YEDİNİN NABZI

8.BÖLÜM

Yazar:

YEDİNİN NABZI - Gülben Sakar kitap kapağı
YEDİNİN NABZI kitap kapağı

Değer verdiğin birisini istemeden de olsa kırmak insana büyük bir suçluluk yüklüyordu. Konuşmadan önce kelimelerini bile seçen biri olarak nasıl böyle düşüncesizce davranmıştım bilmiyordum ama bir an önce onunla konuşmak istiyordum. Düşündükçe ellerimin titremesine engel olamıyordum. Çoktan kafamda kurmaya başlamıştım. "Hanımlar önden," diyerek kapıyı işaret etmesiyle içten içe bunalsam da ona belli etmeden düz bir ifadeyle kapıyı aralayarak içeri girdim. Zaten kafamın içi Deniz'i kırdığım düşüncesiyle işgal olmuşken bir de Yarkın'ın sanki tek başına hareket edemiyormuşcasına her yere benimle gitmek istemesi iyice daralmamı sağlamıştı. Hemen ardımdan içeri girmesiyle birkaç bakış üzerimize döndü. Galatasaray'ın tüm kadrosu ve yönetimi buradaydı. Bizim ekibimiz onlardan ayrı bir masada otururken diğer şirketlerin ekipleri de aynı salonda farklı masadalardı. Bakışlarım Utku Deniz'de takılı kalırken bana hiç bakmamasıyla yüzümün düşmesine engel olamadım. "Burada böyle dikilecek misin?" "Bensiz hareket edemiyor musun Yarkın?" diye konuştum sesimin öfkeli çıkmamasına dikkat ederek. "Sen ilerle." En uyuz sırıtışlarından biri gönderirken önden salına salına ilerlemeye başladı. Sabır diledim. Tekrardan Deniz'i görmek için oturduğu masaya dönmüştüm ki düz bir ifadeyle onun arkasından baktığını gördüm. Bana bakmıyordu ancak Yarkın'a bakıyordu. Bu neydi şimdi? Yarkın'a bakması çok kısa sürerken önündeki tabağa dönmesiyle soluk bırakarak ekibimin olduğu masaya ilerlemeye başladım. Orada öylece durarak daha fazla dikkat çekiyordum. Üstelik dikkatini çekmesini istediğim tek kişiyse hiç de beni görecek gibi durmuyordu. Dilara'nın hemen yanına oturduğumda aslında Deniz'in de karşısında oturmuş oldum ve hareketlerini rahatça görebiliyordum. Bir an önce onunla konuşup yanlış anlamayı düzeltmek istiyordum. Bu tarz durumlarda sanki zaman daha yavaş ilerliyor gibi geliyordu. Önümdeki çorba oldukça leziz görünse de çoktan iştahım kaçmıştı. Kalığımı tabağın içinde oynatıp dururken bunu fark eden Dilara, "Miden geçmedi mi?" diye sormuştu. Midemin ağrıdığını söylemem tamamen ortamdan kaçmak içindi ancak bunu söylemek yerine, "Canım istemiyor," demekle yetindim. "Yine de içmeye çalış. Bünyen zayıf düşecek." Tebessüm ettim. "İçerim şimdi." Başını salladı. "İlk defa bu kadar çok profesyonel futbolcuyla birlikte yemek yiyoruz. Staj döneminde böyle ortamlara girdik ama hiç bu kadar iç içe değildik. Bir ara Muslera'yla fotoğraf çekilmek istesem garip mi olur?" "Sen?" diye sordum şaşkınlıkla. "Sen bir futbolcuyla fotoğraf çekilmek istiyorsun öyle mi?" Çorbasını içerken omuz silkti. "Herkesin içinde Fernando Muslera sevgisi vardır." "Vay be... Alperen bunu duymasın ama Dilara. Bir futbolcuyu daha aşk yüzünden kaybetmek istemeyiz. Valla futbol tayfanın ahını alır bir ömür kurtulamazsın." Gözlerini devirdi. "Her konuşmamıza sokma şu adamı ya." "Özür dilerim ama seni görünce aklıma direkt olarak Alperen geliyor artık." Ben kıkırdarken Dilara ters bakışlarıyla yemeğini bıraktı. "Arkadaşlığımızı sorgulamaya başlayacağım anlardayız Lara, yapma. Dur!" "Tamam tamam," dedim gülümsemeye devam ederken. Ayak tenisinde kadınlarla ilgili söylediği cümleden sonra ona daldığını fark etmedim sanma." "Cümle hoşuma gitti, Alperen değil." "Öyle diyorsan öyledir." Yüzümdeki gülümsemeyle başımı kaldırdığım an Deniz'le göz göze geldik. Tam ona karşı gülümsemem daha da büyüyecekti ki takım arkadaşı Barış Alper’in ona seslenmesiyle kısa ama etkili bakışmamız sona erdi. Gülümsemem bu durumla yok oldu bile. Yemek sırasında tek bakışmamız bu olurken başını kaldırmadan hatta kimseyle konuşmadan yemeğini bitirmişti. Yanlış bir anlaşılmanın dakikalarını zehrettiğini görmek işkence gibiydi. Çorbamdan birkaç kaşık alıp bırakmış, onunla konuşmak için fırsat kollamaya başlamıştım ancak Deniz benden önce ayağa kalkarak Alperen ve Eymen’le arkadaşlarına selam vererek yemek salonunda ayrıldı. Aceleyle sandalyemi geri iterken, "Benim gitmem gerek," dedim Dilara'ya. "Kısa bir süre idare edebilir m…

Bölümün tamamını WritePad'de oku