Giriş
Yazar: Niss

Hayat çoğu zaman sessiz bir öğretmendir. Kimseye haber vermeden en değerli anları alır bizden. Gülüşler bir anda solar, sesler uzaklaşır, dokunulan eller soğur. İnsandan geriye sadece hatıraları kalır. Bazen o boşluk öyle derin olur ki nefes almak bile zorlaşır. Her sabah uyanırız ve bir şeylerin eksik olduğunu fark ederiz. Kim bilir belki de fark etmeden alıştığımız sessizliklerin içine gömülmüş bir yokluğu hissederiz. Etrafımız kalabalık olabilir, kahkahalar duyulabilir ama insan bazen öyle yalnızdır ki bu yalnızlığı hiçbir ses, hiçbir hareket dolduramaz. Kalbin derinliklerinde bir boşluk açılır. Gözle görülmez ama varlığı her an hissedilir. Herkes bir gün yalnız kalır. Kimseyi suçlamaya gerek yoktur. Hayat böyle öğretir insana. Kaybedilen her şey yürekte sessiz bir acı bırakır. Bir bakarsınız bir zamanlar hayallerinizi paylaştığınız kişi artık yoktur. Gözler dolsa da ağlamak gelmez bazen. Gözyaşı suskunluğa dönüşür yavaşça. Ve zaman öyle bir hızla akar ki geçmiş bir anıdan ibaret kalır. İnsan o anlarda fark eder sahip olduklarımızın değerini. Kimi zaman bir gülüşün yokluğunu, bir bakışın eksikliğini hissederiz. Ve bu his yavaş yavaş kalbin her köşesine işler, her adımda hatırlanır. Acı çoğu zaman görünmezdir. İnsanlar etraflarındaki gülüşleri ve konuşmaları görebilir ama bir yürek, derinlerinde taşıdığı boşluğu başkalarına göstermez. İşte bu sessizlik bazen en yüksek çığlıktan daha güçlüdür. Çünkü yürek susarken gözler her şeyi anlatır. Ve insan anlar ki acı ve sevgi el ele yürür. Kaybetmeden ne kadar yaşadığını bilmek mümkün değildir. Her gözyaşı, her hüzün, her yalnızlık... Hepsi insana bir şey öğretir. Değer verdiklerini kaybettiğinde aslında ne kadar derinden sevdiğini de fark edersin. Ama en acı gerçek şudur. Hayat bazen öyle bir sessizlik bırakır ki geriye, sadece gözlerden süzülen tek bir damla yaş kalır. Ve o damla bazen tüm dünyayı anlatır.