YENİDEN

2

Yazar:

YENİDEN - maitrasimith kitap kapağı
YENİDEN kitap kapağı

Ertesi gün ev her zamankinden daha erken hareketlenmişti. Kapılar açılıp kapanıyor, mutfaktan tabak sesleri geliyor, abimin birilerine telefonda bir şeyler anlattığı sesi kulaklarıma kadar geliyordu. Ben yataktan çıkmıştım ama tam anlamıyla uyanmış sayılmazdım. Gözlerimi birkaç kez kırpıştırıp etrafa bakındım. Dün banyodan çıktıktan sonra yatağıma uzanır halde telefona bakmış, Gamze ile mesajlaşmıştım. Derken bornozlu halimle uyuyakalmıştım. Muhtemelen annem ne yaptığımı merak edip geldiği sırada da üzerime pikemi örtmüştü. Bornozumdan kurtulup eskimeye yüz tutmuş kırmızı ince Mickey Mouse pijamalarımı üzerime geçirdikten sonra saçlarımı gelişi güzel bir topuzla toparladım, birkaç tutam yüzüme düşse de umursamadım. Parmaklarım kahküllerimin arasından birkaç defa geçti. Kapıyı açtığım anda mis gibi pişi kokusu burnuma doldu, istemsizce derin bir nefes aldım. Odamın karşısındaki mutfağa girdiğimde babam masada, elindeki salatalıkları doğramakla meşguldü. Annem de yağdaki pişileri dikkatli bir şekilde süzüyor, arada kızgın yağa değen hamurun çıkardığı cızırtı duyuluyordu. "Günaydın!" dedim. İkisinin bakışları aynı anda beni buldu. "Günaydın uykucu," dedi babam, başını hafifçe yana eğip bana bakarak. "Daha da güzelleşebildin mi bari?" Kıkırdayıp yanına doğru gittim, sandalyesine hafifçe yaslandım. "Fazlasına ihtiyacım yok, başkasına ne kalacak sonra?" diyerek şakasına katıldım. Tam sandalyemi çekip oturacaktım ki annemin sesi geldi. Elindeki maşayı havada hafifçe sallayarak, "Hiç oturma, dolaptan zeytin peynir çıkar bakalım. Bir de yeni reçel yaptım, onu da koy sofraya," dedi. Omuzlarımı düşürüp abartılı bir iç çekişle döndüm. "Of ya! Misafirim ben, misafir. Yeni geldim daha, hemen iş veriyorsunuz!" Babam hafifçe gülümseyip başını salladı. "Hadi, hadi sızlanma," dedi. Tam o sırada mutfağa hızlı adımlarla giren abim, konuşmayı yarıda yakalamış gibi araya girdi. "Misafirin hakkı üç saat, köle. Çok konuşma da denileni yap. Çok acıktım," dedi sandalyesine geçerken. Gözlerimi devirdim. Buzdolabının kapağını açarken ona dönüp baktım. "Anne, abimin açlığı doğuştan olabilir mi? Hani yeterli anne sütü alamamaktan falan mesela?" dedim, dudaklarımın kenarı sinsice yukarı kıvrılmıştı. Annemle babam aynı anda kıkırdadı. Annem başını iki yana sallarken gülümsemesini gizlemeye çalışıyordu. Abim ise dişlerini gösterip bana doğru tuhaf yüz ifadeleri yaptı, kaşlarını oynattı. Bu tuhaf yüz ifadesini, özellikle dişleri göstermek gibi, tüm kardeş sahiplerinin bildiğini biliyordum bu arada. "Stres mideme vuruyor benim de, ne yapayım? Acıkmış halde buluyorum kendimi," dedi, sandalyeye yayılarak. "Tamam, tamam, bir şey demedik," diyen babamın üzerinde gezindi abimin bakışları. Bu esnada ben de dolaptan lazım olanları çıkarıp servis tabaklarını hazırlamaya başladım. Tabakları tezgâha dizerken arada elim reçel kavanozunun kapağına kaydı, hafifçe zorlayarak açtım. "Bakıyorum da kızın gelince beni hemen sattın baba," dedi abim, yarı şaka yarı sitemle. Gülümseyip onlara baktım. Yardımcı olmak yerine salatalıklardan birini dızlayıp ısıran abim çoktan kahvaltısına başlamıştı bile. "Valla kızım varken hiç umurumda değilsin Selçuk," dedi babam, hiç düşünmeden. Bir anda kahkaha attım. Abime dönüp dil çıkardım. "Öyle kalırsın işte. Zort!" Yaptığım hal ve hareketleri hiç tasvip etmezmiş gibi kafasını salladı. "Zortu gösterirdim ben sana şimdi de dua et zamanım yok." "He, he," dercesine kafamı salladım. Çilek reçelini birkaç küçük kaseye koyarken annem de pişilerin tamamını pişirmişti. İkimiz de elimizdeki tabaklarla sofraya geçtiğimizde annem, "Selçuk, çayları dolduruver," demiş, ardından eklemişti: "Ağır oldu, bileklerim kaldırmıyor artık." Abim kalkıp ocaktaki çaydanlığı eline aldığında annemde göz gezdirdim. Babam dün "yaşlanıyorum artık" dediğinde tiye alan oydu ama gerçekten öyleydi. Her geçen gün biraz daha yaşlanıyorlardı ve ben buna nasıl katlanılır bilmiyordum. Yaşlanmalarını hiç istemiyordum. Gözüm üzerlerinde dalıp gitmişken abimin "Dikkat!" uyarısıyla k…

Bölümün tamamını WritePad'de oku