GİRİŞ
Yazar: Gülben Sakar

26.07.2026 selam balım🤏🏼 yeni kurgu yayımlamayalı o kadar uzun zaman oldu ki çok heyecanlıyım. yorumlarınızı bekliyorum. birlikte yürüyeceğimiz bir yol olsun🤍 hazırsanız başlıyoruz. YASLİMAN’a hoşgeldiniz! buradaki kime güveneceğinizi iyi seçin olur mu? :) ⚓️ Gerçekler gömülür, sırlar tutulurdu. Gerçekler ağır, sırlar kapandı. Her gerçek açığa çıkar, sırlar döner seni boğardı. Gömdüğünde kaybolacağını sandığın her şey toprağın altında tüm gerçekliğiyle seni beklerdi. Gecenin karanlığı kasabanın ortasında büyürken büyüyüp giden sessizlik bunu anlatıyordu. El fenerinin titrek ışığı karanlık ormana küçük bir ışık huzmesi verirken adım attıkça ahşap parkelerden çığlıklar yükseliyor, kulağına dalgaların kayalara öfkeyle çarpma sesleri doluyordu. Titreyen eliyle el feneri kaldırıp hemen karşısında bulunan deniz fenerine tuttu. Titrek bir soluk alıp bu kez daha hızlı adımlarla deniz fenerine ilerlerken kendisine sırtı dönük silüetle boştaki elini yumruk haline getirdi. Uzun ve sivri tırnakları avuç içine batıp canını acıtırken dahi gözünü kırpmadı. Yaklaştı. Yaklaştıkça o silüet tanıdığı bir bedene dönüşmeye başladı. Bu beklemediği bir şeydi. Nefesini tuttu. Karşısında pek çok şey beklerken tanıdık birini görme ihtimali aklının ucuna dahi gelmemişti. Adım seslerini duyan beden ona döndüğünde olduğu yerde durdu. “Sen…” diye başladı cümlesine. Devamını getiremedi. Dolan gözleri karşısındaki bedenden deniz fenerinin dibinde duran not parçasına çevrildi. Bir taşın altında esen rüzgarla birlikte uçmamak için direniyordu. Tıpkı kendisi gibi. Bu gece buraya gerçekleri öğrenmek için gelmişti. Belki de bu gece buraya kasabada gizli tutulan, unutturulmaya çalışan her şeyi öğrenmek için gelmişti. Kaybettiği en yakın arkadaşını kasabaya geri döndürebilmek için çabaladığından gelmişti. Üç yıldır bunun için çabalıyordu. Şimdi öğrenmişti. Gerçekler toprağın altından çıkarılıp önüne altın bir tepsiyle konulmamıştı. Her gün tırnaklarıyla kazıya kazıya ulaşmıştı her şeye. Sonunu getireceğini bilmeden. Bir gürültü koptu. Karşısındaki gözlere bakarken bir kez daha nefesini tuttu. Hemen ardından arkasında bir beden daha hissederken boğazına sarılan bir elle birlikte burnuna tanıdık bir koku doldu. El feneri elinden kayıp giderken iki elini de boğazına sarılan ele götürdü. Tırnakları elin üzerine derinden batarken ses çıkaracağı sırada diğer el dudaklarının üzerine kapandı. Ölüm vardı. Ölüm artık onunlaydı. Bunun kabullenişiyle çırpınmayı bıraktı. Karşısındaki tanıdık gözlerinin tam içine bakarak ölümü kabullendi. Onun katili en yakınındaydı. Gördüğü son gözler her gün gözlerinin içinin gülerek baktığı gözlerdi. Ve yine katili toprağın altına saklanan gerçeklerin ortaya çıkmaması için onu bile feda edecek kişiydi. İnsan, şüphe dahi duymayacağı birinin katil olacağını düşünür müydü? Kendi katili olacağı aklından geçer miydi? 🕯️ 1.bölümde görüşmek üzere Yasliman sakinleri🤏🏼