YEDİNİN NABZI

21.BÖLÜM

Yazar:

YEDİNİN NABZI - Gülben Sakar kitap kapağı
YEDİNİN NABZI kitap kapağı

"Saçların..." "Kısa," diyerek tamamladım cümlesini. "Çocukken saçlarım hep kısaydı." Buruk bir gülümseme dudaklarımda meydana gelirken bakışlarını üzerime çevirdiğini hissettim. "Çocukken saçlarımın en son uzun hali seninle ilk kez karşılaştığımız andı. Bir daha hiç uzatamadım." Sert yutkunuşu kulaklarıma dolduğunda bakışlarımı çocukluk fotoğrafımdan çekemedim. Kötü bir fikirdi. Hatırlamak bile istemediğim anların bulunduğu albüme bakmayı kabul etmek kötü bir fikirdi ama Deniz öyle hevesliydi ki onu kıramamıştım. Bana birlikte yaşayamadığımız çocukluğumuzu geri getiremeyeceğimizi ama en azından tek başıma geçirdiğim çocukluğumu onunla geçirmişim gibi hissedebileceğini söylemişti. Kulağıma zor gelen kısa saçlarımla ekrana gülümsemeden baktığım bir fotoğraftı. Çocukluk fotoğraflarımın neredeyse hiçbirinde gülümsemiyordum. Deniz olsaydı her şeye rağmen yine de gülümserdim. Burnunu saçlarımın üzerine yasladığında dudaklarını ardı ardına saçlarımın üzerine bastırdı. Bu temasıyla gözlerim kapanırken bir damla gözyaşı bağımsızlığını ilan ederek yanağımdan süzüldü. "Seni daha erken bulmam gerekiyordu." "Sorun değil." Değildi. Yıllar sonra bile olsa birbirimizi bulmuştuk. Önemli olan buydu. Artık yanımdaydı. Artık sığınabileceğim Deniz'di. Herkese tüm fırtınasıyla gelirken bana dalgası bile olmayan denizdi. Uzatılmasına bile izin verilmeyen saçlarıma nadide bir çiçeğe dokunmaktan korkar gibi dokunuyor, öpüyordu. Gözyaşlarımın arasından gülümsedim. "Hem seni ben buldum Deniz. Rolümü çalma." O gülümsemedi. Kucağımdaki çocukluk fotoğraflarımdan birini albümden çıkardı. Üzerimde mavi bir örgü kazağın bulunduğu, elimde tavşan oyuncağımla kameraya baktığım bir fotoğraftı. Gülümsemiyordum ama arkamda deniz vardı. Gün batıyordu, deniz en mavi haliyle arkamdaydı ve ben öylece kameraya bakıyordum. "Bu bende kalacak," dediğinde başımı aşağı yukarı sallayarak onayladım. Fotoğrafımı alıp albümü kapatıp sol tarafına koyduğunda başımı omzuna yaslamamı sağladı. Parmaklarını narince saçlarımda gezdirmeye başladığında gözyaşlarımı durduramadım. "Babaanne," diyerek ağlayarak babaanneme koşuyordum. "Saçların erkek gibi olmuş dediler. Ben artık erkek gibi miyim?" Küçük ellerim kısacık ve yamuk kesilen saçlarıma kaydığında babaannemin gözlerindeki hüznü görüyorum. Küçücüğüm, kocamanmış gibi hissediyorum. "Artık çirkin miyim babaanne?" "Güneş'im," diyerek beni kendine doğru çekiyor babaannem. Her zamanki anne şefkatiyle kucağına oturmamı sağladığında yüzünde güzel bir gülümseme beliriyor. "Olur mu öyle şey bal kızım benim? Sen çok güzelsin." "Babam yine saçlarımı kesti," diyerek daha da fazla ağlamaya başlıyorum. Şımarık değildim. Canı yanan bir çocuktum. Ben hep canı yakılan bir çocuk olmuştum ve böyle çocukların büyümesi için yaş almaları gerekmezdi. Babası tarafından yarası olan kız çocuklarının zaten çocuk olma şansları yoktu. "Çok acıttı babaanne. Yine canım acıdı." Burnum çekere devam ediyorum. "Yamuk kesti. Babam beni sevmiyor mu babaanne?" Babaannem iç çekerek başımı omzuna yaslamamı sağlıyor. "Olur mu öyle?" diye soruyor ama sesi titreye titreye. "Babalar çocuklarını severler. Hem ben ne öğrendim biliyor musun? Saçı kısa kesilen kızların saçların çok ama çok hızlı büyüyormuş." Yaşlı gözlerimi kaldırarak gözlerine bakıyorum. "Rapunzel gibi mi?" "Rapunzel gibi," diyor babaannem. "Baban senin saçlarını çok sevdiğini biliyor. Daha da uzasın kızım Rapunzel olsun diye kesiyor saçlarını. Acıttığını fark etmemiştir. Fark etse kıyamazdı sana." "Kıyamazdı değil mi?" "Kıyamazdı Güneş'im." "Babam beni seviyor mu?" "Seviyor," derken bir derin nefesi daha içine çekiyor. Gözlerindeki hüzün dalgaları yerini korurken bakışlarını saçlarıma çeviriyor. "Hem o anlamaz saç kesmekten. Ben şimdi saçlarını bir güzel düzeltirim olur mu bal kızım?" "Tekrardan uzarlar, upuzun olurlar değil mi?" Parmak uçlarını saçlarımda gezdiriyor. "Upuzun olacaklar," diyor. "Upuzun ve çok güzel saçların olacak." İç çekişlerine dönen ağlamamla birlikte yanağımı öpüyor. "Gün gelecek saçlarını…

Bölümün tamamını WritePad'de oku