inerek vakit kaybetmek istemediğim için asansörün düğmesine bastığım zaman sağ tarafımdan duyduğum kapı sesi ile başımı çevirdim. Karan'ın siyah gözleri ile göz göze geldiğim zaman biraz afallasam bile hızla toparladım. Onu uzun bir zaman sonra ilk kez, birkaç gün önce hasta olduğum zaman görmüştüm. ''Günaydın.'' Dedim. Kapıyı kapatırken, ''Günaydın.'' Diye karşılık verdi. Yanımda durduğu zaman birlikte asansörü bekliyorduk. ''İyileşmiş duruyorsun.'' ''İyileştim. Teşekkür ederim.'' ''Önemli değil.'' Dedi ve bileğindeki saati düzeltti. ''Seni ilk gördüğümde tanıyamadım. Kaç yıl oldu?'' diye sordu. ''Sanırım en son yedi yaşındaydım. Ben de seni yolda görsem tanıyamazdım.'' Dediğimde dudakları iki yana kıvrıldı. ''Baya olmuş. Nereye gidiyorsun? Seni bırakayım.'' Dediğinde gülümsedim. ''Teşekkür ederim ama gerek yok. Yolun uzamasın.'' Gelen asansöre bindiğimiz zaman benden önce davranarak zemin katın tuşuna bastı. Kapanan kapılar ile onunla burada yalnız kalmıştım. Tenime hafif hafif çarpan sıcaklığın da , kalbime hızlansın diye inen küçük yumrukları da anlamlandıramıyordum ama tüm bunların yanımdaki adam yüzünden olduğunu biliyordum. ''Yolum uzayacak olsa teklif etmezdim, acelem yok.'' ''Doktorların her zaman acelesi vardır.'' Dediğimde asansör durmuş ardından da kapılar açılmıştı. Önden geçmem için eliyle işaret ettiğinde itiraz etmedim. Hızlı birkaç adım ile önüne geçtim. ''Evet, doktorların her zaman acelesi var ama bazen de an da kalmaları gerekir.'' Binanın kapısını da açtığı zaman normalden biraz uzun boylu olmama rağmen onun yanında o kadar kısa kalıyordum ki, kolunun altından kolaylıkla geçtim. Ağustos sonunun o kararsızlığı hissediliyordu. Yaz bitmek üzereydi ama bırakıp gitmeye niyeti yokmuş gibi güneş en tepe de , göz alıcı şekilde duruyordu ama rüzgar onun sıcaklığını gölge de bırakıyordu. Onun adımlarını takip ederek kaldırımın kenarına park edilmiş bu mahalleye yabancı gibi duran siyah jeepin önünde durduk. Arabanın kilidini açtığı zaman onun gibi bende bindim. Kapıyı kapatırken istemsizce biraz sert davrandım. Sanki ses çıkarsa içimdeki karmaşa biraz da olsa susacakmış gibi. "Özür dilerim," dedim, kemerimi takarken. "Kapı sağlam ama yine de sağlamlığını çok test etmeyelim" dedi yüzünde beliren hafif bir gülümsemeyle. O gülümseme eskiden de böyle etkileyici miydi? Hatırlamaya çalıştım ama zihnim bana net bir görüntü vermedi. Çocukken onu hep uzaktan hatırlıyordum; uzun, biraz mesafeli, bir o kadar da ulaşılmaz biri gibi. Biz aşağıda seksek oynarken o balkon demirlerine yaslanır, bir şeylerle uğraşırdı. Bazen bakardı ama bakmıyormuş gibi yapardı. Onlarla oyun oynamak istediğimizde küçük olduğumuzu bahane ederek bizi çok az oynatırdı ama kim bize karışmaya ya da oyunumuzu bozmaya çalışsa hemen yanımızda biterdi. Soğuk dururdu ama bize değer verdiğini de hissettirirdi. Şimdi ise o hallerimizin üzerinden yıllar geçmişti ve yanımda oturuyordu, ban…

Bölümün tamamını WritePad'de oku