1.Bölüm
Yazar: Zeyzey

Salondan gelen bağırışlar eşliğinde elimdeki kıyafetleri valizime tıkıyordum . Evet bu yeni bir kavga dahaydı , ama şükürler olsun ki sondu . O kadar aralıksız konuşuyorlardı ki cümleleri seçmek zordu . "Kızımı da alacağım onu senin gibi bir ayyaşla tek bırakmam" Annemin cümlesini net bir şekilde duydum . Kıyafetleri koyan elim durdu , ardından ikisinin de sesi kesildi ve adım sesleri gelmeye başladı. Ah hayır. İşte bu kötü olacaktı. Hep olduğu gibi topu bana atacaklardı. Odamın kapısı açıldı ve babam içeri girdi arkasından annemi görebiliyordum . "Yonca" dedi babam. İçimden o anı dondurmak ve devamını duymamak istedim . "Kiminle kalmak istiyorsun?" Biliyordum işte , yine yapmışlardı. "Ben" diyebildim sadece . "Beni bırakıp annenle mi gideceksin ?" Diye sordu hızını alamadan . Annemin sinirini bana kesiyordu . "Annemi tek bırakamam " dedim nefesimi kontrol etmeye çalışarak. Durup öylece baktı. Kararımdan şüphem yoktu ama o böyle davranınca vicdani olarak ağırlık hissediyordum . Sanki olan tüm şeylerin sorumlusu benmişim gibi. Ve başka hiçbir şey demeden kapıyı çarparak çıktı ardından dış kapının da açılıp kapanma sesini duyunca evden çıktığına emin olduk . Annemle odada tek kaldığımızda yüzüme bakmamak adına valizimi toparlamaya geri döndüm. Annem de hiç üstlemedi ve odamdan çıktı. Biliyordum beni bırakmayacağını , biliyordu onu bırakmayacağımı . Çok tartışmaya kapalı bir konuydu. Eşyalarımı valize ve kolilere doldurduğumda kendimi yatağa bıraktım. Ve anında göz yaşlarımı saldım. Bazen de böyleydi işte, sadece ağlamak gelir içinizden ve ağlarsınız. Yatakta yan döndüğümde gözlerimi kapattım evet belki bir şeyin sonuydu ve evet içimde bir boşluk vardı. Ama her bitiş de bir başlangıçtı. Ve belkide daha güzel şeyleri doğuracaktı. {•••} Uçakta oturduğum koltuktan dışarıyı seyrediyordum . Evet gidiyorduk doğup büyüdüğüm bu şehirden , İstanbul'dan temelli olarak gidiyorduk. Annem yan koltuğumda çoktan bayılmıştı bile . Telefonumu çıkarıp gelen giden var mı diye baktım. Hafifçe gülümsedim , yoktu tabiki. Kim soracaktı ki beni ? Kim merak edecekti ? Yaşamam kadar sessizdi gidişim. Derin bir nefes bırakıp sosyal medyadan yine o hesaba baktım . Emir Sıran . Bi tek onu özleyecektim galiba. Hayır o sevgilim bile değildi, bu doğru değildi . Ama yine de gerçek buydu işte sadece taşınmadan önce ondan hoşlandığımı söylemeyi isterdim. Belkide hep içimde bir ukde olarak kalacaktı. Telefonu kapatıp köşeye bıraktım. Yeni bir yerdi, yeni bir düzendi ve artık onun için yapabileceğim birşey kalmamıştı. Oflayarak önümdeki sudan bir yudum aldım ve yeniden camı izlemeye koyuldum. {•••} Kolumdan dürtüklendiğimde gözlerimi açtım ve etrafa bakındım. Sabah olmuştu bile . Annemin yüzüne odaklandığımda "hadi kızım kalk Yonca birazdan inicez." Şaşkınlıkla kaldım, ne kadar uyumuştum öyle. Kısa bir süre sonra uçak durdu ve anonslar yapılmaya başladı. Valizleri alıp bizde indik. Bir an etrafıma dönünce nutkum tutuldu . Karşımdaki koyu mavi denize baktım ve ardından görünen dağlara. Bir ressamın eliyle çizmesi kadar uğraşılmış görünüyordu . Ama sadece Allah'ın nimetlerinden biriydi işte. "Annee" dedim "denize baksana". Annem bilmiş bir edayla başını salladı. "Tabi buralar hep böyle dağ , bayır, deniz , temiz hava . Sen bilmezsin hazine buralar ". 'Sen bilmezsin ' dediğine güldüm. Tabiki de Karadeniz'in bayır arazi olduğunu biliyordum ama gözle görmek başka hissettiriyordu . Aldığınız her nefes içinizde bir yerleri onarıyordu resmen . "Yonca, şu marketten bir şeyler alıp gelsene kızım. Karnım kazındı akşamdan beri kraker yemekten". Hemen karşıdaki markete doğru ilerledim ve içeri girdim . Raflara doğru biraz bakındım ardından hazır sandviçlerden iki tane aldım elime . İçecek reyonuna bakarken tam kadraj görebilmek için birazcık geri adımladım. Omzumun birine çarpmasıyla hızlıca arkama döndüm. "Çok özür dilerim" diyerek hafifçe başımı eğdim. Kibar bir sesle "sorun yok" dedi karşımdaki çocuk. Muhtemelen ortalama benim yaşlarımdaydı. Rahatsız edici olmamak adına ince…