Yaralılar Müzesi

1. Mahperi

Yazar:

Yaralılar Müzesi - Niss kitap kapağı
Yaralılar Müzesi kitap kapağı

Pera'nın hikayesini artık sizinde okumanız gerektiğini düşünüyorum. Bölümün sonuna kadar bana bir şans verirseniz çok mutlu olurum. İyi okumalarr. Mahperi Ay gibi. Peri kadar güzel. Pera Alkan Kerem ile Aslı, Türk halk edebiyatında aşkın, sadakatin ve fedakarlığın en çok bilinen hikâyelerinden biridir. Kulaktan kulağa yayılan rivayete göre Müslüman bir bey oğlu olan Kerem, bir Ermeni keşişin güzeller güzeli kızı Aslı'ya ilk gördüğü anda gönlünü kaptırır. Gençler saf ve temiz bir duyguyla birbirlerini deliler gibi severler fakat aralarındaki inanç ve kültür uçurumu yüzünden Aslı'nın babası bu evliliğe kesin bir dille karşı çıkar. Kerem sevdiğine kavuşabilmek için uzun yıllar boyunca diyar diyar gezer, çölleri aşar ve önüne çıkan her türlü çileye tek başına katlanır. Sonunda Kerem’in amansız inadı ve bitmek bilmeyen sabrı meyvesini verir. İki aşık bir şekilde kavuşur ve memlekette büyük bir düğün hazırlığı yapılmaya başlanır. Ancak Aslı'nın babasının içindeki nefret bitmemiştir. Kızını bir Müslüman gence yar etmemek için gizlice ve geri dönüşü olmayan ölümcül bir büyü yapmıştır. Düğün günü gelip çattığında herkes neşe içindeyken Kerem'in üzerindeki düğünlük elbiseleri aniden alev alır. Çaresiz bir şekilde alevlerin tam ortasında kalan Kerem, canından çok sevdiği Aslı’nın gözleri önünde yanarak feci şekilde can verir. Sevdiği gencin acı feryatlarına daha fazla dayanamayan Aslı ise onun arkasından kendini yanan küllerin üzerine bırakır ve sevdiğinin hemen yanı başında hayatını kaybeder. Böylece onların bu dünyadaki kavuşmaları ne yazık ki trajik bir ölümle noktalanır. Bu hüzünlü hikâye yüzyıllardır halk arasında aşkın önüne çıkan en büyük engeller karşısında bile asla vazgeçmediğini fakat kimi zaman bu dünyada kavuşmanın asla mümkün olamayacağını anlatan en dokunaklı örneklerden biri olmuştur. Kadim halk, Kerem ile Aslı'nın bu yürek sızlatan sonunu sadece tek ve derin sözle dile getirmiştir. "Aşk, iki gönlün aynı ateşte yanışıdır." Kafamı önümde açık duran ders kitabından yavaşça kaldırarak sınıfın önünde hâlâ usanmadan konuşan hocaya baktım. Beyazlamış saçlarını arkaya doğru tarayıp son derece sıkı bir at kuyruğu yapmıştı. Üzerine ise yaşına hiç yakıştırmadığım dar siyah kalem eteğini ve vücudunu fazlasıyla saran beyaz gömleğini giymişti. Kırk altı yaşındaki bir kadın için fazla iddialı ve göze batan kıyafetlerdi benim için. Sınıfın boş kısımlarında bir sağa bir sola doğru yürürken topuklu ayakkabısının zemine vuran ritmik sesleri sınıfta yankılanıyordu. Tahta boyunca hiç durmadan gidip geliyor, her köşeden dönüşünde sanki bu trajik hikâyeyi hayatında ilk kez anlatıyormuş gibi aynı abartılı heyecanla konuşuyordu. Bazı öğretmenler vardır. Ders anlatırken fena halde yorulur, dakikalar geçtikçe sesleri kısılır ya da anlatacakları konu bittiğinde derin bir nefes alıp masalarına çökerlerdi. Bizim edebiyat hocasında kesinlikle öyle bir yorgunluk emaresi yoktu. Kerem ile Aslı hikayesi onun zihninde hiç bitmeyen sonsuz bir senaryo gibiydi adeta. Evet, Kerem ile Aslı hikayesini her fırsatta bu kadar coşkuyla anlatacak kadar çok severdi fakat ben kendi adıma aynı pembe cümleleri kuramayacaktım. Günümüz dünyasında aklı başında olan kim sonu böyle büyük bir trajediyle biten aşk hikayelerini gerçekten sevebilirdi ki? Bana göre tamamen zaman kaybı ve abartıdan ibaretti. Sınıfın yarısından fazlası çoktan dersten kopmuş bir şekilde kendi dünyalarına çekilmişti zaten. Arka sıradaki ayrılmaz iki kişi önlerindeki kalın defterlerin arasına gizlice telefonlarını saklamış, başlarını hafifçe öne doğru eğerek ekrandaki bir şeylere bakıp kıkırdıyorlardı. Ön sıralarda oturanlardan biri can sıkıntısından elindeki kurşun kalemin arkasındaki yumuşak ucu dişleriyle kemiriyor, hemen yanındaki ise gözlerini ayırmadan boş boş tahtaya bakıyordu. Kısacası sınıftaki herkesin aklı ve ruhu tamamen başka bir yerdeydi ama hocanın etrafında dönen bu ilgisizlikten hiç haberi yok gibiydi. Ya da görmezden gelmeyi tercih ediyordu. Hemen yanı başımdan fısıltı halinde gelen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku