3. Bölüm
Yazar: Leyl

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın :) Ne kadar oy ve yorum gelirse bölümler de daha erken gelir. Keyifli okumalar 🥰 Herkes hazır olan sofraya oturmuştu. Almila ve Miray yemekleri görünce birbirlerine baktılar şaşkınca. Soner ise zevkle her yemekten yiyordu. “Kızlar, niye yemiyorsunuz? Beğenmediniz yoksa?” “Şey... Yicez efendim.” “Efendim nedir, kara kız? Ayşe yade diyeceksin. De hele adın nedir?” “Miray efendim, yani Ayşe yade.” “Hıh oldu şimdi yiyesin al şu kaburga dolmasından. Sen de yiyesin sarışın kızım.” “Yok ben almayayım.” “O zaman işkembe dolmasından vereyim sana.” “Hayır hayır, ben yemem öyle şeyler,” diyerek ikinci defa itirazda bulunan Almila'ya Soner sırıtarak baktı. “Abla, tadı çok güzel dene bence.” Almila sinirle Soner’e bakınca Soner tekrar yemeğine dönmüştü. “Elif, Almila kızımın tabağına içli köfte koy bari onu yesin. “ Elif yanında oturan Almila’nın tabağına içli köfte koyarken Baran, Almila’nın bu hâline bıyık altından güldü, sonra da Almila’nın yemediği işkembe dolmasını yemeye koyuldu. Yemekler yenmiş, herkes kahve içmek için konağın avlusunda oturup sohbete dalmıştı bile. Almila ve Miray, Elif ile güzel bir sohbete girmişken İhsan bey de askerlik arkadaşı Yusuf ile görüşemedikleri yılların acısını çıkarırcasına her şeyi konuşuyorlardı. İkizler de Soner’i aralarına almış futboldan konuşuyorlardı. Baran ise bir köşeye geçmiş sigarasını tüttürüyordu. Mutfaktan gelen Meryem Hanım herkesin kahvesini dağıttıktan sonra Baran’a uzattı. “Alasın oğlum, kahve yaptım.” “İstemiyorum.” Baran’ın annesine mesafeli davranışı Almila’nın dikkatinden kaçmamıştı merakla Elif’e sordu hemen. “Abinin annenle arası mı bozuk?” “Nerden çıktı Almila abla.” “Mesafeli konuştu hatta çekip gitti.” “Aa annem su getirmemiş dur ben su getireyim.” Hızlıca yerinden kalkıp giden Elif ile Almila’nın aklı karışmıştı ama kafasına koymuştu ne olduğunu bulacaktı. "Kahveleri de içtik Elif sen Berivan’la misafirlerin odasını kontrol edin bir eksik gedik var yok, misafirler yorgundur.” “Tamam yade.” Elif odaları kontrol ettikten sonra misafirlerini yerleştirmişti. Almila ve Miray aynı odaya geçtiler. Miray hemen uyurken Almila’yı bir türlü uyku tutmuyordu. Ne kadar yerinde sağa sola dönsede bir türlü gözüne uyku girmemişti. Şimdi babasını da çağırmazdı ona türkü okuması için. Sıkıntıyla soluyup üzerine ince bir hırka alarak avluya indi. Başını kaldırıp gökyüzünü izlemeye koyuldu. Gökyüzünde gördüğü en parlak yıldızla aklına annesi gelmişti. Gözlerinden bir iki yaş damla firar etti. “Annecim beni görüyor musun bilmiyorum ama ben seni çok özledim. Artık rüyalarıma da gelmiyorsun. Küstün mü bana?” Almila tek başına ağlayarak konuşurken Baran da onu izliyordu. En son dayanamayıp konuştu. “Bence ağlarsan anan daha çok üzülür.” Almila gelen sesle birden irkilmişti. Başını sesin geldiği yere doğru çevirdi. “Sen! Beni mi dinliyorsun?” “Hayır, ben zaten buradaydım sen gelip konuşurken duymuş bulundum. Uyuyamadın mı?” “Hayır. Sen?” “Ben... Bilmiyorum beni pek uyku tutmaz geceleri.” “Neden?” “Boş ver küçük hanım fazla merak iyi değil.” “Küçük hanım mı?” “Evet.” “Yalnız ben 25 yaşındayım yani küçük değilim.” “Ne olmuş benden küçüksün işte.” “Sen, sen çok gıcık birisin tamam mı!” “Tamam.” “Ukala şey.” “Bir şey mi dedin?” “Ben gidiyorum.” Almila sinirle odasına giderken Baran arkasından sırıtmakla meşguldü. Cebinden bir dal sigara çıkarıp yaktı. Biraz sonra su içmek için uyanan babaannesi torununu uyanık görünce yanına geldi. “Oğlum yine mi uyku tutmadı?” “Beni 20 senedir uyku tutmuyor yade.” Ayşe hanım elini Baran’ın omzuna koyup yanına oturdu. “Gel. Diyerek dizini işaret etti Ayşe hanım. Baran ikiletmeden dizine yattı babaannesinin. Ayşe hanım kırışmış elini torununun saçlarından dolaştırarak okşamaya başladı.” “İlk göz ağrım, yapma böyle kaç sene oldu eziyet etme kendine artık.” “Çok zor yade unutamıyorum olanları hepsi dün gibi aklımda. Acımadılar bana, hiçbiri... Daha 8 yaşındaydım." "Keşke gücüm yetseydi oğlum ama dedene engel olamadım." "Ama babam ola…