Yasak Ateş

Bölüm 6

Yazar:

Yasak Ateş – matacoope kitap kapağı
Yasak Ateş – matacoope kitap kapağı

Yolculuğun geri kalanını yarı baygın, yarı ayık geçirmiştim. Araba sarsıldıkça omzumdaki yara zonkluyor, kelepçeler etimi ısırıyor, başım cama çarpıp duruyordu. Yolculuk boyunca üç kere kusmuş, üçünde de de araba emre rağmen sağa çekilmiş ve alnımdan tutulmak suretiyle bana yardımcı olmuşlardı. Kar yağışı artmıştı, yollar kayganlaşmış bu yüzden şöför hız kesmek zorunda kalmıştı. Uykuya dalıp uyanıyor, rüyalarla gerçek karışıyordu, bir an partide dans ediyordum, bir an karlı ormanda koşuyordum. Sonunda araba durduğunda, dışarısı zifiri karanlıktı. Kollarımdan tutup, yarı sürüklenerek merkez dedikleri binaya beni zorla soktular. Bina gri ve yüksek duvarlıydı. Etrafı dikenli tellerle çevrili, kapıda SS arması vardı. Nöbetçiler, Sturmbannführer geçtikçe selam duruyordu. Beni iki kadın askere teslim ettiler. Onlar da beni nazikçe, ki bu tüylerimin diken diken olmasına neden olmuştu, bir odaya götürdüler. Oda küçük, fayanslı bir banyoydu; duş başlığı, lavabo, ayna. Kapı kapandı, kilit döndü.Yıkayıp temiz giysiler giydirdi fakat bunun karşılığında çantam ve sakladığım biber gazı da alındı. Omzumdaki yara sarıldıktan sonra patlayan dudağım da korkunç merhametlerinden nasibini aldı. Aynaya baktığımda kendimi tanıyamadım. Yüzüm soluk görünüyor, saçlarım sıkıca geriye toplanmış, gözlerim ise intikam için bağırıyordu. Kadınlarla hiç konuşmadım, zayıflıkları yok gibiydi, onlarla enerjimi kaybedemezdim. Kelepçeler bileklerime geri geldiğinde hiçbir direnç göstermedim. Sonuçta şu an korkmuş, kafası karışmış esiri oynamam gerekiyordu. Koridora tekrar çıktığımızda kafamı önüme eğdim, yanlış kişiyle göz teması ölümcül bir hata olurdu. Sonunda bir odaya girdik; masa, sandalyeler, dosya dolabı, tek ampul. Sturmbannführer oradaydı, üniforması jilet gibi olmuştu, elinde bir kağıt tutarken, sigarasını tüttürüyordu. Kapı arkamdan yavaşça kapanırken, odada başbaşa kaldık. “Otursanıza, Fräulein.” dedi karşısındaki boş sandalyeyi işaret ederek. Sigarasını küllüğün içine bıraktı, dumanı yavaşça kıvrıla kıvrıla titrek ampüle yükseldi. Yavaşça yürüdüm. Ellerimi kucağıma park ederek sandalyeye oturdum. Bakışlarım anında bir kağıdın altına saklanmış Luger’e kaydı. Şu anlık ulaşma mesafemde değildi. Sturmbannführer sandalyesine yaslandı, bacak bacak üstüne atarken bana baktı. Sakince önündeki dosyalardan birini açtı, kalemine uzanıp bir şeyler yazmaya başladı. Yavaşlığı beni öldürüyordu. “Adınız neydi?” diye sordu bana bakmadan. “Malena.” “Soyadınız?” “Balcı.” Hafifçe duraksadım. “İ ile değil ı ile.” Kalemi kağıda hafifçe vurdu. Bilerek yavaş yazdığına yemin edebilirdim. Gözüm seğirmek üzereydi. “Balcı.” diye tekrarladı harfleri tek tek yazarken. “Soyadınızı babanızdan aldınız yani?” “Evet.” “Doğum yılınız?” Siktir. Bunu düşünmemiştim. Duraksadığımı fark edince, kafasını kaldırdı. Boğazımı temizledim. Hemen bir şey söylemem gerekiyordu. “Boğazınız mı kurudu?” dedi ayağa kalkarken, odanın diğer tarafına üç uzun adımda geçip bir bardağa kahve koydu. “Belki biraz kahve düşüncelerinizi toplamaya yardımcı olur.” Silahı alıp almamak arasında kaldım. Gözlerimi oraya dikerken konuştum. “1924.” “Yaşınız 18 mi? Hiç 18 gibi durmuyorsunuz.” dedi masaya geri dönüp, kahve bardağını önüme koyarken. “Savaş yıllarında yaşamak insanı hızlı yaşlandırıyor.” Tam sol tarafımda, tepemde dikiliyordu. Yavaşça kafamı yukarı kaldırdım. Kahveyi biraz daha önüme itti. “Doğum yeriniz?” “Türkiye.” dedim hızlıca, bilmediği yerden vurursam fazla kurcalayamazdı. Arkama doğru geçip, görüş açımdan çıktı. Bense gözlerimi kahve bardağına diktim. “Türkler genellikle tarafsız kalır. Siz niye buradasınız?” “Yarı İtalyan olduğumu yine unuttunuz.” dedim gülerek ve fincanı iki elimle kavradım. Sesimi yumuşak tutmaya özen gösteriyordum. Sturmbannführer arkamdan güldü, sonra aniden durdu ve kulağıma doğru eğildi. “O halde, neden bir yarı tarafsız, yarı müttefik olarak, adamlarımdan birini vurduğunuzu, bir k9 öldürdüğünüzü ve direnişçiyle işbirliği yaptığınızı açıklar mısınız, Fräulein?” Nefesi enseme de…

Bölümün tamamını WritePad'de oku