YEDİNİN NABZI

9.BÖLÜM

Yazar:

YEDİNİN NABZI - Gülben Sakar kitap kapağı
YEDİNİN NABZI kitap kapağı

"Misafirimiz var," dedim doğrulmasına yardımcı olurken. "Deniz geldi. Hani sana hastanedeyken çiçek-" "Biliyorum," diyerek yarıda kesti cümlemi. "Hatırlıyorum Deniz çocuğu. Daha o kadar bunamadım Güneş'im." Gülümsedim. "O yüzden söylemediğimi biliyorsun." "İnat yapıp hastaneye gitmedin yine değil mi? Ateşin var." "Daha yeni duş aldım, birazdan geçer." İçinin rahatlaması için dinç durmaya çalışsam da zorlanıyordum. Burnum inanılmaz derecede yanıyor, kat kat giyinmeme rağmen donuyor gibi hissediyordum. Ondan uzaklaşarak öksürdüğümde dilini şaklatmaya başladı. "Gerçekten iyiyim babaanne. Hem bak Deniz benim için tavuk suyu çorbası yaptı. Onu da içtim. Birazdan bir nane limon da yapacağım kendime." Konuşmamın bitmesiyle babaannemin bakışları omzumun üzerinde arkama kaydığında ben de arkamı döndüm. Deniz elinde iki kupa bardakla içeri girerken birini bana doğru uzattı. "Nane limon çayı," diye açıklama yapmasının ardından beklemeden babaannemin yanıma yaklaşarak diğer kupa bardağı da ona doğru uzattı. "Sever misiniz bilmiyorum ama sizin için de yaptım. İyi gelir." Babaannem yüzünde memnun ifadeyle bana kısa bir bakış atarak Deniz'in uzattığı bardağı aldı. "Severim oğlum sağ olasın. Geç otur sen de. Bizim kız hasta ama ne susuyor ne de dinleniyor." Deniz babaannemin karşısında bulunan ikili koltuğa otururken ben de hemen yanına geçtim. Bakışları kısa bir an babaannemin başucunda vazoda bulunan kendisinin aldığı çiçeklere takılmıştı. Evet, babaannem hastane dönüşünde en sevdiği vazosuna Deniz'in aldığı çiçekleri koydurmuştu. "Aşk olsun babaanne." "Olsun Güneş'im." Hemen yanımda oturan Deniz'den küçük bir kıkırdama gelirken kaşlarımı çatarak ona döndüm. "Hiç de komik değil." Gülüşünü silmeden mahcup bir ifadeyle babaanneme döndü. "Siz yeni uyandınız ama kalksam ayıp olur mu? Az önce bir arama aldım, gitmem gerekiyor." Babaannem onun bu kibar davranışıyla memnuniyetle gülümsedi. "Ne ayıp olması oğlum? Düşünmüşsün, kalkıp gelmişsin o bile yeter. Yine bekleriz. Sık sık gel. Dikkat et kendine." Deniz başını aşağı yukarı sallayarak ayağa kalktı. Babaannemin elini öpüp onunla vedalaşırken beraber dış kapıya doğru ilerledik. Her ne kadar yatmamı ve onu yolcu etmememi söylese de dinlemeden peşinden ilerlemiştim. "Çayını içtikten sonra ilaçlarını da içip biraz uyu," diye konuştu ayakkabılarını kapının önünde giyerken. "Kötü olursan da beni ara. Hastaneye gidelim." Dudaklarımı araladığım an doğrularak kaşlarını kaldırdı. "Ve hayır rahatsız olacağımı düşünmek yok. Acil bir durum olmasa gitmezdim." Omuzlarımı düşürdüm. Başımı açtığım kapıyı yaslarken yerden çantasını almasını seyrettim. "Telefonum açık. Kaç olursa olsun arıyorsun. Anlaştığımızı düşünüyorum?" Bana yumuşacık bir ifadeyle bakarken her hareketiyle sımsıcak olan içimle, "Anlaştık," dedim. "Dikkatli git." "Gidince mesaj atayım mı?" diye sordu muzipçe. Gülerek saçlarımı sol omzumda topladım. "İstersen?" Gözlerim neredeyse kapanacaktı, vücudum hem üşüyor hem de ağrıyordu ama şu an onunla şu kapının önünde saatlerce dursam sesim çıkmazdı. Ortaya yeni yeni çıkan ya da yeni yeni fark ettiğim duygularıma karşı koymak bir yana dursun onlara sahip çıkmak istiyordum. Kırgındım. Yaralarımın en büyüğünü oluşturan aileme, her yaşımda kendimi yük olarak hissettiren hayata, en mutlu anlarımda bile aklımın bir ucunda kendini belli eden geçmişime kırgındım. İlk defa bencil olmak istiyordum hayata karşı. Onlarla yaşamayı öğrenmiştim. Onlarla savaşmayı da öğrenmiştim. Onları ilk kez iyileştirmek istiyordum. Bunu şu zamana kadar hiçbir zaman öğrenememiştim çünkü buna hakkım yokmuş gibi bir his kara bulutlarını üzerime getiriyordu. O kara bulutlarla dolu hissin bir süredir dağıldığına şahit oluyordum. Üstelik bunun için hiçbir çaba sarf etmemiştim. Deniz bir baş selamıyla merdivenlerden inerek gözden kaybolduğunda cama çıkarak arabasına binmesini izledim. Ona son bir kez el sallamamla camı kapatarak içeri girmemi işaret etmiş ardından arabasına binerek sokaktan uzaklaşmıştı. Camı kapatıp tekrardan salona…

Bölümün tamamını WritePad'de oku