2
Yazar: Fatma

!!HASSAS İÇERİK MEVCUTTUR!! Vati'nin Günlüğü Fırat ve Dağhan yani Forcher ve Kleiner'da gerçekten etkileyici bir şeyler olduğunu sezdiğim için onlara soyadımı verdim. Eğitimleri bittiğiniz tahtımı onlara devredebilirim. Ya da beni yanıltırlar ve sadece 'asker' olarak kalırlar. Ama potansiyelleri var. Ben bunu gördüm. Buna göre de eğitiyorum. Onlar krallığımı iki koldan yönetecekler. Planımın bir kısmı bu. Vati'nin krallığı iki kola ayrılacak ve o kol asla kırılmayacak. Güç elime daha fazla ulaşacak. Fakat, onların düşündüğünün aksine ben bir canavar değilim. Sadece birileri feda edilmeliydi, onlar da kaybedecek hiçbir şeyi olmayan kimsesizlerdi. Fırat ve Dağhan'a birbirlerini vermiştim ki tek vücut olsunlar. İnsanlıklarını kaybetmesinler. Çünkü duygularını kaybettiklerinde Vati'yi ve daha nicelerini ezip geçerlerdi. Bu kaos demekti. Unutmayalım ki amacım iyi bir şeydi. Kötüyü oynayan iyiyim ben, iyiyi oynayan kötüler gibi... Son olarak... Fırat'ı bilmem ama Dağhan beni hep şaşırtıyor, şaşırtmaya da devam edecek. Belki de bunun nedeni Fırat'ın aksine içinde sönmeyen duygulardan birinin de intikam olmasıydı. Hatta en derinlerde olan ve büyümeye devam eden duyguydu bu. Fazlaca zorlamamın sebebi bu, onu sınamak ve iradesini kontrol edip edemeyeceğini anlamak. 2013 ————— 13 Ekim 2012, Muhtemelen 13-14 yaşlarında olan bir grup çocuk büyük bahçenin ortasında plank yapmış şekilde bekliyorlardı. Bahçenin üç tarafı büyük duvarlarla bir tarafı da üç katlı evin cephesiyle çevriliydi. Bahçede sadece bir sandalye vardı. Onun dışında da bomboştu ve o sandalyede oturan kişi Vati'nin ta kendiydi. Elinde bir adet şarap kadehiyle oturmuş çocukları izliyordu. Günlük antrenmanlarının başlangıcı olan plankı yapan çocukları. Saat sabahın belliydi ve bahçede kız-erkek karma bir şekilde toplam otuz iki çocuk vardı. Okula gitmiyorlardı. Hepsi özel eğitim alıyordu. Vati'nin askeri olmak için. Vati kadehindeki şaraptan bir yudum alırken çocuklara baktı. Yanındaki adama başıyla işaret verdi ve çocukların sırtlarına ağırlıklar teker teker yerleştirildi. Vati konuşmaya başladı. Saçlarına aklar daha düşmemişti. Sesi de daha dinçti. "Bugün bir adım daha ileri gidiyoruz ve beş kiloluk ağırlıklarla plank yapıyoruz." duraksadı. "Yani, sizler yapıyorsunuz. Sevgili askerlerim..." rahatsız edici bir şekilde gülümsedi. Ayağa kalkıp arkasını dönüp gidecekken bir inleme sesi duyuldu. Sonra toprağa düşen ağırlığın sesi. Ardından çocuklara baktı. "Mevsim..." diye mırıldandı kendi kendine. Fiziksel olarak en geride olan ama zeka olarak en ileride olan oydu. Simsiyah saçları, esmer teni ve fındık burnuyla çok tatlı ve güzeldi. "Doğru yap şunu! Diğerlerinin aksine daha uzun yapacaksın!" Vati'nin, antrenmanlardan sorumlu olan adamının gür sesi diğerlerinin nefes alırken bile iki kez düşünmesine sebep oluyordu. Dağhan ve Fırat hariç. En önde duruyorlar ve öyle plank yapıyorlardı. Birbirlerine baktılar. Dağhan'ın gözlerinde öfke vardı. Vati'nin, Mevsim'e bu kadar yüklenmesine katlanamıyordu. Başka bir eğitim alarak da fiziksel gücünü üst seviyeye taşıyabilirdi. Ama Vati inatla aynı eğitimde yer almaları konusunda çocukları zorluyordu. Fırat'ın gözlerinde ise uyarıcı bir bakış vardı. Kaşlarını istemsiz çatmış, gözlerini kısmıştı. Dudaklarını ses çıkarmadan hareket ettirdi. "Sakın bir şey yapma, Dağhan. Rahat dur." Diye uyardı. Vati'nin arkadaşına olan garip tutumunu biliyor ve onu korumaya çalışıyordu. Lakin Dağhan, başını iki yana sallayarak arkadaşını reddetti ve ayağa kalktı. Ardından da Fırat. Vati ard arda düşen iki ağırlığın sesiyle arkasına döndü. Dağhan ve Fırat'ı ayakta görmeyi bekliyordu ama yine de şaşırmıştı. "Onu başka bir şekilde eğit Vati!" Dağhan yürüyerek tam karşısına geçmişti. Fırat, onun bir adım gerisindeydi. "Bu şekilde yaparak fiziksel gücünü artıramazsın!" Burnundan soluyordu. "Dağhan haklı. Ona ve fiziksel olarak geride olanlara daha ağır bir eğitim vermek yerine daha verimli ve özel bir eğitim vermen gerekiyor." Dağhan'a nazaran daha sakindi. Etrafta…