Yara ve İz

Bölüm 3

Yazar:

Yara ve İz – Karanfil kitap kapağı
Yara ve İz – Karanfil kitap kapağı

Zil çaldığında sınıfta kısa bir sessizlik oldu, ardından öğrenciler derse duydukları o derin hayranlıkla yavaşça toparlanmaya başladılar. Müfettiş Hikmet Bey, ne bir laf edebilmiş ne de olumsuz bir not düşebilmişti; mahcup adımlarla sınıftan süzülüp gitti. Ateşkesen Timi öğrencilerin neşeli sorularını yanıtlayıp yavaş yavaş sınıftan boşalırken, bendeki o heyecan yerini tatlı bir yorgunluğa bıraktı. Tahtadaki çizimlerimi ve ders notlarımı toparlayıp evrak çantamı kucağıma aldım. Derin bir nefes vererek öğretmenler odasına geçmek, bir bardak sıcak çay içip kalbimin ritmini sakinleştirmek üzere sınıftan dışarı bir adım attım. Ancak koridora çıktığımda, hemen kapının yanındaki duvara yaslanmış beni bekleyen o devasa karartıyı gördüm. Araz Yüzbaşı... Timini bahçeye doğru önden göndermiş, kendisi koridorun o loş ışığında tek başına kalmıştı. Beni gördüğünde duyardan doğruldu. Postal sesleri koridorda yankılanırken bana doğru bir adım attı. Üniformasının üzerindeki o sert kışla kokusu ve hafif barut esintisi bir kez daha etrafımı sardı. "İdil Hocam," dedi, sesi sınıftaki o komutan tonundan uzak, şaşırtıcı derecede alçak ve samimiydi. Adımlarımı durdurup çantamı iki elimle daha sıkı tuttum. Ela gözlerimi onun heybetli yüzüne diktim. "Buyurun Yüzbaşım, bir şey mi oldu?" Araz, gözlerini bir anlığına koridorun sonuna kaydırdı, ardından tekrar doğrudan gözlerimin içine baktı. O sert, çelik gibi bakışların arkasında ilk kez bir tereddüt, bir çekingenlik gördüm. Koskoca bir timi yöneten dağ gibi adam, şu an karşımda sanki kelimelerini seçmekte zorlanıyordu. "Az önce sınıfta anlattıklarınız..." dedi, boğazını hafifçe temizleyerek. "Sadece mesleğinize olan saygınız değil, insana bakışınız da çok etkileyiciydi." Hafifçe gülümsedim. "Teşekkür ederim Araz Bey. Ben sadece hissettiğim ve inandığım şeyi anlatıyorum." "Biliyorum," dedi Araz, bakışları bir an için cildimdeki vitiligo lekelerine, ardından tekrar gözlerime kaydı. Yüzünde çok nadir belirdiği belli olan hafif, gölgeli bir tebessüm belirdi. "İşte tam da bu yüzden... Sizden bir şey rica edecektim. Aslında bir nevi yardım." Kaşlarımı hafifçe kaldırdım. "Yardım mı? Benim yapabileceğim bir şeyse elbette." "Benim bir yeğenim var," dedi Araz, sesi daha da yumuşayarak. "Abimin kızı, Esma. Bu okulda, 10. sınıfta okuyor. Abimler de buradalar, görev icabı ilçedeyiz hepimiz." Araz derin bir nefes aldı, sanki yeğeninden bahsederken o sert askeri kabuğu bir anda eriyip gidiyordu. "Esma pırlanta gibi bir kızdır ama Biyoloji dersiyle başı biraz dertte. Daha doğrusu derse karşı büyük bir önyargısı var, bir türlü sevemedi. Bugün sizi dinledikten sonra... Esma’nın Biyoloji’yi sizin gibi bir öğretmenden öğrenmesi gerektiğini düşündüm." Şaşkınlıkla ona baktım. "Esma demek... Demek 10. sınıfta." "Evet," dedi Araz, gözlerindeki o umutlu ifadeyle bana bakmaya devam ederek. "Eğer programınız uygunsa, kabul ederseniz... Esma’ya özel ders vermenizi çok isterim. Ücreti ya da zamanı hiç önemli değil, tamamen sizin şartlarınıza uyarız. Sadece... Onun hayatına da tıpkı az önce o sınıftaki çocukların hayatına dokunduğunuz gibi dokunmanızı istiyorum." Araz Vural gibi sert, kuralcı ve mesafeli bir kışla komutanının, yeğeninin eğitimi için karşıma geçip bu kadar içten, bu kadar mütevazı bir dille ricada bulunması içimde bir yerleri titretti. Onun o korumacı, ailesine bağlı yapısı, kalbimdeki o şefkat duygusunu bir kez daha uyandırdı. Tebressümüm yüzümde daha da genişledi. "Araz Bey, ders ücreti ya da şartlar konuşulacak en son şey. Eğer Esma Biyoloji'den soğuduysa, ona doğanın güzelliğini göstermek benim için bir görev değil, keyif olur. Memnuniyetle özel ders veririm." Araz’ın çene kasları gevşedi. Gözlerinde beliren o rahatlama ve derin memnuniyet ifadesi, o an dünyadaki her şeye değerdi. "Gerçekten mi?" dedi, sanki bu kadar kolay kabul etmemi beklemiyormuş gibi. "Çok teşekkür ederim İdil Hocam. Gerçekten... Bu benim için çok anlamlı." "Rica ederim," dedim naif bir sesle. "Esma ile en kısa sürede tanışırız o zaman." "H…

Bölümün tamamını WritePad'de oku