YEDİNİN NABZI

6.BÖLÜM

Yazar:

YEDİNİN NABZI - Gülben Sakar kitap kapağı
YEDİNİN NABZI kitap kapağı

keyifli okumalar🤍 🌊☀️ Ne yaşarsa yaşasın her olayın iyi yanını görüp, ona inanarak umudunu kaybetmeyen insanlara imrenen biriydim. Kendimi ne kadar şartlarsam şartlayayım başıma gelen olaylarda iyi penceresine kilit vuruyor, hep en kötü tarafından görebileceğim pencereyi ardına kadar açıyordum. Belki de felaket tellallığıydı bu babaannemin zamanında bana dediği gibi ama bu huyumdan vazgeçemiyordum. Sanki o yaşadığım anın en kötü ihtimalini düşünmesem daha da kötüsü başıma gelecekmiş hissi peşimi bırakmıyordu. Babaannemin çok sevdiğini eşini kaybetmesinin ardından başına bir de benim kalmamla hayatı darmaduman olmuşken, yaşadığı zorlu hayatın üzerine şimdi de hastalığıyla cebelleşmek zorunda kalıyordu. Kanseri ileri derecedeydi, verilen ilaçlar yaşlı bünyesine ağır gelmesinden dolayı vücudu dayanamamış ve hastaneye kaldırılmıştı. Zorlu sürecin daha en başından yere düşmesi az olan enerjisini sıfırlarken gözlerini araladığından beri konuşmuyor olması tüm yaşanılanları daha da çıkmaza sokuyordu. Hastanenin rahatsız koltuğunda bakışlarım üzerindeydi ancak o gözlerini kapatmış uyuyor numarası yapıyordu. Evet, numaraydı. Konuşmamak için kaçtığı yöntem. Düşüncelerinin kötü yöne gitmemesi adına onun karşısında hep dik durmaya çalışıp yüzümdeki gülümsemeyi silmemeye çalışsam da uyanıp gözlerime baktığı an gözyaşlarımı elbette tutamamıştım. Beni öyle görmesinin ardından gözlerinde oluşan hüzünle daha da artan gözyaşlarımla odadan ayrılmak durumunda kalmıştım. Döndüğümde ise ya uyuyor ya da hiç konuşmuyordu. Kendini birilerine yük hissetme hissini çok iyi bilirdim ama bunu bana karşı hissedecek en son insanın böyle hissetmesi kalbimi kırıyordu. "Uyumadığını biliyorum babaanne," diye konuştum pürüzlü sesimle. "Neden böyle yapıyorsun?" Cevap vermediği gibi gözlerini de açmadı. "Böyle yaparak beni daha çok üzdüğünün farkında değilsin. Bizim için bir şeyler hiçbir zaman kolay olmadı ama hep el ele vererek aştık. Yine öyle yapacağız. Hep yaptık. Doktorları duydun. Sana uygun tedavi yöntemine göre hareket edecekler. Daha baştan düştük diye öyle devam etmek zorunda değiliz. Sen benimle savaşmak yerine elimi bırakıyorsun." Yine cevap vermediğinde derin bir nefes aldım. "Peki." Bir süre sonra düzenli nefes alışverişlerini duymamla bu sefer gerçekten uyuduğunu anladım. Saat sabah altıya geliyordu. Dün sabah hastaneye kaldırıldığını duymamla dünya başıma yıkılmış gibi hissetmiş, nasıl oradan çıkıp da hastaneye gelmiştim bilmiyordum. Sanki her şey saniyeler içerisinde gelişmiş gibiydi. Şimdi daha iyiydi ancak bu iyi maalesef kötünün iyisiydi. Babaannem henüz çok yeni öğrendiğimiz hastalığıyla savaşmak yerine pes etmeye karar vermişti. Artık ardında kalacak olan beni bile düşünmüyordu. Bu yaşına kadar o kadar düşünmüştü ki belki de o da yorulmuştu artık. Hak veriyordum. Telefonumun şarjı buraya geldiğim gibi bitmişti. Eve gidip şarj aletimi dahi almaya fırsatım olmamıştı bu yüzden kimseyle iletişime de geçememiştim. Sıkıntıyla pencereden dışarıya baktım. Gün aydınlansa da ağustos ayının ortasında kara bulutların üzerimizde döndüğünü görmememe gerek yoktu. Yorgunluk akan gözlerimle gözlerimi kapatsam da uyuyamıyordum. Uyku beni yine terk etmişe benziyordu. Koltukta iyice uzanarak tavanı izlemeye başladım. Gün doğmuştu, bizim için de doğmasını beklemekten başka yapabileceğim bir şey yoktu. ** "İyisin değil mi? Bak sırf benim için iyi olduğunu söylüyorsan beni daha çok üzersin babaanne." Yaşlı gözlerimi kırpıştırarak elini daha sıkı tuttum. İlk günün aksine bugün artık konuşuyordu ama çok bitkindi. Bünyesine yaşından dolayı ilaçların ağır gelmesinden dolayı fenalaştığını söylemişlerdi ancak nasıl bir tedaviye döneceğiz bilmiyordum. "Bir şey istiyor musun?" Babaannem yorgun gözlerini üzerime çevirerek gülümsemeye çalıştı. "İyiyim güzel kızım," dediğinde ağlamamak için dudaklarımı birbirine bastırmak zorunda kaldım. Dokunsalar ağlayacakmış gibi hissetmekten de yorulmuştum. Evet, artık en azından konuşuyordu benimle. "Sen böyle kendini yiyip bitirirsen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku