2 bölüm :Rakibim 🤍
Yazar: Adamehmeti

Bölüm görselleri



Merhaba. Umarım bölüm beğendiniz. En sevdiğiniz karakter? 🎵 Doin’ Time — Lana Del Rey 🩵🩵🩵 2 bölüm Adamın arkasından birkaç saniye baktım. Yaz perisi... Bu kelime nedense aklıma takılmıştı. Kimse bana daha önce böyle bir şey söylememişti. Zaten söylemesini de istemiyordum. Başımı iki yana sallayıp önümdeki içeceğe baktım. “Boş ver Deniz.” Bu gece buraya eğlenmeye gelmiştim. Bir yabancının saçma sapan sözlerini düşünmeye değil.Tam o sırada Mateo yanıma geldi. — Ça va ? (İyi misin?) Başımı kaldırıp ona baktım. — Oui, ça va. Pourquoi ? (İyiyim. Neden?) Mateo sandalyenin yanında durup bana baktı. — Tu sembles un peu distraite. (Biraz dalgın görünüyorsun.) Omuzlarımı hafifçe silktim. — Je regarde simplement autour de moi. (Sadece etrafı izliyorum.) Mateo hafifçe gülümsedi. — C'est la première fois que tu viens à Nice, n'est-ce pas ? (Nice'e ilk gelişin, değil mi?) — Oui. (Evet.) Denize doğru baktı. — La première fois qu'on découvre Nice, on reste toujours un peu rêveur. (Nice'i ilk kez gören herkes biraz dalgınlaşır.) İstemeden gülümsedim. — C'est vraiment magnifique ... (Gerçekten çok güzel.) Mateo denize baktı. — Et ce n'est que le début. (Daha bu sadece başlangıç.) Bir an ona baktım. “Sadece başlangıç mı?” Nedense söylediği bu son cümle, içimde garip bir merak uyandırmıştı. Çok düşünmemeye karar verdim. Zaten gece fazlasıyla eğlenceliydi. Deliler gibi dans ettim, içeceğimi içtim ve gerçekten çok güzel vakit geçirdim. Bir ara kendimi tamamen müziğe kaptırmıştım. DJ'ler değişiyor, şarkılar peş peşe çalıyordu. Sahilde herkes eğleniyor, kahkahalar ve müzik sesleri birbirine karışıyordu.Valla gece saat üçe kadar devam etti.Üç saat önce geldiğim bu şehirde, şimdiden böyle güzel bir gece geçireceğimi hiç düşünmemiştim. Gerçekten çok güzel bir geceydi. Sonra çantamı alıp gitmeye başladım. Parti artık bitmişti. Herkes yavaş yavaş otelimize doğru yürümeye başladı. Tabii Mateo da bizimle geliyordu. Otele geldiğimizde Mateo'ya dönüp: — Bonne nuit. (İyi geceler) Asansöre binip odamin bulunduğu kata çıktım. Koridorda ilerleyip 304 numaralı odama geldim. Kartımı okutup içeri girdim ve kartı girişteki yerine yerleştirdim.Çantamı bir kenara bıraktım. Ayakkabılarımı çıkarıp dolabımdan rahat bir şeyler seçtim ve üstümü değiştirdim. Son olarak makyajımı temizledim.Artık gerçekten yorulmuştum. Yatağa girip üzerime örtüyü çektim. Bugün uzun ve güzel bir gündü. Gözlerimi kapattım ve birkaç dakika içinde uyuyakaldım. Ertesi gün... Saat dokuz gibi uyanmıştım. Gece geç yatmış olmama rağmen şaşırtıcı bir şekilde kendimi dinç hissediyordum. Yataktan kalkıp banyoya girdim. Kısa ve soğuk bir duş aldım. Soğuk su gerçekten kendime gelmemi sağlamıştı. Duştan çıktıktan sonra saçlarıma biraz krem sürdüm ve odama geçtim. Dolabımı açıp bugün ne giyeceğime karar vermeye çalıştım.Sonunda bir kıyafet seçip giydim. Cildime güneş kremimi sürdüm. Ardından hafif bir ruj sürdükten sonra aynanın karşısına geçtim. Fena değildi. Hatta... güzel olmuştu sanki. Aksesuarlarımı takıp son bir kez kendime baktım. Ardından ayakkabılarımı giydim, çantamı aldım. Kartımı da almayı unutmadığımdan emin olduktan sonra odadan çıktım ve kapıyı kapattım. Asansöre doğru yürüdüm. İçeri girip restoran katının butonuna bastım. Birkaç dakika sonra restoran katına indim.Daha içeri girer girmez mis gibi kahve ve taze ekmek kokusu burnuma geldi. Tam bir Fransız kahvaltısı yapmayı hak ediyordum. Kahvaltımı seçmek için büfeye doğru ilerledim. Kruvasan, taze ekmek, peynir, reçel, meyveler ve tabii ki kahve... Hepsinden biraz aldım. Tepsimi alıp etrafa göz gezdirdim. Sonunda denizi gören boş bir masa bulup oraya oturdum.Kahvemi önüme koyup denize baktım. Nice'te geçirdiğim ikinci gündü. Ve daha şimdiden buraya alışmaya başlamıştım. Kahvaltımı yaparken tam da huzurlu bir şekilde denizi izliyordum ki... Tabii ki gereksiz kişi geldi.Mateo. Yanıma doğru yürüyüp gülümsedi. — Bonjour, Mateo. (Günaydın, Mateo.) — Bonjour, belle dame. (Günaydın, güzel kadın.) Kaşlarımı hafifçe kaldırdım. — Tu es de bonne hum…