YASLİMAN

2.BÖLÜM: "Seçimler ve Zorunluluklar"

Yazar:

YASLİMAN – Gülben Sakar kitap kapağı
YASLİMAN – Gülben Sakar kitap kapağı

selam balım🤏🏼 ilk bölüm yorumlarınız ve destekleriniz için teşekkür ederim🤎 yorumlarınız bol bol bekliyorumm! keyifli okumalar! ⚓️ Bir yalanın başka bir yalanı doğurduğu gibi bir yanlış da başka bir yanlışı doğururdu. Yıllar önce babamın söylediği söz bir kez daha önüme çıkmıştı şimdi. Seçimler. Seçimlerimiz. Verdiğimiz kararlar kendi sorumluluğumuzda olsa da sonuçları pekçok kişiyi etkileyebilirdi. Bir seçim bile bencillik yapmamızı sağlayabilirdi. “Kararın nedir?” diye sordu dakikalar süren sessizliğin ardından. “Yanlış anlama ben beklerim ama sen pek bekleyemeyecek gibisin.” Karşımda Ekin ve o kızı izlerken Göksel’in hemen yanımda bu tarz konuşması suratının ortasına yumruk atma isteğimi arttırıyordu. “Beni biraz rahat bırak.” Dilini şaklattı. “Onu yapamıyoruz maalesef.” Omzumun üzerinden ona baktım. “Sebep?” “Kuzuyu yalnız bırakırsan kurtlar kaparmış,” derken göz kırptı. Yüzümü buruştururken koluna vurdum. “Buradaki av olan kuzu ben mi oluyorum.” Kaşlarını kaldırıp indirdi. “Tabii ki ben.” “Ha-ha.” Sabırsızlıkla ellerini birbirine sürterken onu inceledim. Göksel onu tanıdığımdan beri aynıydı. Sevdiği ve sevmediği şeyler belliydi. Tepkileri aynıydı. Dış görünüşü bile yıllardır hiç değişmemişti. Arkadaş gruplarımız birbirine bildim bileli düşmandı, anlaşamazdık. Güveneceğim son insan bile olmamalıydı ama iyi bir özelliği varsa o da sözünün eri olmasıydı. Düşmanına dahi bir gün yalan söylediğini bilmezdim. Yine de güvenmek aptallık olurdu. “Köklerim Yasliman’ın etrafına sarılacak,” dediğinde bakışlarımı kaçırdım. “İyi inceledin mi?” Gözlerimi devirdim. “Sana verecek bir cevabım yok Göksel.” “Gerçekleri istemiyorsun yani.” Derin nefesler aldım. “Gerçekleri istediğim kadar hiçbir şey istemiyorum. Sen ne anlarsın ki?” Öfkeyle ona döndüğümde rahatsız edici rahatlığıyla sinir seviyem biraz daha arttı. “Babam alakası bile olmayan bir cinayetle senelerdir yargılanıyor. Çıkıp bir kişi bile belki yapmamıştır demedi, herkes ne denirse ona inandı. Sen babanın doğup büyüdüğün kasaba tarafından katil olarak anılması, herkesin sana bile suçlayıcı ne demek biliyor musun?” Boğazıma oturan yumruyu yok etmeye çalışsam da başarısızdım. “Bilmez miyim?” diye sordu. İmasıyla omuzlarım düştü. “İstersen kabul et ister kabul etme.” Bir adım atarak bana doğru yaklaştı. “Şu an bu kasabada seni en iyi anlayacak kişi benim. Sana inanıyorum.” Sana inanıyorum. “Yapma,” dedim. “Yapma işte.” Bakışlarım arkama döndüğünde hala karşısındaki kızla gülümseyerek konuşan adama baktım. Bu iki kelimeyi ondan duymayı beklemiştim. Yapmamıştı. Bana inanmak onun için bu kadar mı zor olmuştu? “Ekin sana inanmadı diye kimse inanmayacak diye bir şey yok Neva. Herkes kaderini kendi seçimleriyle belirler. Sana inanmamak da, ikinizin kaderine etki etmek de Ekin’in tercihiydi.” “Ya seçimlerimiz bir zorunluluksa?” Cevap vermedi. “Ne kadar ağrıma gittiğini bilemezsin. Daha babamın acısı tazeyken sevdiğim adamın yanımda durmaması, herkes gibi karşımda durması ne kadar ağrıma gidiyor tahmin bile edemezsin.” “O en ihtiyacın olduğunda senin karşında durmuştu,” diyerek yakınıma geldi. Bakışlarım hâlâ Ekin ve o kızın üzerindeydi. Sahiden bu kadar kolay mıydı? Peki, o böyle davranırken kalbimin onun için bu denli acıması neydi? “Şimdi gerçeklerin için, yalnız bırakılışın için benim yanımda durmak zor olmamalı. Sen kabullenmek zorunda bırakıldın. Onların gerçeklerini kabullenmek zorunda değilsin. Hiç olmadın. Ben sana kendi gerçeklerini kabullenekere hepsini ortaya çıkarma olanağı sunuyorum. Kabul et.” Omzumun üzerinden ona baktığımda benim aksime karşıdaki görüntüye bakıyordu. Ekin ve o kıza. “Acele etme,” dedi bir cevap vermeme izin vermeden. “Seni bekleyeceğim. İyi düşün. Hayatının bu döneminde senin için neyin önemli olduğunu düşünerek kararını ver.” Yine cevap vermediğimde bana kısa bir bakış atıp kalabalığın arasına karıştı. Kafam allak bullaktı. Ne düşüneceğimi ne yapacağımı şaşırmıştım ve bilmiyordum ama. Bir şeyden emindim. Eski Neva yoktu ve yeni Neva’nın istediği tek bir ş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku