Giriş
Yazar: Aleyna

22 Haziran 2023 ... Valizini son basamaktan çıkarınca bakışlarını karşısındaki büyük siyah kapıya çevirdi. Hukuk fakültesi 3. sınıf öğrencisi olarak evine geri dönmüştü. Bu koskoca ev gerçekten evi miydi? 2. sınıf bitince tüm yazı ailesinin yanında geçirmek için doğduğu topraklara geri dönmüştü. Doğduğu topraklar aslında ona gurbetti. Bir adım attı. İki adım attı. Üç adım attı. Dördüncü adımda kapının tam önünde durdu. Kapının tokmağına uzanmak için cesaretini toplamaya çalışıyordu. Annesini çok özlemişti. Ailesini çok özlemişti. Ailesi annesiydi. Her şeyiydi annesi. En çok kokusunu özlemişti. Kokusunu içine çekeceği için çok heyecanlıydı. Gün saymıştı adeta. Günler geçmek bilmedi sanki. Ama içinde bitmeyen bir his vardı. Daha da çoğalıyordu ve şuan daha fazlaydı. Sanki boğazına kadar geldi ve dışarı çıkaracaktı. Başını iki yana salladı. Az sonra annesiyle kavuşma anını düşündü ve gülümsedi. Büyük cesaretle kapının tokmağına sertçe vurdu. Kapının tokmağını vurdukça onu kesen bağırış sesleri vardı. Kapı açıldı, kapının açılmasıyla annesinin son bıçak darbesiyle kanlar içinde kalışını görmesi bir oldu. Bıçağı çıkarıp geri çekilince katil, annesinin yanına koştu sanki düşmüştü adeta. Kalbinin üstünü hemen elleriyle kapadı. Çok fazla kanıyordu. "Anne!" diye haykırdı. "Anne uyan anne!" Sayısız kere haykırdı ama annesi artık bu dünyada yoktu. Kanlı elleriyle annesinin yüzünü avuçladı. Titriyordu elleri. Zarar vermekten korkuyordu. "Annem ben geldim. Seni çok özledim. Hadi uyan." Ellerinde annesinin kanıyla annesine sarıldı. Annesine kavuşamadan sarıldı. Annesinin kokusunu içine çekti. En çok bunu özlemişti ama kokusunu alamadı. Kandan başka koku alamadı. "Anne!" diye bir kez daha haykırdı ama duyamazdı. Saçları güçlü bir el tarafından çekilip başı kaldırıldı. Gördüğü o yüzü hiç görmemeyi diledi içinden. "Ağlayıp zırlayıp durma! Kalk!" diye emretti ve zorla saçlarından çekilerek kaldırıldı. "Anne!" diye bağırdı. Çıldırmış gibi bağırıyordu. Annesinin yanına gidemiyordu. Merdivenlerden sürüklenince saçlarını tutan adam sertçe bir odanın kapısını açtı ve kızını fırlattı. Kız aniden yere düştü. Ellerini yumruk yapıp babasının yüzüne baktı. Sevgiyle okşanmayan saçları nefretle çekilmişti. Parmağını savurdu. "Gıkın çıkmayacak! Nefes bile almayacaksın! Yoksa seni de öldürürüm." Kapı sertçe kapandı. Hareket edemedi. Sesini çıkartamadı. Konuşamadı. Nefes alamadı. Boğuluyordu sanki. Hayatının elinden alınmasına çok az kalmıştı. Saatlerce boğularak bekledi. 🌩 Kapı tekrar açılana kadar hiç hareket etmedi. Gözyaşları yanağında kurumuştu. Babası yine geldi. Öfkeyle bağırdı. "Bu olanları görmedin ve siktirip gidiyorsun." Yine saçından tuttu ve aşağıya kadar sürükledi. Aşağı inince annesini aradı gözleri. Ama yerinde yoktu. Annesi artık hiç yoktu. Nefes alamadı. Babası evin kapısını açtı. Hava yağışlıydı. Yaz ayıydı ama yağmur yağıyordu. Belki de gökyüzü Almila'nın akıtamadığı gözyaşları akıtıyordu. Almila'yı yine yere fırlattı. Almila'nın karşısında kendisinden 10 yaş büyük bir adam. Almila'ya sırıtıyordu. "Evimize gitme vakti geldi karıcım." Almila'nın yüzünü tutunca Almila hemen geri çekti. Ve o an yeni hayatının başlangıcı olan tokadı yemişti. Elin adamı kızına vuruyordu ve babası hiçbir şey yapmıyordu. "Mutluluklar." dedi sadece. Bu nasıl mutluluktu? Arkasından güldüğünü anladı Almila. Babası onu satmıştı. Babası eve tekrar girdi. Adam saçından tutarak zorla arabaya bindirdi. Buradaki hayatı son bulmuştu. Ama aslında bir başlangıçtı. Almila'nın aklına bir tek annesi vardı. Annesinin intikamını alacaktı. Kanını yerde bırakmayacaktı. Ellerinde hala annesinin kanı vardı. İntikam almak istercesine ellerini yumruk yaptı. Mardin 19 yaşında bir kız çocuğunun kaderine şahit olmuştu. Ama bir gün, kadın olarak geri döndüğünde Mardin bile kaderden korkacaktı.