Yanlış Açı

Gol 33: Ameliyat

Yazar:

Yanlış Açı – Sıla kitap kapağı
Yanlış Açı – Sıla kitap kapağı

Se-lam-lar! Nasılsınız? Oy vermeyi ve boook bool yorum yapmayı unutmayın! Whatsapp kanalımız aktif; hikaye öne çıkaranlarında link bulabilirsiniz: Instagram: postmagazinnn yilassil İyi okumalar! ⚽️⚽️⚽️ Bir Gün Önce, Akşam Vakitleri... Ölümü bir kez tatmış bir aile ölümle yaşamaya devam ederdi. Ölüyle mi, ölümle mi? İkisi aynı şey mi? Ölü ölümü, ölüm ölüyü hatırlatır mı? Dağhan bunu çok sorguluyordu. Babası öleli seneler oluyordu, o zamandan beri biraz ergenlik, biraz gençlik ve çokça yetişkinlik geçirmişti. Erken olgunlaşanlardan mıydı? Belki. Erken büyümek zorunda kalmıştı. Babanın yokluğunu sen nasıl dolduracaksın? Haddin mi be senin oğlum? Mümkün mü? On üç yaşında başlayan garsonluk, boyacılık, amelelik, ayak altı elemanlığı... Bir yandan heveslendiği top sevdası. " Senin oğlan fişek gibi, " demişti bir keresinde bir hocası babasına. Tüm yorgunluğuna rağmen Dağhan'ın okuluna sık sık gider, ne durumda diye kontrol ederdi babası. Okul önemliydi, okumak gerekirdi. Dağhan da babası gibi ocak başında yüz karartmayacaktı. " Top oynayayım diye tutturdun, bunun için miydi? " demişti babası, altyapıya nasıl kara zorla yazdırmıştı kendini. " Profesyonel oyuncu diyorlar bunlar oğlum. " " Olurum ki, " demişti. Olmuştu. Olmuştu olmasına ama babası görememişti. Okulu da çok okuyamamıştı zaten, annesinin itip kakmasıyla liseyi açıktan bitirmişti. Annesinin yaşamaya hali yoktu ama çocuklarına bakmaya mecali kalmak zorundaydı. Annesini birkaç ay yatağı terk ederken görmemişti Dağhan, bazen yemek hazırlar götürürdü, yemediğini görüce zorla ağzına kaşık sokardı. Hiç gocunmazdı da, annesi de ona bakmamış mıydı? Derya okumayı daha yeni sökmüştü, ağlayarak baba yazardı kağıtlara. Dağhan onu güldürür, yemeğini yedirir, uyuturdu. Elinden gelen bir tas çorba, gülen bir surat ve çokça sevgiydi. Babası öleli aylar geçiyordu, kış gelmişti ve taziyeden sonra ilk kez bir komşusunu adam akıllı görmüştü. Yaşlı bir adam. Dağhan omzuna konan o kırışık eli dün gibi hatırlıyordu. " Evlat ," demişti. " Artık bu evin babası sensin. " Dağhan cenazeden sonra ilk kez o gün ağlamıştı. Eve nasıl koşmuş, kendini yatakta bir ölü gibi yatan annesinin yanına nasıl atmıştı bilmiyordu. O ölü ilk kez canlanmıştı, bir çiçek gibi, Dağhan'ın gözyaşlarından can suyunu edinmiş bir çiçek gibi hem de. Annesinin o kupkuru suratının uzun zaman sonra yaşadığı şokla nasıl kamaştığını hatırlıyordu. "Ben babam değilim." Kaç kere demişti bunu Dağhan canı çıkacak gibi ağlarken? Saymış mıydı? Annesi bile sayamamıştı. "Ben babam değilim. Ben babam değilim. Ben babam değilim. Anne, ben babam değilim." Dağhan aklında o ortaokul çocuğuna dair anıları hep kilitli tutuyordu. O kadar uzun süre yaşadıktan ve düşündükten sonra tekrar hatırlamak ızdırap gibi geldi. Belki de bunu bir işkenceye asıl çeviren şey annesinin kendini babasının yerine koymasıydı. Annesinin odasına girince fark etti bunu en çok, yatakta oturmuş boş gözlerle yere bakıyordu. Yıllar geçti anne, sen sanki hâlâ o eski yatakta babamın yasını tutuyorsun. "İyi misin?" diye sordu kısık sesiyle annesine. Merve ve Gül'ü salonda bırakmak ayıp olacaktı ama ilk kez düşünemedi bunu. Gökçe zaten uyuyordu. Gökçe... Ah Gökçe. Annesi yerden bakışlarını çekmedi. "Gökçe uyudu mu?" "Gerçekten merak ediyor musun?" "O nasıl soru öyle?" dedi sonunda oğluna baktığında. "Elbette merak ediyorum." "Merak etseydin böyle davranmazdın anne." Kaç yıl oldu ulan, ben bu kadına ne zaman kötü davrandım, ne zaman kötü konuştum? Şimdi ne oldu sana böyle bilendirdin bana anne? Hem de sen bu haldeyken. "O hastanedeki resmi zırvalıkları bırak da bana adam akıllı anlat şimdi. Neyin var?" "Öyle çok bir şeyim-" yok. Yalan. Koca bir yalan. Dağhan da bunu bildiği için gözlerini yumdu ilk, sonra açtı ağzını. "Anne!" derken haddinden fazla yükseldi sesi, yutkundu. "Anlat diyorsam anlat. Teselliye, yumuşatmalara ihtiyacım yok. Artık on üç yaşında değilim." İki yanından çarşafı sıkıyordu kadın. "Yaşınla ne alakası var oğlum?" "Doğru, yok. Yirmi altı yaşındayım. Öyle davran…

Bölümün tamamını WritePad'de oku