Azad'ın Sırrı
Yazar: Aybige

Bölüm 16 Yağmurun sesi yeniden yükseldi. Sanki gökyüzü bile bu anı bekliyormuş gibiydi. Kimse konuşmuyordu. Bütün gözler Azad'ın üzerindeydi. Masanın üzerindeki yüzük, yıllardır saklanan bir sırrın anahtarı gibi duruyordu. Azad derin bir nefes aldı. Sonra yavaşça başını kaldırdı. "Evet..." Sesi kısıktı. "Bu yüzük benim." Sahra'nın gözleri doldu. "Neden?" Azad ona baktı. Ve ilk kez... Bakışlarında yalnızca yorgunluk vardı. "Çünkü o gece ben de oradaydım." Bir sessizlik. "Ne demek 'ben de'?" diye sordu Aras. Azad gözlerini kapattı. "Çünkü ben o gece göl evinden hiç ayrılmadım." Bu söz, odadaki herkesi dondurdu. Miran bir adım öne çıktı. "Ne?" "Ben yalan söyledim." Sahra'nın nefesi kesildi. "Yedi yıldır..." Azad'ın sesi kırıldı. "...yedi yıldır hepinizden bir şey saklıyorum." Karan yumruklarını sıktı. "Neyi?" Azad yavaşça pencereye döndü. Yağmuru izledi. Sonra fısıldadı: "Ela'yı son gören kişi Miran değildi." Bir an durdu. Ve döndü. "Bendim." Odanın içindeki sessizlik ağırlaştı. Aras'ın yüzü bembeyaz kesildi. "Hayır..." Azad başını eğdi. "Evet." Sahra'nın gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. "O gece... ne oldu?" Azad derin bir nefes aldı. Ve geçmişin kapısı bir kez daha açıldı. Yedi Yıl Önce Yağmur yağıyordu. Ela göl kenarında durmuştu. Ağlıyordu. Azad ona doğru yürüdü. "Ela..." Ela arkasını döndü. Gözleri korku doluydu. "Beni takip etme." "Ne oldu?" Ela başını iki yana salladı. "Çok geç." "Ne çok geç?" Ela'nın gözlerinden yaşlar akıyordu. "Her şeyi öğrendim." Azad kaşlarını çattı. "Neyi?" Ela birkaç saniye sustu. Sonra... "İçimizden biri..." Sesi titredi. "...bize yalan söylüyor." Rüzgâr sertleşti. Yağmur hızlandı. Azad ona yaklaşmak istedi. Ama Ela geri çekildi. "Bana yaklaşma." "Ela, korkutuyorsun beni." Ela bir an sustu. Sonra fısıldadı: "Beni öldürmek istiyor." Azad'ın nefesi kesildi. "Kim?" Ela tam cevap verecekti ki... Arkasında bir ses duyuldu. Bir dal kırıldı. İkisi de döndü. Karanlığın içinde bir siluet vardı. Birisi onları izliyordu. Ve sonra... Her şey çok hızlı oldu. Ela korkuyla geri çekildi. Ayağı kaydı. Bir çığlık. Ve... Göle düştü. Azad gözlerini açtı. Ellerinin titrediği fark ediliyordu. Sahra'nın gözlerinden yaşlar süzülüyordu. "Ela..." Ela ise sessizce ona bakıyordu. Çünkü bu anıyı o da hatırlıyordu. Aras'ın sesi titredi. "Yani..." Bir an durdu. "...onu sen mi kurtardın?" Azad yavaşça başını kaldırdı. Ve yıllardır taşıdığı sırrı söyledi. "Evet." Bir sessizlik. "Ela o gece ölmedi." Sahra nefesini tuttu. "Ben onu gölden çıkardım." Aras'ın gözleri doldu. "Peki sonra?" Azad'ın yüzündeki acı daha da derinleşti. "Sonra..." Bir an sustu. "...uyandığında hiçbir şey hatırlamıyordu." Herkes dondu. Ela gözlerini kapattı. Çünkü bu kısmı bilmiyordu. Azad devam etti. "Başını çarpmıştı." "Ve..." "Ve kim olduğunu bile hatırlamıyordu." Sahra'nın gözlerinden yaşlar süzüldü. "Bu yüzden mi gittin?" Azad ona baktı. İlk kez gözlerinde özlem vardı. "Evet." Bir sessizlik. "Onu yalnız bırakamazdım." "Yedi yıl boyunca?" Azad başını eğdi. "Doktorlar hafızasının geri gelebileceğini söylediler." Bir nefes aldı. "Ben de onun yanında kaldım." Sahra'nın kalbi kırılıyordu. Bir yandan öfkeliydi. Bir yandan da... Onu anlıyordu. Ela yavaşça konuştu. "Ben..." Gözleri dolmuştu. "...seninle miydim?" Azad başını salladı. "Evet." "Yedi yıl boyunca?" "Evet." Bir sessizlik. Ve ardından... Ela'nın gözlerinden yaşlar süzüldü. "Ben hiçbir şey hatırlamıyorum." Azad ona baktı. "Artık hatırlıyorsun." Tam o anda... Evin dışında bir şimşek çaktı. Ve göl evi bir anlığına aydınlandı. Miran pencereye baktı. Sonra yüzündeki bütün renk çekildi. "Bu da ne?" Herkes ona döndü. Miran pencereyi işaret etti. Dışarıda... Gölün kıyısında... Birisi duruyordu. Siyah bir yağmurluk giymiş bir adam. Hareketsiz. Onlara bakıyordu. Sahra'nın nefesi kesildi. "Kim o?" Kimse cevap veremedi. Çünkü adamın yüzü görünmüyordu. Ve sonra... Adam yavaşça elini kaldırdı. Ve göl evini işaret etti. Ardından... Ormanın içine doğru yürümeye başladı. Birkaç saniye sonra tamamen kayboldu. Odanın…