Yanlış Açı

Gol 39: Sigorta

Yazar:

Yanlış Açı – Sıla kitap kapağı
Yanlış Açı – Sıla kitap kapağı

Se-lam-lar! Nasılsınız? Booooool yorum bekliyorum. Not: İçerik sebebiyle sorun çıkarabilir bölüm. Writepad'e beklerim. Hikayemde linki var. Bir hafta sonra görüşürüz. İyi okumalar! *** Dağhan'a teslim olmayı birkaç saniyede kabul eden varlığım dondukaldı adeta. O yumuşak his gitti. Bakışlarım dalgınlıktan tetikte olmaya çevrildi. O da buraya bakıyordu, yabancıların olduğu bir masada oturmuştu, bacak bacak üstüne atmış, arkasına yaslanmış, rahat rahat buraya bakıyordu. Sonra yavaşça gülümsedi. Midemin bulandığını hissettim. Dağhan'ı geleceğim olarak nasıl görüyorsam Ozan'ı da geçmiş olarak görüyordum. Geçmişimin tamamı değildi, bunu diyebilecek kadar sevmemiştim onu ama bana sadece geçen seneyi bana kötü hatırlatacak kadar vardı o; kirli bir geçmiş. Eğer Dağhan bilseydi... Ne saçmalıyordum? Dağhan, Ozan'ın değil bir pislik olduğunu öğrenmek, sadece eskiden takıldığım biri olduğunu bilse kafayı yerdi. Üstelik sadece birkaç masa yanımızda oturduğunu bilse... Dağhan onunla sıkıntısız olan alakamı bile normal yorumlamazdı. Onu tanıyordum artık. Ozan'ın neden burada olduğunu bilmiyordum ama bakışlarımı kolay kolay ondan çekemedim. Varlığı beni o kadar rahatsız etti ki nefesim tıkandı. O manevi huzura kavuşabileceğimi düşünmek aptallık mıydı? Sanki asla rahat olamayacaktım. Sanki Dağhan bile bunu sağlayamayacaktı. Her bir yüküm omzumda ağırlaştı. Borcunu ödeyeceksin, işine devam ediyorsun, benimsediğin biri var hayatında ilk kez... Neden bu panik? Kedine dert mi üretiyorsun kızım sen? Zorun ne senin? Ayaklandığımı masadakilerin bakışı bana dönene kadar fark edemedim. Oturduğum yer bana dar geliyor, nefes almak güçleşiyordu. Dağhan bana çatık kaşlarla bakınca, "Bir lavaboya gideceğim," diye konuştum. "Gelirim hemen." O bir şey diyemeden arkamı dönüp yürüdüm. Lavabo, çıkışa giden kapının yakınındaydı neyse ki, kimse görmezdi. Kapıdan hızla çıkarken sonbaharı benimseyen hava ilk kez değiştiğini hatırlattı, soğuk bir rüzgar yedim. Soğuk iyiydi, belki biraz kendime gelirdim. Titrek adımlarla davetlilerin belki de sigara içebilmesi ya da hava alabilmesi için ayrılan o teras gibi gözüken boşluğa gittim. Ana salonla, küçük bir binanın arasındaki boşluktu. Küçük bina depoydu sanırım. Aklımı dağıtmak adına taş desenlerini inceledim. Ortam çok güzel, çok nezih. Davetliler kalabalık, herkes çok şık. Sakin ol. İyisin. Sorun yok. Sorun yok. Sorun yok. Kendimi sakinleştirmek rüzgarla daha da mı kolaylaşıyordu bilmiyordum ama o soğuk beni biraz olsun yatıştırdı. Ürperen kollarımı düşündüm hiç yoktan. Sonra omuzlarıma bir ceket kondu. Normalde haberim yokken beni gerecek olan bu hareket o rüzgarın getirdiği parfüm kokusuyla sakince arkamı dönmeme sebep oldu. "Gelmene gerek yoktu." "Yalan söylemene gerek yoktu," dedi o da sakince. Kısık gözleri üzerimdeydi. Bir derdim olduğunu biliyordu. "Yalan söylemedim," dedim ifademi tutarken. "Fikrimi değiştirdim. Hava alasım geldi bir anda." Bir şey demedi ama ilk kez bir ilk yapıp bana dokunmadı. Ben taş duvara yaslanırken o sakin gözlerle beni izliyordu. "Sen içeri girebilirsin," dedim sesim titremesin diye uğraşırken. "Ben biraz durup geleceğim." "Dans partnerim dışarıda dururken içeride oturmak pek centilmence değil, biliyor musun?" derken kısa bir nefes çekti içine. Seni içime çektim, bir nefeste. "Ben de onunla bekleyeyim dedim." Başımı salladım sadece. Arkamda bu teras gibi olan yerin sunduğu bir manzara vardı ama ben sırtımı oraya döndüm, kaldırımı izledim. Artık gidip gelen arabalar yoktu, caddeden biraz uzaktı da zaten, görevliler bile burada tektüktü. Dağhan da benim gibi manzarayı arkasına aldı. "Dans partnerimin derdini bana söylememesi de pek hoş değil," diye konuştu ben susunca. "Alınıyorum desem yeridir." Ayakkabılarımın ucunu izledim. "Gerçekten alınıyor musun?" Bakışları yine yüzümde kaldı bir süre, sonra, "Yok," dedi. "Sadece seni merak ediyorum." "Merak edilecek bir şey yok." "Gökçe eğer bir şey demeden böyle bakarsan herkes anlar bir derdin olduğunu," demesiyle bakışlarımı bu sefer bilerek…

Bölümün tamamını WritePad'de oku