Yeraltı Sığınağı

1.Bölüm Bir Masalın Başlangıcı

Yazar:

Yeraltı Sığınağı – Selen Can kitap kapağı
Yeraltı Sığınağı – Selen Can kitap kapağı

KURAL 1. “Ağlamak yasak. Ne olursa olsun.” Her insanın bir hikâyesi vardır. Benim hikâyemin başlangıcı ise dört duvar arasında, her gün umutlanarak geçmişti. Yüksek demir kapılar. Soğuk koridorlar. Ve her sabah aynı saatte çalan zil. Orası bir ev değildi. Orası bir yetimhaneydi. Çocuklar koşup oynarken ben pencerenin önüne oturur, dışarıyı izlerdim. Buraya küçük yaşlarda getirilmiştim. Annemin ya da babamın nerede olduğunu bilmiyordum. Bildiğim bazı şeyler var tabi ki ama size bunu daha sonra anlatacağım. Geçen 2 yılın ardından artık orada kalmak istemediğime karar verdim. Çünkü bekledikçe hiçbir şey değişmiyordu. Her sabah aynı duvarlara uyanıyor, her akşam aynı odada uyuyordum. Günler birbirinin aynısıydı. İnsan bir süre sonra zamanı bile unutuyordu. Ama ben unutmak istemiyordum. Bir yerde beni bekleyen bir hayat olduğuna inanıyordum. Belki de sadece kendimi kandırıyordum. Yine de buna inanmak, hiçbir şeye inanmamaktan daha kolaydı. Bir gece yatağıma uzandığımda tavana uzun uzun baktım. O an kendi kendime bir söz verdim. Buradan gidecektim. Ne olursa olsun… Kimse beni durduramayacaktı. Ertesi günden itibaren plan yapmaya başladım. Yemekhaneden kimse fark etmeden küçük ekmek parçaları alıp yastığımın altına sakladım. Boş bir su şişesi bulup doldurdum. Bahçeye her çıktığımızda tel çitleri incelemeye başladım. Ve sonunda… Aradığımı buldum. Arka tarafta, çitlerin altındaki küçük bir açıklık. Yetişkin bir insanın geçmesi imkânsızdı. Ama sekiz yaşındaki bir çocuk için… Yeterince büyüktü. Günlerce o açıklığı izledim. Görevlilerin hangi saatlerde devriye gezdiğini ezberledim. Her şeyi hesaplamıştım. Tek eksiğim… Cesaretti. Ve o cesareti, yağmurlu bir gecede buldum. Gökyüzünü gri bulutlar kaplamıştı. Görevliler çocukları erkenden yatırmıştı. Koridor sessizdi. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki, sesini herkes duyacak sandım. Yorganımı yavaşça üzerimden kaldırdım. Ayaklarım buz gibi zemine değdi. Kapıya doğru yürüdüm. Elimi kapı koluna uzattığım an… İçimden tek bir cümle geçti. “Ya şimdi ya da asla.” Kapıyı sessizce açtım. Ve hayatımı değiştirecek ilk adımı attım. Koridor bomboştu. Her bir adımımda kalbim daha hızlı atıyordu. Merdivenlerden dikkatlice indim. Çıkış kapısına ulaştığımda derin bir nefes aldım. Elimi kapı koluna uzattım. Titriyordum, korkuyordum ama başka çarem yoktu. Bugün buradan gidecektim. Kapıyı açarak dışarı çıktım. Tel çitlere doğru ilerlemeye başladım. Her adımda kalbimin sesi biraz daha yükseliyordu. Tam çitlere ulaşmak üzereydim ki arkamdan bir ses duydum. “Hey, ufaklık! Bu saatte burada ne yapıyorsun?” Olduğum yerde kalakaldım. Yavaşça kafamı çevirdim. Güvenlik görevlisi bana doğru geliyordu. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. Şimdi beni yakalarsa... Tekrar o dört duvarın arasına geri dönecektim. Hayır, buna izin veremezdim. Bu gece buradan kaçmaya kararlıydım. Bir anda koşmaya başladım. Bütün gücümle... Arkamdan seslendiğini duyuyordum ama durmadım. Tel çitlere ulaştığımda hemen eğilip altından geçmeye çalıştım. Acele ettiğim için tellerden biri kolumu çizdi. Canım yandı. Ama umursamadım. Kolumdaki acıyı bastırıp ayağa kalktım ve koşmaya devam ettim. Yorulduğumu hissediyordum. Nefesim kesiliyor, bacaklarım titriyordu. Ama durursam başarısız olacaktım ve ben başarısız olmak istemiyordum. Bir süre daha koştuktan sonra kendimi ormanlık bir alanın içinde buldum. Sonunda durdum. Ellerimi dizlerime koyup nefes almaya çalıştım. Göğsüm hızla inip kalkıyordu çok yorulmuştum. Etrafıma baktım. Artık yetimhaneyi göremiyordum. Beni geri götürecek kimse yoktu. Başarmıştım. En azından şimdilik... Tam o sırada kolumdaki acı yeniden kendini hissettirdi. Kaşlarımı çatarak koluma baktım. Kanıyordu. Parmaklarımla yaranın üzerine bastırdım. Gözlerim doldu. Ama ağlamadım. Ağlamayacaktım. Kendime bazı kurallar koymuştum, bunun ilki de ne olursa olsun ağlamak yoktu. Etrafıma baktım. Her yer karanlık ve sessizdi. Ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilmiyordum. Tek planladığım yetimhaneden nasıl kaçacağımdı gerisini düşünmemiş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku