Yarım Kalan Hayatlar

Kasetteki Ses

Yazar:

Yarım Kalan Hayatlar - Aybige kitap kapağı
Yarım Kalan Hayatlar kitap kapağı

Bölüm 12 Odadaki hiç kimse kıpırdamadı. Yağmurun sesi yeniden duyulmaya başlamıştı. Ama artık hiçbirinin dikkati dışarıda değildi. Çünkü notun son cümlesi hâlâ kulaklarında çınlıyordu. "O gece beni öldürmeye çalışan kişi... şu anda bu odada." Sahra yavaşça geri çekildi. Bir adım. Sonra bir adım daha. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Bu bir hata olmalıydı. Bir yanlış anlaşılma. Çünkü burada bulunan insanların hepsi... Bir zamanlar birbirlerini sevmişlerdi. Öyle değil miydi? Aras ilk konuşan oldu. "Kaseti oynatın." Sesi titriyordu. Ama kararlıydı. Azad başını kaldırdı. "Belki de bunu yapmamalıyız." "Yedi yıldır bekliyorum." Aras'ın gözleri dolmuştu. "Artık hiçbir şeyden korkmuyorum." Karan elindeki kasete baktı. Sonra odanın köşesindeki eski kasetçalara. Toz içindeydi. Ama çalışıyor gibi görünüyordu. Sahra'nın nefesi sıklaştı. İçinde kötü bir his vardı. Çok kötü. "Bunu dinlemek zorunda mıyız?" Miran ona baktı. Bu kez sesi yumuşaktı. "Evet." Karan kaseti cihaza yerleştirdi. Bir an herkes sustu. Sonra... Tık. Kaset dönmeye başladı. Önce cızırtılar duyuldu. Ardından birkaç saniyelik sessizlik. Ve sonra... Bir nefes sesi. Bir kadın nefesi. Sahra'nın gözleri doldu. Çünkü bu sesi tanıyordu. Sonra kayıt başladı. "Eğer bunu dinliyorsanız..." Bir sessizlik. "...demek ki her şey düşündüğümden daha kötü bitti." Bu... Ela'nın sesiydi. Aras'ın gözlerinden yaşlar süzüldü. Ellerini ağzına götürdü. Sahra'nın dizleri titriyordu. Yedi yıl sonra... Onun sesini yeniden duyuyorlardı. Kaset devam etti. "Bu kaydı bırakıyorum çünkü korkuyorum." Cızırtı. "Biri bizi izliyor." Miran gözlerini kapattı. Aynı cümle. Yıllar önce ona da bunu söylemişti. Kasetten bir kapı sesi duyuldu. Ardından Ela yeniden konuştu. "Eğer bana bir şey olursa..." Sesi titriyordu. "Bunun bir kaza olmadığını bilin." Odada hiç kimse nefes almıyordu. Birkaç saniyelik sessizlik oldu. Sonra... Bir erkek sesi duyuldu. Çok uzaktan. Anlaşılmıyordu. Ama birinin Ela'yı çağırdığı belliydi. Ela'nın sesi yeniden geldi. Bu kez daha kısık. "Hayır... buraya gelmemeliydin." Bir gürültü. Ayak sesleri. Sonra... Bir çığlık. Kasetteki herkes irkildi. Ve ardından Ela'nın korku dolu sesi duyuldu. "Bunu neden yaptın?" Sahra'nın gözleri büyüdü. Aras olduğu yerde dondu. Kasette bir şey düştü. Sonra... Bir erkek sesi. Bu kez daha net. Ama cızırtılar yüzünden tam anlaşılamıyordu. Sadece iki kelime seçilebildi. "...özür dilerim." Ve ardından... Kaset bir anda kesildi. Cızırtı. Sessizlik. Sonra yeniden Ela'nın sesi. Ama bu kez... Fısıltı hâlindeydi. "Eğer hayatta kalırsam..." Bir duraksama. "...geri döneceğim." Bir nefes. Ve son cümle: "Eğer dönemezsem..." Odadaki herkes kasete kilitlenmişti. "...içinizden birine asla güvenmeyin." Tık. Kaset sona erdi. Sessizlik. Uzun. Boğucu. Hiç kimse konuşamadı. Çünkü kasetteki son sözler, bütün şüpheleri yeniden canlandırmıştı. Birisi yalan söylüyordu. Birisi gerçeği biliyordu. Ve birisi... Yedi yıldır bu sırrı saklıyordu. Tam o anda... Alt kattan bir kapı gıcırtısı duyuldu. Gıcır... Sonra... Ayak sesleri. Tak... Tak... Tak... Birisi eve girmişti. Ama bu kez... Kimse kapıyı açmamıştı. Herkes birbirine baktı. Karan fenerini sıktı. Azad'ın yüzü soldu. Ve ardından... Alt kattan bir kadın sesi yükseldi. Çok tanıdık. Çok yakın. "Beni gerçekten unuttunuz mu?" Sahra'nın kalbi duracak gibi oldu. Çünkü bu ses... Kasetteki sesin aynısıydı. Ve bu kez... Canlıydı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku